Human-AI collaboration in architectural design: a comparative analysis of conceptual and computational form generation
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Architectural education aims to foster creative thinking and cultivate individual originality through design-based learning. In this context, the rapid integration of artificial intelligence (AI) into design disciplines necessitates an in-depth evaluation of its role in educational environments. The central aim of this study is to understand how AI interacts with conceptual design thinking and how it can influence or challenge students’ conceptual approaches to design. Developed as an experimental workshop for architecture students, the study was structured in three phases: first, students created 15x15x15 cm physical cube models; in the second phase, they developed written prompts describing their models and design concepts to generate AI-based visual outputs; and finally, they critically compared the AI-generated visuals with their original designs.The findings indicate that while AI could not replicate the depth of human creativity, it provided alternative perspectives that enriched students' design processes. The effectiveness of AI integration depended largely on the clarity and conceptual coherence of human-generated prompts. Moreover, the workshop highlighted the pedagogical value of physical model-making in design education, emphasizing embodied learning and spatial reasoning. Ultimately, this study advocates for a hybrid educational model in which AI operates not as a substitute, but as a reflective and dialogic partner in design education, enabling students to integrate intuitive and computational thinking within emerging technological contexts.
Mimarlık eğitimi, tasarım temelli öğrenme süreçleri aracılığıyla yaratıcı düşünmeyi teşvik etmeyi ve bireysel özgünlüğü geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, yapay zekâ (YZ) araçlarının tasarım disiplinlerine hızla entegre olması, eğitim ortamlarındaki rollerinin derinlikli bir şekilde değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, YZ'nin kavramsal tasarım düşüncesiyle nasıl etkileşime girdiğini ve tasarım sürecinde öğrencilerin kavramsal yaklaşımlarını nasıl şekillendirebildiğini veya sorgulatabildiğini anlamaktır. Mimarlık öğrencileri için geliştirilen deneysel bir atölye çalışması üç aşamada yürütülmüştür: İlk aşamada öğrenciler, 15x15x15 cm boyutlarında fiziksel küp modeller tasarlamıştır. İkinci aşamada, öğrenciler fiziksel modellerini ve tasarım düşüncelerini betimleyen metinler (prompt’lar) oluşturarak YZ tabanlı görseller üretmiştir. Son aşamada ise YZ tarafından oluşturulan görseller ile öğrencilerin özgün tasarımları eleştirel biçimde karşılaştırılmıştır. Bulgular, YZ’nin insan yaratıcılığının derinliğini taklit edemese de tasarım sürecini zenginleştiren alternatif bakış açıları sunduğunu ortaya koymuştur. YZ’nin etkili kullanımı büyük ölçüde insan tarafından oluşturulan yönlendirmelerin açıklığına ve kavramsal tutarlılığına bağlıdır. Ayrıca atölye çalışması, fiziksel model üretimine dayalı tasarım sürecinin eğitsel katkılarını ortaya koymuştur. Sonuç olarak bu araştırma, YZ’nin bir ikame değil, tasarım eğitiminde yansıtıcı ve diyalojik bir ortak olarak konumlandırıldığı hibrit bir eğitim modelini savunmaktadır. Bu yaklaşım, öğrencilerin sezgisel ve hesaplamalı düşünme biçimlerini birlikte kullanarak tasarım etkenliğine dair daha eleştirel ve çok katmanlı bir anlayış geliştirmelerine olanak tanımaktadır.












