Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 3 / 3
  • Yayın
    Konkordatonun mali ve hukuki açıdan incelenmesi ve konkordato sürecinin perakende sektörü uygulama örneği
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-18) Başak, Mustafa Burak; Teker, Dilek; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    İflas ertelemenin kaldırılması üzerine kanun koyucu tarafından konkordato kurumu işler hale getirilmiş ve uygulanmaya başlanmıştır. Bu çalışma ile hem konkordato hukukundaki temel sorunlara çözümler getirilmeye çalışılacak hem de konkordato başvurusu için zorunlu hale gelen Makul Güvence Veren Denetim hakkında bilgi verilecektir. Bağımsız Denetim Raporunun eklenecek belgeler arasına alınmasının amacı, gelişigüzel veya kötü niyetli konkordato başvurularının önüne geçmektir. Ayrıca firmaların mühlet içerisindeki mali durumunu en iyi şekilde ortaya koyacak olan mali analiz de önem arz etmektedir. Yukardaki bilgiler ışığında, konkordatonun aslında ne olduğu, konkordato ile kanun koyucunun neyi amaçladığı, bu amaçlara nasıl ulaşılacağı anlatılacak daha sonra meydana gelen sorunlarla ilgili çözüm önerileri bulunmaya çalışılacaktır. Konkordato konusunda ilk ortaya konulması gereken, şirketin ticari hayatına devam edip edemeyeceğinin denetlenmesidir. Bu konuyu açıklık getirecek olan şey ise Bağımsız Denetim Raporu ve finansal analiz olacaktır. Bu durumda Makul Güvence Veren Denetim Raporu konkordato ilan edecek firmaların durumu hakkında mahkemeye en güvenilir bilgiyi sağlayacak olup, firmaların ticari hayatlarına devam edip, edemeyeceğinin ilk ve en önemli göstergesi olarak değerlendirilebilir. Sonrası için ise finansal analiz devreye girecek ve firmanın mühlet içerisinde finansal açıdan durumunun düzelip düzelmediği değerlendirilecektir. Bağımsız denetim raporu mühlet kararı mı yoksa iflas kararı mı verileceği hususunda bir ön bilgi mahiyetindedir. Bağımsız denetim raporu firmanın dürüst borçlu olup olmadığının tespiti konusunda önem taşımaktadır.
  • Yayın
    İflas ertelemenin kaldırılması ve konkordato
    (Işık Üniversitesi, 2019-01-09) Demir, Gülay; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    İflas erteleme hukukumuzda yer aldığı günden beri hatalı uygulamalara neden olmuştur. Bilhassa bir işletmenin belirsiz bir süre için borçlarını ödemekten kurtulmasına yönelik gerçekleştirilen ve kötü niyet taşıyan başvurular, kurumun gerçek fonksiyonuna aykırı bir düzenlemenin yerleşmesine sebep olmuştur. İflas ertelemede asıl amaç, ekonomik bakımdan zor durumda olan şirketlerin iflas etmesine engel olmak ve yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlamaktır. Fakat bu işlemler gerçekleşirken aynı zamanda şirket çalışanlarının ve alacaklarının mağdur edilmemesi de önem arz etmekteydi. Ancak çoğu mahkeme, iflas erteleme başvurusu yapan şirketlere aslında yargılama sonunda sunulması gereken hukuki korumaları başvurunun yapıldığı tarihlerde ve hiçbir inceleme yapmadan ortaya koymuştur. Dolayısıyla yargılama süresi yıllarca sürmesine rağmen alacaklılara borçları ödenmemiştir. Bunun yanı sıra birçok alacaklı alacaklarını alamadığı için önemli bir ekonomik sıkıntı içerisine girmiş ve hatta bu sebep yüzünden iflas etmiştir. Yaşanan bu olumsuzluklar kanun değişikliğini zorunlu kılmış ve sonuç itibariyle iflas erteleme sistemi kaldırılmıştır. Bu sisteminin yerine yargılamada azami sürenin belirlendiği, alacaklı tarafın daha fazla söz hakkı elde ettiği ve borçlunun denetlendiği konkordato sitemi getirilmiş ve İcra İflas Kanunu’nun (İİK) İflas Erteleme hükümleri, 28.02.2018 tarihli 7101 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu bağlamda çalışmada iflas erteleme hükümlerinin yerine kullanılması için düzenlenen konkordato kurumu ele alınmaktadır.
  • Yayın
    İflas erteleme ve konkordato
    (PressAcademia, 2019-07-30) Demir, Gülay; Teker, Suat
    Amaç- Bu çalışmada borca batık firmaların ekonomiye kazandırılması yönünde sağlıklı adımlar atılabilmesi, alacaklı firmaları tahsilat aracı olarak aldıkları çeklerin, borçlu firmanın konkordato ilan etmesinden sonraki süreci ve Bağımsız Denetim Kuruluşlarınca hazırlanan raporların makul güvence verebilmesi için, firmanın nasıl bir denetime tabi tutulması gerektiği incelenmiştir. Yöntem- İflas, kondordato ve dış denetim firmalarının yürüttükleri süreçler, iligli kanun ve standartlar çerçevesinde incelenmiştir. Bulgular- Türkiye’de bağımsız denetime tabi şirket sınırlı sayıdadır. Firmaların özkaynak yetersizliği ile birlikte ekonomik dalgalanma, kur veya faiz riski karşısında banka veya diğer finans kuruluşlarına borçlanmaları kaçınılmaz olmakta ve ödemeler konusunda zaman kazanmak için konkordato talep edilmektedir. Bir çok konkordato talep eden firmaların akıbeti izlendiğinde ise, geçici süre sonrası kesin süreyi alamadığı gözlemlenmiştir. Sonuç- Finansal tabloların tüm önemli yönleriyle finansal raporlama standartlarına uygun olarak hazırlanması, borca batıklıkdan çıkış sürecinin güvencesini oluşturacaktır. Bağımsız Denetim Kuruluşlarınca hazırlanan raporların makul güvence verebilmesi için, firmanın tam bağımsız denetime tabi tutulması ve ticari hayatta vazgeçilmez ödeme aracı olarak kullanılan çek mevzuatında gerekli düzenlemelerin yapılması, borca batık firmaların ekonomiye kazandırılması yönünde sağlıklı adımlar atılabilmesini sağlayacaktır.