4 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Yayın Analysing gender equality and empowerment in Turkish companies: an exploratory case to achieve United Nation’s sustainability goal(PressAcademia, 2023-06-30) Dönmez, Sena; Tuncay Çelikel, AslıPurpose- United Nations' Sustainability Goal 5, "Achieving Gender Equality and Empower All Women and Girls," is a critically important topic in today's sustainability agenda. This exploratory case study aims to delve into the current status of gender equality and women's empowerment in Turkish businesses. Furthermore, it seeks to propose a roadmap with thematic areas that can guide companies in fulfilling Goal 5. Methodology- For this qualitative research, the study engaged professionals in Türkiye, specifically in the manufacturing and logistics industries in Istanbul. The research employed both preliminary and face-to-face interviews to gather insights from experts in the field of sustainability and those working on SDG 5. The preliminary phase involved two managers, while the subsequent face-to-face interviews involved five key experts. A total of ten open-ended questions were posed to representatives from five companies, comprising sustainability managers and specialists from the manufacturing and logistics sectors. Findings- Sustainable Development Goal 5 (SDG 5) literature revealed various themes related to gender equality and empowerment, encompassing gender-neutral decision making, a person’s well-being, creating safe spaces, gender equality role in value chain, environmental impact, ethical considerations, awareness, and empowerment linked to leadership. The qualitative research findings were significant to shape a future plan. Based on the research results, ten thematic areas for companies was developed by the authors. Roadmap Thematic Areas for Companies: Breaking gender stereotypes for gender-neutral career, promoting social sustainability through training opportunities, implementing gender-neutral recruitment practices, adopting gender-neutral policies in all decision making processes, establishing an egalitarian environment within the value chain and permissions, addressing global deficiencies in training to eliminate gender prejudices and promoting access to health and medicines, maintaining work-life balance, supporting advancement of employees with trainings, considering benefits of society on environmental impacts and raising public awareness by ensuring ethics. Conclusion- The development of Sustainable Development Goal 5 (SDG 5) relies heavily on social, economic, and environmental factors, particularly concerning leadership. This case study underscores the need for Turkish companies to prioritize gender equality and women's empowerment initiatives, as their efforts will contribute to broader sustainability endeavors within the country. By actively embracing the proposed roadmap's strategies, businesses can pave the way for a more inclusive and sustainable future for all individuals in Türkiye.Yayın Şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerine bağlılık beyanları ile uygulamaların beyanlarla uyumu(Işık Üniversitesi Yayınları, 2023-10-25) Zeybek Arslanboğa, Sinem; Soykut Sarıca, Yeşim PınarBu araştırmada, seçili beş (Borusan, Odeabank, Anadolu Hayat Emeklilik, Garanti BBVA, Tüpraş) ulusal ve küresel ölçekli şirketin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri doğrultusunda yürüttükleri çalışmalar incelenmiştir. Ele alınan şirketlerin sürdürülebilirlik raporları incelenerek, pazarlama ve marka yönetimi faaliyetlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri ile ilişkisi irdelenmiştir. Araştırmada yer alan şirketlerin kurumsal internet sitelerinde yayınladıkları bilgilere ek olarak, sosyal medya ve diğer kanallarda yürütülen çalışmaları incelenmiş ve söz konusu şirketlerdeki mavi ve beyaz yakalı (kadın-erkek) 50 çalışanın katıldığı 16 sorudan oluşan bir anket düzenlenerek anket sonuçları analiz edilmiştir. Anket katılımcıları kartopu örnekleme yöntemi benimsenerek farklı sektörlerde çalışanlardan oluşacak şekilde seçilmiş ve benzer nitelikteki bireylerin yanıtlarına başvurulmuştur. Katılımcıların ankete verdikleri yanıtlar analiz edildiğinde; çalışma hayatındaki bireylerin kadın ve erkeklere yönelik toplumda kabul görmüş geleneksel yargı ve rolleri (kadınların evcimen, erkeklerin ise para kazanmakla sorumlu olması gibi) benimsemediği görülmüştür. Ayrıca, çalıştıkları şirketlerde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eylem ve yatırımların olduğunu beyan eden katılımcıların, bahsedilen konuların etkisine dair yeterli farkındalığının olmadığı sonucuna varılmıştır.Yayın Gender equality and empowerment for companies: an exploratory case from Turkiye to achieve United Nation’s sustainability goal(PressAcademia, 2023-07-30) Dönmez, Sena; Tuncay Çelikel, AslıPurpose- The business world is currently placing great emphasis on sustainability, investing substantial resources to integrate it into their operations. United Nation’s Sustainability Goal 5 of “Achieving Gender Equality and Empower All Women and Girls” is a critically important subject to discuss both for academics and practioners regarding today’s sustainability related concerns and debates. This exploratory case study aims to understand the current situation of gender equality and women empowerment in business and propose a roadmap with thematic areas for companies via achievement of Goal 5. Methodology- We aim to understand the perspectives of the the professionals in Turkey; first preliminary interviews and then face-to-face interviews were applied in manufacturing and logistics industries in Istanbul. The preliminary interview was held with two managers and afterwards, five experts in the field of sustainability and working on SDG 5 were interviewed. A total of ten open-ended questions were posed to representatives from five companies in the manufacturing and logistics sectors during face-to-face interviews. Findings- The literature review on Sustainable Development Goal 5 (SDG 5) revealed various themes related to gender equality and empowerment, including gender-neutral decision making, ensuring well-being of the individual, creating safe spaces, role of value chain for gender equality, environmental impact, ethical approach, awareness, and empowerment in correlation with empowerment and leadership. Based on the research findings, a roadmap with ten thematic areas was developed, including: 1. Breaking gender streotypes for genderneutral career, 2. Promoting social sustainability through training opportunities, 3. Implementing gender-neutral recruitment practices, 4. Adopting gender-neutral policies in all decision making processes, 5. Establishing an egalitarian environment within the value chain and permissions, 6. Addressing global deficiencies in training to eliminate gender prejudices and promoting access to health and medicines, 7. Maintaining work-life balance, 8. Supporting advancement of employees with trainings, 9. Considering benefits of society on environmental impacts and 10. Raising public awareness by ensuring ethics. Conclusion- Social, economic, and environmental factors play a very distinctive role in the development of SDG 5 target in leadership. Companies in Turkey are encouraged to prioritize gender equality and women empowerment programs, as their policies will contribute to broader efforts within the country. By actively working towards these goals, businesses can foster a more inclusive and sustainable future for all.Yayın Çağdaş sanatta kadın temsiline metaleptik bir yaklaşım: tarihsel üstkutmaca(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-12-21) Yıldız, İpek Ebru; Şahiner, Rıfat; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, PhD Program in Art ScienceÇağdaş sanatta kadın temsilleri, günümüzde tarihsel ve kültürel bağlamlar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kimlik politikaları etrafında şekillenen önemli tartışma konularıdır. Bu çalışma, çağdaş sanat yapıtlarında kadın temsilini, Yeni Tarihselcilik kuramı üzerine temellenen tarihsel üstkurmaca merceğinden incelemektedir. 1980’lerde ortaya çıkan ve postyapısalcı düşünceden beslenen Yeni Tarihselcilik kuramı, tarihsel anlatıların nesnelliğini sorgulayarak hem tarihin hem de kurgunun insan tarafından inşa edildiğini hatta her ikisinin de kurgu ötesinde olup aynı zamanda özdüşünümsel olduğunu savunmuştur. Yeni Tarihselcilik kuramıyla pratiğe dökülen metodolojik bir yaklaşım olarak ‘tarihsel üstkurmacalar’ geçmişi anlama çabasıyla yerleşik anlatı seslerini önce ifşa eder sonra anlatının tek sesliliğini kırmak üzere parçalar, dağıtır ve yeniden kurar. Resmi tarihin söylemlerine alternatif olarak tarihsel üstkurmaca metodolojisi farklı tarihsel perspektiflerin temsilidir. Postmodern durumun bir parçası olarak dilin, öznelliğin ve cinsel kimliğin sınırlarının sorgulanmasıyla ortaya çıkan temsil krizine bir yanıt olarak, tarihsel üstkurmacalar kadınların kendilerini yeniden ifade etmelerine ve özneleşmelerine olanak tanır. Bu bağlamda, kadınlara dair mikro anlatılar gerçekliği yeniden tanımlar ve ‘temsil ve gerçeklik’ ilişkisi, doğrusal olmayan, kopuşları ve sapmaları kucaklayan, marjinalleşmiş sesleri içine alan diyalektik bir tarih anlayışı içinde yeniden ifade edilir. Bu tezde tarihsel üstkurmaca metodolojisi günümüz sanatında kadın temsili meselelerine dair ayırt edici bir bakış açısı ile mevcut olanı sorgulama ve mevcut olan hakkında tekrar düşünmeye çalışmanın bir girişimi olarak tanımlanmıştır. Kadınları pasif, edilgen ve erkeğin arzu nesnesi olarak temsil eden büyük anlatılar tarihsel üstkurmaca yöntemiyle yapısökümüne uğratılarak kadının tarihsel olarak nasıl baskılandığı, görmezden gelindiği ve sessizleştirildiği ve bu temsillerin mevcut toplumsal düzeni nasıl meşrulaştırdığını açığa çıkarır. Gerçekliğin sürekli olarak yeniden şekillenen ve dönüşen süreçler olduğu vurgusuyla, tarihsel üstkurmacalar geçmişin yeniden inşasında kadının tarihteki rol ve deneyimlerini görünür kılar ve eril bakış açısıyla yazılan kadın temsillerini bozarak kadının sesini tarihsel olarak merkeze taşıyan bir inşa sürecini başlatır. Bu tez, diyalektik imgeler aracılığıyla geçmişi şimdinin bağlamında tarihsel üstkurmaca metodolojisiyle yeniden inşa eden çağdaş sanat pratikleri üzerinden kadın temsilinde dönüşüm mücadelesinde alternatif/olası dünyalara açılır. Gerçeklik ve kurgunun iç içe geçtiği bir perspektifile tarihsel üstkurmacalar çağdaş sanatta kadın temsili, kültürel eleştiri ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde toplumsal dönüşümü mümkün kılan güçlü bir araçtır.












