Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    Manisa’da Osmanlı dönemi mirası: Sıbyan mektepleri
    (International Balkan University, 2019) Süyük Makaklı, Elif; Ozar, Betül
    Antik çağlarda Sypylos adıyla bilinen dağın kuzey eteklerinde kurulan Manisa (Magnesia Ad Sipylus), tarihsel süreç içinde yaşamını kesintisiz sürdürebilmiş önemli kentlerden birisidir. Kentin köklü tarihi ve kültürel kodlarını yansıtan mimari mirası, korunmaya değer önemli niteliklere sahiptir. Tarihsel süreçte sosyolojik, kültürel ve teknolojik gelişmelerden etkilenen kentler doğal bir şekilde büyümüş, değişmiş ve dönüşmüştür. Bu değişimler sonucu günümüzde tescillenmiş bazı yapıların özgün fonksiyonlarını yitirdiği görülmüştür. Bu çalışmada Manisa şehir merkezinde yer alan ve günümüze ulaşan seçili sıbyan mekteplerinin yerleşim, planlama ve yapısal özelliklerinin geçmişte ve günümüzde taşıdıkları anlamlar değerlendirilmiştir. Kentsel mekanı tanımlayan bir öğe olarak Sıbyan Mekteplerinin sokakla ve onun tanımladığı mekanla olan diyaloğunu ve bu mekanların geçmişte ve günümüzde toplumsal kavranışını anlamak çalışmanın bir diğer amacıdır. Çalışmada literatür taraması, haritalar ve görsel dokümanlar, alanda gözlem, fotoğraflama yöntemleri kullanılmıştır. Manisa merkezdeki sıbyan mekteplerinin günümüzdeki mevcut kullanım durumları incelendiğinde birbirinden farklı fonksiyonlara sahip oldukları gözlemlenmiştir. Yapıların ana kullanıcısı olan çocukların eğitim aldığı işlevlendirmelerin yanı sıra farklı işlevlerin de kullanıldığı görülmektedir. Çocuk öznesini odağına alan işlevlendirmeler ile bu yapıların aktif bir şekilde kullanımının sağlanabileceği; çevrelerine, mahallelerine ve kente bütünselliği ile canlılık katan unsurlara dönüşebileceği düşünülmektedir. Özgün fonksiyonlarını yitiren bu yapıların kent içinde görünürlük ve algılanabilirlik düzeyi düşüktür ve yapılan yanlış işlevlendirmeler ve kusurlu müdahaleler ile zarar görmüşlerdir. Bu sebeple çalışmanın sonucunda yapıların bütüncül bir yaklaşımla koruma ve işlevlendirilmesine yönelik öneriler de üretilmiştir.
  • Yayın
    Bir diyalog ortamı olarak üretken yapay zeka: tasarımda anlamsal arayış sürecinin temsili
    (Süleyman Demirel Üniversitesi, 2024-07-04) Ozar, Betül; Koca, Duygu
    Tasarım süreci, birbirine bağlı ve yinelemeli adımlar içeren döngüsel bir yapıya sahiptir. Üretken yapay zekâ, tasarlayan ile diyalog kurarak tasarım sürecine yeni bir ortam önerir. Bu ortam, süreçteki ilişkilerin keşfine izin verir ve döngüsel yaklaşımın deneyimlenmesine olanak sağlar. Çalışma bu doğrultuda, üretken yapay zekânın temsil üretebilme potansiyeli üzerine odaklanır ve “üretken yapay zekâ, kavramsal ve biçimsel ilişkilerin keşfedildiği anlamsal arayış sürecinde bir ortam olarak kullanılabilir mi?” sorusunu araştırır. Çalışmada ‘uygulama odaklı’ (practice-led) araştırma yöntemi benimsenmiştir. Bu kapsamda bir süreç deneyini içeren çalışma, üretileni temsil etmek yerine temsille üretmeye odaklanır. Metinden imgeye ve imgeden imgeye olmak üzere iki fazdan oluşan süreç, üretken yapay zekânın olanaklarını ve kısıtlarını görebilmek için bir araştırma ve keşif ortamı olarak kullanılmıştır. Sonuç olarak tasarlayan özne ve üretken yapay zekâ iş birliğinde tek tıklamayla donuk görseller oluşturmak yerine devingen temsillerin üretilebileceği anlaşılmıştır. Bu anlayış, yeni bir ortamın tanımını üretirken gelecekteki benzer deneyimlerin yorumlanabilmesine zemin hazırlar.
  • Yayın
    Fiziksel mekanın dijital platformlardaki temsili:Topkapı Sarayı müzesi örneği
    (Trakya Üniversitesi, 2018-11) Süyük Makaklı, Elif; Ozar, Betül; Benian, Esin; Canıtez, Tülay; Hatipler Çelik, Tuba
    Günümüzde gelişen teknolojiler ve değişen bilgi çağı ile birlikte dijital platformlar sıklıkla kullanılır hale gelmiştir. Farklı arayüzlerden oluşan dijital platformlar yoluyla, mimari ve insan etkileşimi sanal olarak sağlanmaktadır. İnternet ortamında oluşturulan ve sonsuz veri hacmine sahip olan dijital platformlarla, zaman ve mekandan bağımsız bir ortamda algılama imkanı mümkün kılınmıştır. Fiziksel mekana ait veriler farklı ölçekler ve katmanlar ile birleşerek bireyin zihninde çeşitli imgeler oluşturmaktadır. İnternet üzerinden hizmet veren platformlarda imge oluşturmaya imkan veren görsel ve işitsel veriler; aynı zamanda mobil platformlara da uyum sağlayan nitelikte tasarlanmıştır. Topkapı Sarayı; Osmanlı tarihini ve kültürünü yansıtan, günümüze ulaşmış olan en önemli eserlerden biridir. 1459 yılında inşasına başlanan Topkapı Sarayı uzun yıllar boyunca yapılan eklenmesi ile genişlemeye ve büyümeye devam etmiştir. 9 Ekim 1924’ten itibaren ise müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Topkapı Sarayı bulunduğu lokasyon, yapısal özellikleri ve içinde barındırdığı yapı bütünlüğü ile kent tarihinin en önemli simge yapılarından biridir. Kültürel mirasın dünya ölçeğinde tanıtılmasını sağlayan müzeler, dijital platformları geniş kitlelere ulaşmak için etkin bir araç olarak kullanmaktadır. Bununla birlikte bireyler de güncel ve güvenilir bilgi edinebilmek amacıyla bu platformlardan destek almaktadır. Dijital platformlardaki verilerin (360 derece sanal turlar, gezi rotaları, yazılı bilgiler, görsel imajlar ve işitsel araçlar) kullanımıyla yapıların fiziksel durumlarının ne ölçüde algılanabileceği araştırmanın ana konusu olarak belirlenmiştir. Mimarinin görsel temsili tarihsel süreç içinde farklı aşamalardan geçmiştir. Günümüzde ise fiziksel mekanları sanal ortamlarda anlatabilmek amacıyla çeşitli temsil araçları kullanılmaktadır. Fakat dijital platformlar halen mekanı durağan bir şekilde deneyimletmekte ve gerçek ortamdaki akışkanlık hissini bireyin zihninde yeterli düzeyde oluşturamamaktadır. Mekanın tam anlamıyla deneyimlenmesi beden zaman-mekan kesişiminin sağlanması ile gerçekleşebilmektedir. Bu bağlamda Topkapı Sarayı Müzesi örneği üzerinden dijital platformlar yoluyla aktarılan yazılı, görsel ve işitsel araçlarla mekanın fiziksel niteliklerinin, hacimsel ilişkilerinin ve 3 boyutlu kütle düzeninin algılanmasının ne ölçüde mümkün olduğunun anlaşılması amaçlanmaktadır. Çalışmada literatür taraması yapılmış, dijital platformlardaki ilgili imajlar, haritalamalar, videolar, 3D turlar, sanal gezinti uygulamaları vb. dokümanlar incelenerek sınıflandırılmıştır. Topkapı Sarayı Müzesi’nin dijital platformlarda hangi araçlar kullanılarak temsil edildiği incelenmiştir. Temsil yöntemi olarak seçilen araçların, mekan algısının oluşumunda beden-mekan-zaman kesişiminin anlaşılması bakımından önem taşıdığı düşünülmektedir.
  • Yayın
    Banknot tasarımında mimari imgeler ve değerler: T.C. E1. emisyon grubu
    (Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 2023-12) Süyük Makaklı, Elif; Ozar, Betül
    [No abstract available]
  • Yayın
    Örgün’den dijital’e temel tasarım eğitimi: öğrenci ve eğitimci deneyimleri üzerinden bir değerlendirme
    (Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2021-04) Öztürk, Selim Sertel; Seyhan, Ekin Can; Ozar, Betül; Nane, Pelin
    Pandemi koşullarında gündelik hayat pratikleriyle paralellik gösterecek şekilde eğitim-öğretim süreci de yeniden şekillenmektedir. İçinde bulunulan salgınla birlikte eğitimci ve öğrenci rolüne ilişkin yaşanan tüm deneyimler de eğitim sürecinin geleceğine dair olasılıkları sorunsallaştırmaktadır. Bu çalışma, pandemi süreciyle birlikte örgün eğitim yapısının sanal ortamdaki karşılıklarını, uygulama ve pratik sürece ilişkin yeni olasılıkları birinci sınıf stüdyo dersi üzerinden tartışmayı amaçlar. Tasarım eğitimi atölye ortamında, usta-çırak ilişkisi üzerine şekillenirken çoğunlukla yüz yüze ve birebir eğitimin yapıldığı bir öğrenim sürecini içerir. Bu çalışma kapsamında atölye pratiğine dayanan geçmişi de göz önünde bulundurarak, temel tasarım eğitiminin uzaktan eğitime geçilmesiyle birlikte eğitim ortamı ve sürecinde yaşanan değişimlerin incelenmesi hedeflenmiştir. Süreci aktif olarak üç ayrı biçimde deneyimleyen öğrencilere uygulanan anket, çalışmanın yöntemini oluşturmuştur. Aynı zamanda süreci aktif olarak kurgulayan ve deneyimleyen ders yürütücülerinin öznel değerlendirmeleri anket çıktıları ile paralel olarak okunmuş ve yorumlanmıştır. Başkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü lisans öğrencilerine yönelik yapılan çalışma; birinci sınıf ‘temel tasarım’ dersini alan üç farklı öğrenci grubu üzerinden kurgulanmıştır. İlk olarak yüz yüze eğitim alan grup (2019-2020 güz dönemi), ikinci olarak dönem ortasında geçiş yapılan uzaktan eğitimi deneyimleyen grup (2019-2020 bahar dönemi), son olarak uzaktan eğitim süreci ile lisans eğitimine başlayan grup (2020-2021 güz dönemi) üzerinden veriler toplanmıştır. Bu kapsamda yüzyüze ve uzaktan eğitime ilişkin program içerikleri incelenmiş, dersin dönem bazlı yöntem değişiklikleri yorumlanmış ve dersin hedef çıktıları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Yapılan çalışmanın değişen tasarım eğitimi yaklaşımlarının değerlendirilmesi ve örgün-sanal eğitim ikilemi arasında kalan sistemin geliştirilmesi adına önem taşıdığı düşünülmektedir.
  • Yayın
    Örgün ve uzaktan eğitim sürecinde mimari sunum/anlatım teknikleri: öğrenci ve eğitimci deneyimleri üzerinden bir değerlendirme
    (Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2021-04) Nane, Pelin; Ozar, Betül; Seyhan, Ekin Can; Öztürk, Selim Sertel
    Yaşanan pandemi süreciyle birlikte fziki mekânlarda bir arada bulunamama hali eğitim modellerinde de yeni yaklaşımların oluşmasını sağlamış, bu duruma çözüm ise uzaktan eğitim uygulamalarında bulunmuştur. Lisans düzeyinde hem teorik hem de uygulamalı birçok dersin uzaktan eğitim modeline adapte olmaya çalıştığı görülmektedir. Bu süreçte yüz yüze eğitime dayalı olan uygulamalı derslerin, uzaktan eğitim sürecine adapte olma durumlarının teorik derslere oranla daha zor olduğu deneyimlenmiştir. Çalışma bu kapsamda İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümü birinci sınıf stüdyo dışı uygulamalı dersleri olan ‘Teknik Çizim’ ve ‘Desen’ derslerinin uzaktan eğitime geçilmesiyle birlikte eğitim ortamı ve sürecinde yaşanan değişimlerin incelenmesini amaçlar. Ayrıca öğrenim çıktıları ve içerikleri birbirini destekleyecek şekilde kurgulanan bu iki ders üzerinden ders işbirliklerinin verimliliği de tartışmaya açılmasını hedefer. Örgün eğitimde manuel (uygulamalı) yöntemler üzerinden ilerleyen bir eğitim kurgusuna sahip olan bu iki ders uzaktan eğitim süreciyle birlikte sadece ders ortamını değil aynı zamanda çizim ve sunum yöntemlerini de dijitale taşımıştır. Bu değişimin getirdiği yeni verilere süreci aktif bir biçimde deneyimleyen öğrencilere uygulanan anket yöntemiyle ulaşılmıştır. Aynı zamanda süreci kurgulayan ve deneyimleyen ders yürütücülerinin öznel değerlendirmeleri anket çıktıları ile paralel olarak okunmuş ve yorumlanmıştır. Başkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü lisans öğrencilerine yönelik yapılan çalışma; birinci sınıf ‘teknik çizim ve desen’ dersini alan iki farklı öğrenci grubu üzerinden kurgulanmıştır. Yüz yüze eğitim alan grup (2019-2020 güz dönemi) ve uzaktan eğitimle lisans eğitimine başlayan grup (2020-2021 güz dönemi) üzerinden veriler toplanmıştır. Bu kapsamda yüz yüze ve uzaktan eğitime ilişkin program içerikleri incelenmiş, dersin dönem bazlı yöntem değişiklikleri yorumlanmış ve dersin hedef çıktıları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Yapılan çalışmanın değişen tasarım eğitimi yaklaşımlarının değerlendirilmesi, dersler arası işbirliklerinin kurgulanması ve örgün-uzaktan eğitim ikilemi arasında kalan sistemin geliştirilmesi adına önem taşıdığı düşünülmektedir.