Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Yayın
    Benlik gelişiminin öz-yeterlik algısı ve ebeveyn davranışlarıyla ilişkisi
    (2017) Akçinar Yayla, Berna; Özbek, Ebru
    Bu çalışma, erken yetişkinlik dönemindeki üniversite öğrencilerinin ebeveynlerinin davranışlarının onların öz-yeterlik algıları ve benlik (özerk, ilişkisel, özerk--ilişkisel) ile olan ilişkisini araştırmayı amaçlamıştır. Ebeveynlik davranışları olarak, otoriter--itaat bekleme, sıcaklık/yakınlık ve psikolojik kontrol alt başlıklarından sevgiyi esirgeme ve suçluluk yaratma incelenmiştir. Çalışmada, benlik modeli olarak, Kağıtçıbaşı'nın (l996a) "özerk-ilişkisel benlik' modeli temel alınmıştır. Çalışmanın örneklemini yaşları 18--23 arasında değişen, uygunluk yöntemi ile seçilmiş, 332 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, üniversite öğrencilerinin kendi benlik stillerini, öz--yeterlik algılarını ve ebeveynlerinin (hem anne hem de baba) davranışlarını ölçekler aracılığıyla değerlendirdikleri niceliksel yöntemlerle elde edilmiştir. Çalışma bulgularına göre (i) cinsiyetin ilişkisel ve özerk--ilişkisel benlik düzeyleri ile ilişkili olduğu; (ii) öz-yeterlik algısının, özerk benlik ve özerk--ilişkisel benlik ile pozitif yönde ilişkili olduğu; (iii) sıcak ve yakın anne--baba davranışlarının, bireyin ilişkisel benlik düzeyi ile pozitif yönde ilişkili olduğu; (iv) anne--babaların sevgilerini esirgeme yoluyla uyguladıkları psikolojik kontrolün bireyin özerk- ilişkisel benlik düzeyi ile negatif yönde ilişkili olduğu; (v) öz--yeterlik algısı düşük olan bireylerde, babalarının sıcak ve yakın davranışlarının, bireylerin özerk-ilişkisel benlik düzeyi ile pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Bu çalışmanın en önemli katkısı, Türk kültüründeki ebeveyn davranışlarını, bu davranışların bireylerin farklı benlik tipleri ile ilişkisini ve bu ilişkiyi, hem anne hem de baba davranışlarına odaklanarak araştırmasıdır. Özellikle, babaların genç yetişkin çocukları ile olan ilişkilerine yönelik yapılan ender çalışmalardan olması, bu çalışmanın literatüre katkıları bakımından önem taşımaktadır.
  • Yayın
    The association of self development with self-efficacy and parenting behaviors
    (2017) Akçinar Yayla, Berna; Özbek, Ebru
    Family is known to be the first socialization agent of the individual, and the effects of the family on the individual development exist not only during the early childhood years, but also during the adolescence and adulthood (Kağıtçıbaşı, 1996a). This study aimed to ex— amine the association between parenting behaviors, by considering both maternal and paternal behaviors, and the self-efficacy with the development of self in university students. Obedience demanding, warmth and responsiveness, and psychological control with love withdraw— al and guilt induction dimensions were investigated as the parenting behaviors.
  • Yayın
    Türkiye’deki psikologların cinsiyete/toplumsal cinsiyete ilişkin söylemleri: nitel bir çalışma
    (Mehmet Akif Kara, 2021-06-30) Şah, Umut; Tekdemir, Göklem
    The aim of this study is to find out ‘interpretative repertoires’ used as discursive resources for sex/gender explanations of psychologists working in various fields in Turkey. Within the scope hereof, in-depth interviews were conducted with fourteen psychologists. Interviews were recorded and then transcribed. Interview texts were analyzed through discourse analysis. As a result of the analysis, four different interpretative repertoires were identified; dichotomy, feelings, nurture and difference. As to dichotomy repertoire, sex/gender is constructed within biology-society and woman-man dichotomies while it is defined as an individual and inner phenomenon in the feelings repertoire. When it comes to nurture repertoire, sex/gender is described as an identity acquired by nurturing processes while sexual differentiation is constructed as the source of difference and variety among people in difference repertoire. The results of the study manifest that the participants conceptualize sex/gender and sexuality within a dichotomous and essentialist framework to a large extent. The discourses of psychologists in Turkey have undergone some shifts in parallel with the transformations in Western psychology, however it is still possible to argue that essentialist, dichotomous and heteronormative assumptions on sex and sexuality keep forming their discourses to a certain extent in explicit or implicit ways. This is connected with the limited relation of (mainstream) psychology to other disciplines, critical and social constructionist perspectives, qualitative methodologies and activism as well as the fact that psychology in Turkey has mostly been imported from the West.
  • Yayın
    Gruplararası temas ve çatışma ile azınlıklara yönelik tutumlar ve çokkültürlülüğe destek arasındaki ilişkiler: gruplararası tehdit ve kaygının aracı rolü
    (Türk Psikologlar Derneği, 2017) Bağcı Hemşinlioğlu, Sabahat Çiğdem; Çelebi, Elif
    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşayan iki önemli azınlık grubuna (Kürt ve Ermeni) yönelik dışgrup tutumları ve çokkültürlülüğü yordayan faktörleri incelemektir. Bu bağlamda, her iki grup için de gruplararası tehdit ve kaygının, algılanan çatışma ve gruplararası temas ile dışgrup tutumlar ve çokkültürlülüğe destek değişkenleri arasındaki ilişkilerde aracı rolü araştırılmıştır. Çalışmada İstanbul'da yaşayan ve kendini Türk olarak tanımlayan toplam 356 üniversite öğrencisinin Kürt ve Ermeni grup üyelerine yönelik düşünce ve tutumlarına ilişkin psikolojik mekanizmalar incelenmiştir. Sonuçlar her iki gruba yönelik tutumların eşit olumlulukta olduğunu göstermiş, ancak Kürtler bağlamında hem çokkültürlülüğe desteğin hem de algılanan çatışma ve temasın Ermenilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Uygulanan yapısal eşitlik modelleri ise hem kaygı hem de tehdit değişkenlerinin tutumlar ve çokkültürlülükle ilişkili olduğunu, ancak aracı değişkenlerin etkilerinin iki azınlık grubu bağlamında farklılaştığını göstermiştir. Kürtlere yönelik modelde, tehdit, temas ve çatışmanın her iki bağımlı değişkende etkilerini açıklarken, Ermenilere yönelik modelde etkili bir aracı değildir. Beklenenin aksine, Kürtlere dair grup kaygısı temasın tutumlar üzerinde etkisine aracılık etmemekte, ancak Ermenilere dair grup kaygısı temasın her iki bağımlı değişkende etkilerini açıklamaktadır. Bulgular, Türkiye'de süregelen Türk-Kürt ve Türk-Ermeni gruplararası ilişkileri ışığında değerlendirilmiştir.
  • Yayın
    Narsisizme dair bir inceleme: Peter Sellers’ın hayatı ve ölümü
    (Dünya Kongre, 2025-06-30) Güngör, Ayşenur
    Bu makalede, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyaya gözlerini açmış ünlü İngiliz komedyen Peter Sellers’ın hayatı, kariyeri ve hayat verdiği karakterleri anlatan 2004 yapımı “Peter Sellers’ın Doğumu ve Ölümü” filmi, narsisizme dair çağının öncüsü kuramlar çerçevesinden ele alınmıştır. Tiyatro kökenli bir aileden gelen Peter Sellers’ın kariyeri BBC radyosunda, Britanya’nın politik tutumunu, diplomasiyi ve ekonomiyi gerçek üstü bir mizah ekseninde ele alan bir tür komedi-varyete programıyla başlamış, ardından sinemayla ve adından çokça bahsettiren filmlerle devam etmiştir. Ünlü Pembe Panter (Pink Panther) filminde sakarlıklarına rağmen olayları bir şekilde tesadüfen çözmeyi başarabilen Müfettiş Clouseau karakteriyle büyük bir şöhret yakalayan Sellers; bu başarısının ardından daha pek çok meşhur filmde rol almıştır. Bu makale temelde iki bölümden oluşmaktadır. Peter Sellers’ın kısa hayat hikayesi ardından, Freud sonrası Kohut, Kernberg, Winnicott ve Lacan gibi çağdaş kuramcıların narsisizme dair teorik perspektifine yer verilmiştir. Bu çalışmanın amacı Freud sonrası çağdaş kuramcıların narsisizm kuramlarından yola çıkarak betimleyici bir içerik analizi oluşturmaktır.