Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 5 / 5
  • Yayın
    Primary versus secondary psychopathy: Coping styles as a mediator between psychopathy and well-being
    (Springer, 2022-09) Saltoğlu, Seren; Uysal Irak, Doruk
    This study investigated the differences in the levels of adaptiveness of primary and secondary psychopathy in the context of psychological well-being (depression, anxiety, stress, and life satisfaction) and the mediating role of three different coping styles (task-focused coping, emotional coping, and avoidance coping) in this relationship. In a non-clinical sample of 297 participants, results indicated that both primary and secondary psychopathy facets were likely to rely on maladaptive coping styles and have poor psychological well-being. Nevertheless, in comparison to secondary psychopathy, primary psychopathy was related to less maladaptive choice of coping styles and to comparatively higher levels of psychological well-being. These findings indicated the need for clinical prevention and intervention programs for teaching sub-clinical psychopaths – particularly people with high levels of secondary psychopathy – effective coping skills and, consequently, ameliorating their psychological well-being and diminishing their negative impact on other people, while taking psychopathy’s multidimensional nature into account.
  • Yayın
    Korku duygusunun dikkat yanlılığındaki rolü üzerine bir derleme
    (Sanat ve Dil Araştırmaları Enstitüsü, 2021-09) Kazancı, Dilara; Saltoğlu, Seren
    Bu derleme makalenin amacı korku duygusu ve dikkat yanlılığı ilişkisini ele alan araştırmaları inceleyerek, bireylerin hayatta kalmaları için önemli bir bilişsel mekanizma olan dikkat süreçlerinin tehdit sinyalleyen uyaranlarla karşılaştıklarında nasıl etkilendiğini değerlendirmektir. Bireyler bir duyguyu deneyimleme esnasında fizyolojik genel uyarılmışlık (arousal), bu uyarılmışlık sonucunda oluşan değişimin dışarıya yansıması (ifade edici davranışlar) ve duygunun farkındalığını yaşamaktadırlar. Duygulara eşlik eden uyarılmışlık düzeyinin (arousal) artması organizmanın çevresindeki dikkat ettiği ipuçlarının aralığını/çeşitliliğini etkileyebilmektedir. Bu makalede, evrimsel açıdan algılanmasının önemli olduğu birçok çalışmada ifade edilen atalardan kalma tehdit edici uyaranların (ör, yılan, örümcek) yanı sıra modern tehditlere (ör, silah, bıçak) ve öğrenme (yönerge) temelli korkulara yer verilmiştir. Bununla birlikte, dikkat körlüğü durumunda ve gerçek hayatta karşılaşılan tehditlerin (ör, ağrı, salgın hastalık, bomba patlaması) etkileri ele alınmıştır. Bireysel farklara odaklanan çalışmalar değerlendirilerek tehdit edici uyaranlara dikkat yanlılığına yansıyan yaş, cinsiyet, kültür, duygusal zekâ, kişilik özellikleri, yalnızlık, kaygı seviyesi gibi birey kaynaklı faktörler anlaşılmaya çalışılmıştır. İncelenen araştırmalardan elde edilen sonuçlar, genel olarak tehdit edici uyaranların nötr uyaranlara göre daha fazla dikkat yanlılığına neden olduğuna işaret etmiştir.
  • Yayın
    Neuroimaging findings related to panic disorder: a brief review
    (Klinik Psikoloji Araştırmaları Derneği, 2022-12-26) Kazancı, Dilara; Saltoğlu, Seren; Erdoğdu, Emel
    Panic disorder (PD) is defined by recurrent unanticipated panic attacks and anxiety of losing control, which negatively affects the patients’ quality of life. Various neuroimaging techniques allow to assess brain structure or function and therefore represent important tools to understand the mechanisms related to PD pathology. Current studies have highlighted neural differences between PD patients and healthy controls using MRI, PET, SPECT, or EEG. However, there is an urgent need to discuss findings from various investigations simultaneously in order to obtain a multidimensional understanding of PD pathology, which further allows identifying possible target regions for more effective treatment or prevention strategies. Therefore, the present work briefly reviewed PD related neuroimaging studies published between 2012 and 2021. Relevant articles were searched using a combination of keywords relevant to various neuroimaging techniques (e.g., MRI, MRS, PET, EEG, fNIRS) and to PD (e.g., panic, anxiety, panic disorder). Studies involving patients with comorbid conditions other than agoraphobia and participants aged under 18 were excluded. A total of 20 studies fulfilling inclusion criteria were considered in this review. Most of the reviewed studies point to structural and functional neural changes in regions of the proposed fear network mostly including the hippocampi, thalamic nuclei, amygdala, anterior cingulate corti, insulae and other frontal lobe regions. Such neural changes in PD are thought to result in a hypersensitive fear network affecting normal emotional processing. Finally, studies showed that different treatments can partly reverse these changes, which significantly improves the quality of life in PD patients.
  • Yayın
    Effects of early psychological trauma on limbic system structure and function
    (Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2024-12-25) Kılıç, Bengü Sare Sevda Pelin; Saltoğlu, Seren; Erdoğdu, Emel
    This paper aims to review the subtypes of childhood trauma and its effects on brain structures and function, especially the hippocampus and amygdala within the limbic system, in the context of clinical psychology. For this purpose, original articles published between 1996 and 2024 were systematically searched in major databases such as PubMed, PsycArticles, Web of Science, and Google Scholar using keywords such as early childhood trauma, psychological trauma, limbic system, hippocampus, amygdala, and neuroimaging. The articles were initially screened based on their titles, and those meeting the search criteria, including study population, investigated brain regions, and types of traumas, were further assessed for relevance. Ultimately, 136 articles were selected and discussed in this review. Trauma experiences in early life can have a significantly negative influence on a person's psychological health by causing neurodevelopmental impairments, especially in the limbic system. While it is understood that trauma influences how individuals think, behave, and feel, the results of neuroimaging studies reveal variations in the amygdala and hippocampus based on different trauma subtypes. These changes merit deeper investigation in future research to fully understand the reasons behind the diverse findings in existing literature.
  • Yayın
    Grandiyöz ve kırılgan narsisizm ile psikolojik belirtiler ve kişilerarası problemler arasındaki farklılaşan ilişkilerde şema başa çıkma biçimleri ve özbilincin aracı rolü
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-07-18) Saltoğlu, Seren; Akyunus, Miray; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, PhD (Doctorate) Program in Clinical Psychology
    İki aşamadan oluşan tez çalışmasında literatürde önemli bir yeri olan narsisizm kavramının grandiyöz ve kırılgan türleri arasındaki farklılıkları incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, tez çalışmasının birinci aşamasında öz-bilincin işlevsel ve işlevsel olmayan iki boyutunu ölçen Ruminasyon-Yansıtmalı Düşünme Ölçeğinin Türkçe uyarlama çalışması gerçekleştirilerek, alana öz-bilinç kavramını ölçen psikometrik özellikleri güçlü bir ölçüm aracı kazandırmak hedeflenmiştir. Tez çalışmasının ikinci aşamasında ise, grandiyöz ve kırılgan narsisizmin öz-bilinç boyutları ve şema başa çıkma biçimleri ile birbirinden ayrışan ilişkilere sahip olacağı ve bunun sonucunda da iki narsisizm türünün işlevselliğinin farklı şekilde bozulacağı hipotezini test etmek amaçlanmıştır. Tez araştırmasının ilk aşaması olan ölçek uyarlama çalışması araştırmaya dahil olan ilk 500 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında sub-klinik kişilik özellikleri ölçülmek amaçlandığından genel popülasyondan kartopu örnekleme yöntemi ile toplamda 1012 katılımcıya ulaşılmıştır. Katılımcılardan Sosyodemografik Bilgi Formu’nun yanı sıra, Narsisistik Kişilik Envanteri-16, Kırılgan Narsisizm Ölçeği, RuminasyonYansıtmalı Düşünme Ölçeği, Şema Başa Çıkma Biçimleri Ölçeği, Kişilerarası Problemler Envanteri-Döngüsel Ölçekler Kısa Formu, Kısa Semptom Envanteri ve Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği kullanılarak çevrimiçi veri toplanmıştır. Tez araştırmasının ilk aşamasından elde edilen veriler ile ölçeğin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik analizleri yürütülmüştür. Yapı geçerliği, yakınsak geçerlik, ayırt edici geçerlik, yordama geçerliği ve iç tutarlılık, yarıya bölme yöntemi, test-tekrar test güvenirliği analizleri aracılığıyla Ruminasyon-Yansıtmalı Düşünme Ölçeğinin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir. Tez çalışmasının ikinci aşamasında ise, grandiyöz ve kırılgan narsisizme dair üç farklı aracı model test edilmiştir. Buna göre, birinci modelde sırasıyla ilk olarak yansıtmalı düşünme ve ardından telafi şema başa çıkma biçiminin grandiyöz narsisizm ile kişilerarası problemler arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu görülmüştür. İkinci modelde, sırasıyla ilk olarak yansıtmalı düşünme ve ardından telafi şema başa çıkma biçiminin grandiyöz narsisizm ile dışsallaştırma problemleri arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu bulunmuştur. Son olarak üçündü modelde, sırasıyla ilk olarak ruminasyon ve ardından teslim şema başa çıkma biçimi ile kaçınma şema başa çıkma biçiminin kırılgan narsisizm ile içselleştirme problemleri arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu gösterilmiştir. Özbilincin hem olumlu hem de olumsuz sonuçlarla ilişkisi bulunduğundan, Ruminasyon-Yansıtmalı Düşünme Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasının ruminasyon ve yansıtmalı düşünme olmak üzere işlevsel ve işlevsel olmayan iki boyutu ölçen bir ölçek olarak literatürdeki bu paradoksu çözme anlamında önemli bir boşluğu doldurması beklenmektedir. Ayrıca, tez çalışmasının ikinci aşamasında grandiyöz ve kırılgan narsisizm türlerinin, öz-bilinç ve şema başa çıkma biçimleri ile içselleştirme, dışsallaştırma ve kişilerarası problemler ile ilişkileri açısından birbirinden farklılaştığı gösterilmiştir. Bu farklılıkların hem klinik hem de teorik açıdan önemli sonuçları bulunmaktadır. Teorik bağlamda, literatürde halihazırda tartışılmakta olan grandiyöz-kırılgan narsisizm ayrımını daha iyi anlamlandırmak adına önemli bir bakış açısı sunulmaktadır. Son olarak, grandiyöz ve kırılgan narsisizmin işlevselliklerindeki bozulmanın farklı şekillerde gerçekleştiğinin aydınlatılmasının, klinik alanda çalışan uygulamacılara pratiklerinde yol gösterici olması beklenmektedir.