Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Strategies for the evolution of sex
    (American Institute of Physics Inc., 2001-12) Tüzel, Erkan; Sevim, Volkan; Erzan, Ayşe
    The maintenance of a macroscopic sexual population is addressed. As a scenario, the mechanism of random conversion to sex, in the presence of a constant rate of mutation is examined. This scenario is very closely related to "coevolution of cell senescence and diploid sexual reproduction in unicellular organisms." In this work, a "senescence clock" ticks off a finite lifetime for each bit string. Sexual reproduction resets the senescence of clock; unless this happens after a number of generations of cloning, the offspring stop dividing and die.
  • Yayın
    Evolutionary route to diploidy and sex
    (National Academy of Sciences, 2001-11-20) Tüzel, Erkan; Sevim, Volkan; Erzan, Ayşe
    By using a bit-string model of evolution, we find a successful route to diploidy and sex in simple organisms. Allowing the sexually reproducing diploid individuals to also perform mitosis, as they do in a haploid-diploid cycle, leads to the complete takeover of the population by sexual diploids. This mechanism is so robust that even the accidental conversion and pairing of only two diploids give rise to a sexual population.
  • Yayın
    First domino tile in the social innovation process: idea creation of university students
    (IEEE, 2016-09-08) Yıldırım, Nihan; Ansal, Hacer
    Interrelations between creativity, innovativeness and entrepreneurial skills of individuals have long been discussed in the literature. Due to the challenges regarding their measurement, most studies focused on the intentions rather than the outcomes. The idea generation that requires creativity is the first stage of social innovation. The young population's creative potentials in participating social innovation practices deserve a special attention as they play a critical role in the innovativeness and entrepreneurship of societies. This study aims to explore the factors that determine the creative intentions of university students that are important in generating social innovation projects. A structured survey based on the literature was conducted among 600 management and engineering students from 3 universities from the different percentiles of the Entrepreneurial and Innovative University Index for 2012 of the Turkish Ministry of Science, Industry and Technology. The survey included questions on the demographic characteristics, environmental factors, motivators, university/institutional context, perceptions and creative thinking attitudes. By conducting reliability and factor analysis, accuracy and validity of data is tested and the impact factors were identified. Findings reveal that visionary attitude, curiosity, exploration and learning, attitude for own creativity, self-esteem, perception about the learnability of creativity, university and social environment are components of creative thinking intentions of students and some of these factors vary by year of study and university.
  • Yayın
    Türkiye’deki psikologların cinsiyete/toplumsal cinsiyete ilişkin söylemleri: nitel bir çalışma
    (Mehmet Akif Kara, 2021-06-30) Şah, Umut; Tekdemir, Göklem
    The aim of this study is to find out ‘interpretative repertoires’ used as discursive resources for sex/gender explanations of psychologists working in various fields in Turkey. Within the scope hereof, in-depth interviews were conducted with fourteen psychologists. Interviews were recorded and then transcribed. Interview texts were analyzed through discourse analysis. As a result of the analysis, four different interpretative repertoires were identified; dichotomy, feelings, nurture and difference. As to dichotomy repertoire, sex/gender is constructed within biology-society and woman-man dichotomies while it is defined as an individual and inner phenomenon in the feelings repertoire. When it comes to nurture repertoire, sex/gender is described as an identity acquired by nurturing processes while sexual differentiation is constructed as the source of difference and variety among people in difference repertoire. The results of the study manifest that the participants conceptualize sex/gender and sexuality within a dichotomous and essentialist framework to a large extent. The discourses of psychologists in Turkey have undergone some shifts in parallel with the transformations in Western psychology, however it is still possible to argue that essentialist, dichotomous and heteronormative assumptions on sex and sexuality keep forming their discourses to a certain extent in explicit or implicit ways. This is connected with the limited relation of (mainstream) psychology to other disciplines, critical and social constructionist perspectives, qualitative methodologies and activism as well as the fact that psychology in Turkey has mostly been imported from the West.
  • Yayın
    Çağdaş sanatta bedenin cinsel temsiliyetine bir bakış
    (Işık Üniversitesi, 2012-09-05) Ceylaner, Sevgi Ceren; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı
    Beden nedir? Bedeni tanımanın insan için önemi nedir? Özgür bir beden olabilmek insan için neden önemlidir? Cinsiyet nedir? Cinsel kimliklerin inşasındaki iktidar güçlerinin amaçları nelerdir? Gibi sorulara yanıt arayarak oluşturulan tez, Çağdaş Sanat alanındaki üretimlerden yola çıkarak, bu sorulara cevap arama ve yeni sorular için düşündürücü olma amacındadır. Farklı gösterge rejimleri çerçevesinde; beden kavramı ve bedenin hedef olarak sanatla olan güçlü bağı, bu çalışmanın odak noktasını oluşturur. 20. yüzyılda aklın egemen hale gelmesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle biçimlenen bireysel yaşamın, özellikle 1970'li ve 1980'li yıllarda hem artistik pratiğin hem de sanat yapıtının geleneksel kavramlar kapsamından çıkıp yeniden sorgulanmasına sebep olmuştur. Sanat bundan böyle; düşündürücü olmasıyla, sıra dışı görselliğiyle, sınırsız imgelemiyle en ilginç malzeme olan insan bedeniyle iletişim kurmaya, fikirleri iletmeye yarayan bir araç olarak kullanılmıştır. Sanat ve düşün ilişkisinin plastik sanatların sınırlarından kurtulmasıyla aynı döneme rastlayan pek çok çalışmada, sanatçılar bedeni bir ifade aracı; insanı da konuşan, düşünen ve eyleyen bir özne olarak kullandılar. Bu tez çalışmasında, beden izleğinin sanata yansıması tarihsel sürecinden, Modern anlayışa ve Postmodern döneme kadar, sanatsal üretimlere olan aksı üzerinden incelendi. Geçmişten günümüze kadar, çoğu disiplinde irdelenen beden kavramının bir uygarlık miti olarak, sanatsal serüveni, en önemli örnekler ele alınarak ve değerlendirilerek kaleme alınmıştır.
  • Yayın
    Algılanan ebeveyn reddi ve borderline kişilik inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve öfkenin aracı rolü: cinsiyet temelli sıralı aracı etki modeli
    (İstanbul University Press, 2025-07-29) Önürme, Güneş Beyza; Akyunus, Miray; Ünver, Buket
    Bilişsel kurama göre borderline kişilik bozuklukluğu, kökeni çocukluk çağı deneyimlerine dayanan kendine özgü işlevsiz inançlar ile karakterizedir. Çaresizlik, güvensizlik ve terkedilme korkusunu merkezine alan bu inançlar, yoğun öfke tepkileri ve davranışlarda aşırılıklar gibi belirtilere neden olmaktadır. Çocuklukta ebeveynden algılanan red, ilerleyen yıllarda reddedilme duyarlılığının gelişmesine, bu duyarlılık ise kişiler arası ilişkilerde algılanan red deneyimlerinde artışa yol açabilmektedir. Tekrarlayan reddedilme algısı hayal kırıklığı, acı ve öfke gibi tepkileri şiddetlendirebilir. Yıkıcı duygusal ve davranışsal tepkilerin ilişkilere verdiği zarar ise mevcut işlevsiz inançları pekiştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, çocuklukta algılanan ebeveyn reddi ile borderline kişilik bozukluğu inançları arasındaki ilişkide reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracı etkisinin sınanmasıdır. Araştırma Türkiye toplumu örnekleminden 18-72 yaş arası 550 katılımcı ile yürütülmüştür. Sosyodemografik ve Kişisel Bilgi Formu, Yetişkin Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği/Kısa Form, Yetişkin Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği-Sürekli Öfke alt ölçeği ve Kişilik İnanç Ölçeği/Kısa Formu-Borderline Kişilik Bozukluğu alt ölçeği aracılığıyla çevrimiçi veri toplanmıştır. Araştırma bulguları hem anneden hem de babadan algılanan reddin, reddedilme duyarlılığı ve sürekli öfkenin sıralı aracılığıyla borderline kişilik bozukluğu inançlarını yordadığını göstermiştir. Ayrıca kadınlarda hem anneden hem de babadan algılanan reddin önce reddedilme duyarlılığını, ardından sürekli öfkeyi artırarak, borderline kişilik bozukluğu işlevsiz inançlarının gelişiminde rol oynadığını ortaya koymuştur. Erkeklerde ise, algılanan anne ve baba reddinin, reddedilme duyarlılığı ve borderline kişilik bozukluğu inançları ile anlamlı düzeyde ilişkili olduğu, ancak mevcut çalışmada önerilen sıralı aracı etki mekanizmasının yordayıcı gücünün olmadığı görülmüştür. Bu çalışma borderline kişilik özelliklerinin ve bilişsel işleyişinin cinsiyet temelli farklılıklarının anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bulgular, kadınlarda işleyen mekanizmayı açıklamakla birlikte, erkeklerde alternatif modellerin test edilmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.