Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 564
  • Yayın
    Diyarbakır hazır giyim sektöründe markalaşmanın moda ve tasarım çalışmaları açısından önemi
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-14) Arı, Asiye; Atlı, Betül; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı
    Moda ve tasarım; ABD, Avrupa, Çin gibi küresel ölçekli ülkelerin pazarda etki sahibi olduğu bir alandır. Bu ülkeler içerisinde gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’nin hazır giyim ve tekstil sektöründe söz sahibi olduğu görülmektedir. Markalaşma ve moda anlamında Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada yerel bir bölge olan Diyarbakır’da tekstil sektörüne yönelik durum ortaya konulmaya çalışılacaktır. Çalışmanın amaçları temel olarak Diyarbakır hazır giyim sektöründeki moda ve tasarım faaliyetlerinin durumunu öğrenmek, mevcut problemleri tespit etmek ve potansiyel dinamiklerini keşfetmektir. Bunlara ek olarak hazır giyim firmalarına ciddi anlamda değer katan markalaşma durumunu öğrenmek ve markalaşma için verilen teşviklerin yeterliliği katılımcılarla birlikte değerlendirilmiştir. Bu kapsamda Diyarbakır'da yer alan ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren 9 adet markalaşmış firmanın sahipleri ile mülakat analizi gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda mülakat analizlerine ek olarak, Diyarbakır’ın makro durumunu değerlendirebilecek 2 adet röportaj yapılmıştır. Mülakat analizi sonucunda katılımcıların markalaşma eğiliminin olduğu tespit edilmiştir. Bu eğilimlerinin de en büyük sebebinin firmaların pazarda kalıcı ve belirgin yer edinmek ile kurumsal olarak profesyonelliği arttırmak olduğu tespit edilmiştir. Ulaşılan bir diğer sonuç ise Diyarbakır’daki birçok firmanın moda ve tasarım faaliyetleri alanında tasarımcıların olmamasıdır. Bunun nedeni olarak tasarımcıların diğer illerden buraya gelmeyi tercih etmemesi, ekonomik ve teknik anlamda yeterli bir zeminin olmaması olarak özetlenmiştir. Gerçekleştirilen röportajlarda ise yetişmiş insan kaynağının çok önemli olduğunu ve bunun gün geçtikçe Diyarbakır lehine arttığını vurgulamıştır. Son olarak firmaların finansal anlamda sıkıntı yaşadıklarını belirtmiş, verilen teşviklerin markalaşma ve tasarım alanlarında ilerlemek için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
  • Yayın
    Laura Mulvey, afterimages: on cinema, women and changing times
    (Semire Ruken Öztürk, 2021) Gürkan, İpek
    Mulvey’in düşünce hayatı esasında hep aynı veya benzer problemlerin temelinde ilerleyerek farklı açılardan o düşünceyi geliştirmeye ve anlamaya dayanıyor. Bu anlamda Mulvey, düşüncesini sürekli yeniliyor, sorguluyor ve bu sorgulamaya metinlerinin içerisinde büyük bir dürüstlükle yer veriyor. Afterimages’da Mulvey’in metinleri arasında diyalojik bağ metinlerle zihinsel bir ilişki kurmaya izin veriyor ve geçmişle güncel olan arasındaki gerilimin izini taşıyor. Mulvey’in güncelliği; kendi düşüncesi üzerine yönelen metinleri arasında kurulan bu açık diyalojik bağa ve bu bağın yansıtıcı özelliğine dayanıyor. Her bir metin öncekilerden izler taşıyor; aynı filmlere aynı düşüncelere geri dönüyor ama tekrara düşmeden, farklı açılardan yeniden sorgulayarak. Mulvey’in bu kitapta “geç üslup” meselesine eğilmesi satır arasına saklanmış en az iki anlamı öne çıkarıyor: birincisi kendi düşüncelerindeki değişimi gösteriyor, “kendi geç eserinde” aynı filmlere yönelerek, bir anlamda kendi geç üslubunu bu filmler yoluyla yaratıyor; ikincisi geç üslubun -dolaylı olarak ölüm fikrinin- sanat eserine yansıması düşüncesi öznellik ve yorum tartışmasını içeriyor. Bu tartışma da içten içe film çalışmalarında temsil politikalarına, anlamı göstergelerde arayan “yoruma” karşı bir eleştiriyi barındırıyor. Mulvey’in bu “geç eseri” hem geçmişe bakmanın belleğe başvurmanın ağırlığını ve biraz da melankolisini taşıyor, hem de güncelin popülist eleştirisinin “sinemanın ölümünü” ilan eden tüm serzenişlerin olumsuzluğuna hapsolmadan aksine bu dönüşümü kucaklayan, bitimsiz tartışmaların retorik örtüsünü kaldıran bir olumlamayla ilerliyor.
  • Yayın
    Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi: TMS-2 stoklar, TMS-21 kur değişiminin etkileri standartları ve VUK ile karşılaştırılması
    (Işık Üniversitesi, 2020-06-09) Yılmaz, Emine; Teker, Suat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muhasebe ve Denetim Yüksek Lisans Programı
    Mal, hizmet ve sermaye hareketlerinin ulusal sınırları aşmasıyla birlikte uluslararası ticaret işlemlerine taraf olan işletmeler; anlaşılır, karşılaştırılabilir ve gerçeğe uygun raporlama yapılabilmesi için muhasebe ve finans alanında ortak bir dile ihtiyaç duymuşlardır. Bu nedenle farklı finansal bilgi okuyucularının aynı sonuca varabilmeleri için mali tabloların uluslararası genel kabul görmüş muhasebe standartlarına göre raporlanması gerekmektedir. Avrupa’da borsada işlem gören işletmelerin 2005 yılından itibaren finansal tablolarını, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre hazırlamak zorunda oldukları deklare edilmiştir. Türkiye’de de sermaye piyasası araçları borsada işlem gören şirketler, bankalar, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ile uyumlu olan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını uygulamak zorundadırlar. Raporlama dönemi sonunda ödenecek verginin, vergi kanunlarına göre hesaplanması gerekmekte fakat buna göre oluşturulan muhasebe kayıtları standartlar ile örtüşmemektedir. Yabancı para cinsinden gerçekleştirilen dış ticaret işlemlerinin, işlem tarihi ile ödeme tarihinin farklı olması halinde, işletmenin lehine ya da aleyhine kur farkları oluşmaktadır. Kur farklarının muhasebeleştirilmesinde uygulanan kurallar, işletmenin dönem sonunda stoklarının değerini, dönem kârını ve ödenecek vergi tutarını değiştirecektir. Uygulama farklılıkları ve sonuçları bu tezin konusun oluşturmaktadır.
  • Yayın
    Factors encouraging and hindering a wider acceptance and more frequent utilization of mobile payment systems an empirical study among mobile phone subscribers in Turkey
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-21) Coşkun, Ertan; Ferman, Murat; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çağdaş İşletme Yönetimi Doktora Programı
    Considering the technological development in mobile payment technology, and extensive literature of technology adoption models; the current state of the related field needs to be examined in more detail to better understand current situation. Such an investigation may be invaluable to enable further expansion, consumer acceptance, market adoption, and help to improve the existing platforms’ usability. This research deals with determining the factors that affect adoption of mobile payment technology among consumers, in Turkey. It seeks to find any patterns and connections that may be of aid in framing an implementation strategy for facilitating further adoption. It has gathered different definitions of “mobile payment” in literatüre and used a consumer side definition. This study offers a different perspective by grouping constructs from a broader literature and provides a mobile payment acceptance model based on the constructs used in other studies. Previous studies have been performed with small groups of respondents. This study aims to perform the research model in a cosmopolitan city (Istanbul) where all sorts of mobile payment options are available in the market and in the time of a pandemic when remote delivery and online purchases are widely preferred compared to offline alternatives. A survey is conducted among mobile phone subscribers in Istanbul, Turkey for primary data collection phase of this research. Istanbul is the city that holds the biggest population and has the highest amount of mobile phone subscribers in the country. Istanbul’s current population is more than 15.6million and mobile phone subscriptions are more than 22million as of 2019. Survey responses have been analysed with structural equation modeling and results are presented in the corresponding sections. Empirical findings of the research show that factors such as usefulness, security, social influence, ease of use, enjoyment and innovativeness have positive effects on use of mobile payments among consumers. Factors such as attractiveness of alternatives and new technology anxiety have negative effects on use of mobile payments. This study has also discovered that intention to use mobile payments differ among demographic parameters such as education level and gender of respondents.
  • Yayın
    Generic BER analysis of VLC channels impaired by 3D user-mobility and imperfect CSI
    (Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2021-07) Reddy Sekhar, K.; Miramirkhani, Farshad; Mitra, Rangeet; Turlapaty, Anish Chand
    Visible light communications (VLC) has emerged as a high-speed, low-cost, and green supplement for the existing radio frequency (RF) based infrastructures. However, the performance of VLC based systems is found to degrade significantly due to detrimental outages caused by non-negligible variations in the VLC channel-gain, that are jointly induced by radial user-mobility and random photodetector-orientation (together designated as 3D mobility in this letter). In addition to the 3D user-mobility mentioned above, the performance of VLC based systems is further limited by imperfect channel-state information (CSI). Such degradations in the VLC-link caused by the aforementioned factors necessitate the quantification of performance-metrics for further benchmarking/receiver-design. In this work, an analytical expression for bit-error rate (BER) is derived for a single LED indoor VLC system considering the radial user-mobility, random receiver orientation, and imperfect CSI altogether. Further, the derived BER expressions are validated using computer-simulations using typical VLC channel models from the literature. A close agreement between the analytical and the simulated BER is observed, which verifies the accuracy of the presented analysis.
  • Yayın
    A study on customer perceptions and attitudes towards digital coupons
    (İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, 2021-12-15) Akman, Yasemin; Türkmen, Hediye Gamze
    Digital coupons, generally considered as a marketing strategy to increase sales and customer loyalty, are important elements in the observation of customer attitudes and perceptions. The main question in the literature is whether these coupons should be redeemed or not, and their effectiveness is discussed depending on their use. However, even if digital coupons are not redeemed after they are acquired in online environments, the way they are obtained or perceived can provide marketers with information about customer attitudes and behaviors. This study aims to determine the effectiveness of digital coupons in digital business models based on consumers' perceptions and attitudes. Attitudes towards digital discount coupons were examined using 10 different dimensions and how these dimensions were influenced by various variables was questioned. The study surveyed 300 participants. As a result of the analysis, it was revealed that the impact of digital coupons on online purchase behavior should be considered from a holistic perspective. Accordingly, other benefits that coupons create for sellers should not be overlooked in addition to coupon redemption.
  • Yayın
    2010 Sonrası kadın yönetmenlerin filmlerinde kadın temsili: Türkiye örneği
    (Işık Üniversitesi, 2021-09-15) Kalkan Aluç, Yaren; Şeylan, Seher; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans Programı
    2000’li yıllarda Türkiye’de kadın yönetmenlerin filmlerinde bir artış olduğu ve bu yönetmenlerin kendi stillerini oluşturmaya başladıkları görülmektedir. Bu bağlamda yönetmenler, içinde yaşadıkları ataerkil toplumu göz önünde bulundurarak filmler üretmektedirler. Söz konusu yönetmenler, filmlerinde kadınların ataerkil toplumda yaşadıkları sorunları ele almaktadırlar. Bu çalışmada ataerkil bir toplumda yaşamını devam ettiren kadın yönetmenlerin kadın karakterleri nasıl temsil ettikleri tartışılacaktır. 2010 yılı ve sonrasının çalışmaya dahil edilmesinin nedeni; Türkiye’deki kadın yönetmenlerin filmlerinde kadınlara ilişkin sorunları yoğunlukla işlemiş olmalarıdır. Aynı zamanda bu yönetmenlerin filmlerindeki kadın karakterlerin sorunlarında benzerlik görülmektedir. Bu çalışmada kadınların sorunları, özel ve kamusal alanlardaki yerleri Feminist Kuram bağlamında incelenecektir. Çalışmada Türkiye’deki dört kadın yönetmenin dört filmi ele alınmıştır. Bunlar; Yeşim Ustaoğlu’nun Araf (2012), Pelin Esmer’in Gözetleme Kulesi (2012), Emine Emel Balcı’nın Nefesim Kesilene Kadar (2015) ve Ahu Öztürk’ün Toz Bezi (2015) filmidir.
  • Yayın
    2000 Sonrası Türk sinemasında değişen din adamı temsili
    (Işık Üniversitesi, 2021-09-15) Aluç, Enes; Şeylan, Seher; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sinema ve Televizyon Yüksek Lisans Programı
    Türk Sineması doğup gelişmeye başladığından itibaren din adamı stereotipilerinde önemli değişiklikler göze çarpmaktadır. Türk Sinemasında din adamı stereotipilerinde özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında izlenen modernleşme politikası ile din adamları toplumsal hayat düzenlemesinde kendisine yer bulamamıştır. 1922 – 1960 yılları arası dinde yapılmak istenen reform hareketleri (hilafetin kaldırılması, tekke ve zaviyelerin kapatılması, ezanın Türkçeleştirilmesi) ile ortaya çıkan görüşler, Türk Sinemasındaki din adamları tiplemelerinde; isyancı, cahil, hurafeci, batıl inanç sahibi olarak yer edinmiştir. 1920-1960 yılları arasında Türk Sinemasında din adamı stereotipi dışlanmış din adamı olarak kabul edilir iken 1960-2000 yılları arasında kısıtlanmış din adamına dönüşmüştür. Çoklu partili sistemden sonra değişen siyasi iktidar ile birlikte Türk Sinemasında din adamları “üç kağıtçı, muskacı, büyücü, tüccar” gibi tiplemelerde kendisine yer bulmuştur. Bu dönemde din adamları şehrin dışında, köy ve köylü eksenli alarak yan karakter olarak görülmüştür. 2000 sonrası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara gelmesi ile birlikte Türk Sinemasında din adamı temsili değişmiş, daha çok kabul gören din adamı stereotipileri görülmüştür. Sinemanın ortaya çıktığı ilk yıllardan bu yana toplum ile devamlı bir etkileşim içerisinde olduğu görülmektedir. Özellikle iktidarların sinemayı birer propaganda aracı olarak görmesi ile beraber sinemada yer alan karakterlerde temsil açısından belirli farklılar görülmüştür. Bundan yola çıkarak, bu çalışmada siyasi iktidar değiştikçe din adamlarının konumlandırılışlarının sinemaya yansımalarını analiz amaçlanmaktadır. Ayrıca çalışmada, Türk Sinemasında kahramanın yolculuğu döngüsünde din adamının nasıl konumlandırıldığını, din adamının konumlandırılışında tasavvufta yer alan inisiyasyon diğer bir adıyla süluk kavramıyla olan ilişkisini de eleştirel söylem analizi yöntemiyle ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Türk Sinemasında din adamı temsili üç dönemde incelenmektedir. Bunlar sırasıyla 1922-1960 yılları arasında “dışlanmış din adamı”, 1960-2000 yılları arasında “daraltılmış din adamı” son olarak ise 2000 yılı sonrası “kabullenilmiş din adamı” temsili şeklindedir. Bu üç dönemden bahsedilip asıl üstünde durulacak dönem ise 2000 yılı sonrası değişen din adamı stereotipidir. Bu bağlamda incelenen filmlerde; Serdar Akar, Kurtlar Vadisi Irak (2006), Zübeyir Şaşmaz, Açlığa Doymak (2012), Kürşat Kırbaz, Yunus Emre Aşkın Sesi (2014), değişen iktidar yapısına bağlı olarak din adamın temsil ediliş biçimlerinde benzerlikler ortaya çıkmıştır. Özellikle bu filmler gişe başarısına ulaşmış ve dönemin popüler filmleri arasında yer almaktadır.
  • Yayın
    Motif-oriented characteristics of the Turkish carpets illustrated in English aristocratic portrays of renaissance and effects of the carpets on British carpet production
    (Ahmet Kara, 2021-08-31) Kalyoncu, Hülya
    The Turkish carpets with a great importance in world’s carpet history have their origins in Pazırık Carpet, the world’s oldest and the first knotted carpet which was produced by the Central Asian Turks. Carpet tradition of Turks was kept by the Anatolian Seljuk Empire. It had its golden age with the naturalist carpets woven in Bursa and its vicinity in the 16th century that corresponds to the Ottoman period. The Turkish carpets included in the religion and society-thematic paintings made in Renaissance period by the European painters in various countries were regarded as the expression of wealth and magnificence. The Ottoman-Turkish carpets illustrated in portraits of the English aristocrats as well influenced the English carpet art in addition to adding aesthetic values to the paintings. In this study performed in this context, literature of the portraits of English aristocrats that involve Turkish carpets was reviewed. Besides, painters of the paintings, the aristocrat’s portrayed and motif-oriented characteristics of the Turkish carpets were addressed in detail. It was aimed to reveal the place of the carpets addressed within the discipline of art history, in Turkish cultural history and their effects on the British carpet production. In conclusion, it was turned out that they place premium on Turkish culture and art.
  • Yayın
    Covid-19 sürecinde öz duyarlık ve psikolojik sağlamlık ile depresyon, anksiyete, stres arasındaki ilişkinin incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2021-06-17) Önel, Selin Nur; Arıcı Özcan, Neslihan; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Bu çalışmanın amacı, pandemi sürecinde bireylerin öz duyarlıkları ve psikolojik sağlamlıkları ile depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek; öz duyarlık ve depresyon, anksiyete, stres düzeyleri arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın aracı rolünü belirlemek; Covid-19 tanısının varlığına göre depresyon, anksiyete, stres belirtilerinin farklılaşıp farklılaşmadığını taramak ve bu belirtilerin yaygınlığını saptamaktır. Araştırmanın örneklemini, 25-65 yaş aralığında (Ort=39.21, SS=12.19), Covid-19 tanısı alan 180 kişi ve Covid-19 tanısı almayan 410 kişi olmak üzere toplamda 590 kişi (kadın=351, erkek=239) oluşturmaktadır. Katılımcılara sırasıyla, Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu, Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Öz-Duyarlık Ölçeği (ÖDÖ), Depresyon- Anksiyete- Stres Ölçeği -21 (DASÖ-21) ve Connor - Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (CD-RISC) uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23 paket programı ve Hayes’ Process Makrosu kullanılmıştır. Çalışma sonucunda öz duyarlık ile psikolojik sağlamlık düzeyi arasında pozitif yönde; psikolojik sağlamlık düzeyi ile depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri arasında negatif yönde; öz duyarlık düzeyi ile depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri arasında negatif yönde istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Ayrıca psikolojik sağlamlığın, öz duyarlık düzeyi ile depresyon ve anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkide aracı bir rol oynadığı; öz duyarlık düzeyi ile stres düzeyi arasındaki ilişkide ise aracı bir rolünün bulunmadığı tespit edilmiştir. Covid-19 tanısı bulunan; Covid-19 için risk grubunda olunmasına yol açan kronik bir hastalığa sahip olan; kronik hastalığa sahip olan bireylerle aynı haneyi paylaşan; sevilen bir yakınını Covid-19 sebebiyle kaybeden ve sevilen bir yakını Covid-19 sebebiyle hastanede yatarak tedavi gören katılımcıların diğer katılımcılara oranla depresyon, anksiyete ve stres düzeylerinin istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu bulunmuştur. Araştırmada ulaşılan sonuçlar, Covid-19 sürecinin zorlayıcı bir yaşam olayı olduğuna dair bulgular sunmuştur. Sonuçlar ayrıca, zorlayıcı yaşam olaylarının yol açtığı psikolojik belirtiler karşısında öz duyarlık ve psikolojik sağlamlık kavramlarının koruyucu bir rol oynadığına işaret etmektedir. Araştırma bulgularımızın Covid-19 kontrolü sırasında erken psikolojik müdahaleler için teorik, temel ve uygulanabilir stratejiler sağlayabileceği düşünülmektedir.