Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Algılanan stres ve yaşam doyumu ile kompulsif satın alma ilişkisi
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-16) Öztürk, Mehmet Gökhan; Çam Çelikel, Feryal; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı
    Amaç: Bu araştırmanın amacı erişkin bireylerde kompulsif satın alma, algılanan stres ve yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin farklı sosyodemografik ve Covid-19 pandemi süreci özelliklerine sahip bireylerde nasıl farklılık gösterdiğini araştırmaktır. Yöntem: Çalışmanın örneklemi, yaş ortalaması 37.04±11.43 yıl olan 162 (%52.9) kadın ve 144 (%47.1) erkek olmak üzere toplam 306 erişkin katılımcıdan oluşmaktadır. Herhangi bir psikiyatrik tanı almış ve/veya psikiyatrik/psikolojik tedavi sürecinde olan bireyler araştırmadan dışlanmıştır. Katılımcılara, sırasıyla, Sosyo-Demografik Özellikler ve Diğer Bilgiler Formu, Kompulsif Satın Alma Ölçeği (KSAÖ), Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ve Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) uygulanmıştır. Veri analizinde Bağımsız Gruplar T Testi, Tek Yönlü ANOVA, Pearson Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Örneklemin ASÖ puanları ile KSAÖ puanları arasında pozitif yönde, YDÖ puanları ile ise negatif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. KSAÖ puanları ile YDÖ puanları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı ancak YDÖ puanlarının KSAÖ puanları ile ASÖ puanları ilişkisinde aracı değişken olduğu gözlenmiştir. Kadın katılımcıların KSAÖ puanları erkek katılımcılara göre anlamlı bir farkla yüksek bulunmuştur. Evli katılımcıların ASÖ puanları anlamlı derecede düşük, yaşam doyumları ise anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Eğitim süresi ile KSAÖ ve YDÖ puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Yüksek gelir düzeyine sahip katılımcıların yaşam doyumlarının da daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Pandemi nedeniyle satın alma sıklığındaki değişim ile ölçek puanları arasında herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Covid-19 pandemi sürecinde yürütülmüş bu çalışmada erişkin bir örneklemde algılanan stres düzeyleri arttıkça kompulsif satın alma oranlarının arttığı, yaşam doyumunun ise düştüğü gözlenmiştir. Ayrıca, algılanan stres ve kompulsif satın alma ilişkisinde yaşam doyumunun aracı değişken olduğu belirlenmiştir.
  • Yayın
    Ebeveynler ile çocuksuz bireylerin yaşam doyumları açısından karşılaştırılması: yaşamda anlamın etkisi ve özgeciliğin düzenleyici rolü
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2026-01-23) Erkaya, Yağmur Melisa; Erdoğdu, Emel; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical Psychology
    Literatüre bakıldığında ebeveynlik statüsü ve yaşam doyumu üzerine olan çalışmalar bulunmakla birlikte, yaşam doyumu üzerinde önemli bir etkisi bulunduğu bilinen yaşamın anlamının aracılık etkisinin çalışıldığı literatür kısıtlıdır. Bununla birlikte bu çalışmada özgeciliğin yaşamda anlam algısını artırabilecek bir olgu olması sebebiyle düzenleyici etkisine yer verilmiş ve bütüncül bir model sunabilmek hedeflenmiştir. Bu çalışma kapsamında katılımcıların çocuk sahibi olma durumlarının yaşam doyumları bağlamında karşılaştırılırken bu ilişkide yaşamın anlamı ve özgeciliğin aracılık ve düzenleyicilik rollerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yaşamın anlamı, mevcut ve aranan anlam olmak üzere iki alt boyutta değerlendirilmektedir. Bununla birlikte katılımcıların yaşam doyumlarının sosyodemografik faktörlere ile olan ilişkileri de incelenmiştir. Araştırma örneklemi 18-73 yaş aralığında kadın ve erkeklerden oluşmaktadır. Araştırma örneklemine çevrimiçi yollardan kartopu örnekleme ile ulaşılmıştır. Araştırma verileri Sosyodemografik Bilgi Formu, Yaşam Doyumu Ölçeği, Yaşamda Anlam Ölçeği ve Özgecilik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analiz edilebilmesi adına SPSS v31 ve Hayes PROCESS eklentisi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre çocuk sahibi olan bireylerin yaşam doyumları çocuksuz bireylere kıyasla daha yüksektir. Fakat bu ilişki arasında yaşamın aranan anlamının kısmi, yaşamın mevcut anlamının ise tam aracılık etkisi olduğu görülmektedir. Bununla birlikte bu model ve örneklem kapsamında özgeciliğin düzenleyici bir etkisi bulunmamaktadır. Sonuç olarak bu çalışma ebeveynliğin yaşamda anlam algısını destekleyen kayda değer bir kaynak olduğunu göstermekle beraber, yaşamda anlamın kaynağını farklı şekillerde bulabilen bireylerin de yaşam doyumlarının yüksek olacağına dair önemli bir bulgu sunmaktadır.