Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Sosyotropik ve otonomik kişilik özelliklerine sahip yetişkinlerin stresle başa çıkma tarzı ve ruhsal belirtiler arasındaki ilişkinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2017-01-17) Balık, Tuğba; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde sosyotropik ve otonomik kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma tarzları ve ruhsal belirtiler arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Araştırmaya 2015-2016 eğitim yılında İstanbul ilinde çeşitli sınıflarda öğrenim görmekte olan 146 üniversite öğrencisi dâhil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında Sosyotropi-Otonomi Ölçeği, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği ve Ruhsal Belirti Tarama Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin kişilik özelliklerini tanımlanmasında Sosyotropi-Otonomi Ölçeği, stres verici olay ile karşılaştıklarında kullandıkları baş etme tarzlarını belirlemede Stresle başa çıkma tarzları ve ruhsal semptomlarını tanımlamak için Ruhsal Belirti Tarama Ölçeğinden yararlanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin demografik özellikleri hakkında bilgi edinmek için araştırmacı tarafından geliştirilen bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Man WhitneyU testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında kruskall whallis testi kullanılmıştır. Kruskall whallis testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı olarak man whitney-u testi testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında spearman korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Stresle başa çıkmada sosyotropik kişilik özelliğine sahip öğrencilerin çaresiz yaklaşımı ve otonomik kişilik özelliğine sahip öğrencilerin kendine güvenli yaklaşım, iyimser yaklaşım ve boyuneğici yaklaşımı daha çok kullandıkları saptanmıştır. Sosyotropik kişilik özellikleriyle somatizasyon, okb, kişilerarası duyarlılık, depresyon, ankisyete, hostalite, fobik anksiyete, paranoid düşünce, psikotizim ve ek maddeler (uyku- iştah bozuklukları ve suçluluk) gibi ruhsal belirtiler arasında pozitif yönde ilişki saptanmıştır.
  • Yayın
    Yetişkinlerde bağlanma biçimleri kişilik özellikleri ve bu özelliklerin ruhsal sorunlarla ilişkisinin araştırılması
    (Işık Üniversitesi, 2016-11-30) Türk, Bahar Buse; Yücel, Saime Vicdan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Kişilik özellikleri, bağlanma biçimleri ve ruhsal sorunların birbiriyle ilişkili olduğu bilinmektedir. Psikopatolojinin kişilik özellikleri ve bağlanma biçimlerinden etkilendiğini gösteren pek çok çalışma vardır. Ancak, hem bağlanma hem kişiliğin farklı boyutlarının farklı psikopatoloji semptomları üzerinde ne tür etkiler gösterdiğini bir arada ele alan çalışmalar kısıtlıdır. Öte yandan eğitim ve cinsiyetin de psikopatolojiyi etkilediği bilinmektedir. Bu çalışma kapsamında, yetişkinlerin bağlanma biçimleri, kişilik özellikleri ve psikopatoloji düzeylerinin ilişkilerini bir arada incelemek amaçlanmıştır. Araştırma İstanbul'da yaşayan, 18 yaş üstü, 100 gönüllü yetişkinle gerçekleşmiştir. Veri toplama aşamasında örneklem grubuna değişkenlerin ölçümü için Sosyo-demografik Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri II, Beş Faktör Kişilik Envanteri Kısa Formu ve Kısa Semptom Envanteri uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Demografik değişkenlerle kullanılan ölçekler arasındaki ilişkiyi tespit etmek için t-testi ve tek yönlü (One-Way) ANOVA kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için pearson korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, yalnızca kaygılı bağlanmanın psikopatolojiyi yordadığı belirlenmiştir. Kaygılı bağlanma kontrol edildiğinde ise anksiyetenin; nevrotizmin %2'sini, depresyonun; dışadönüklük, nevrotizm ve sorumluluğun %11'ini, hostilitenin; nevrotizm ve uyumluluğun %8'ini yordadığı, olumsuz benliğin; nevrotizmi yordamasına rağmen yüzdelik olarak katkı sağlamadığı ve somatizasyonun ise sadece kaygılı bağlanmayı yordadığı başka hiçbir kişilik özelliğini yordamadığı saptanmıştır. Ayrıca, eğitim ve cinsiyetin de psikopatoloji düzeyleri üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığı görülmüştür. Araştırmanın daha heterojen örneklemde tekrarlanması önemli olmakla birlikte bu değişkenlerin bir arada ele alınmasının da ileriki çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.