Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 9 / 9
  • Yayın
    Kentsel alanlardaki ilkokul bahçelerinin tasarımları üzerine araştırmalar
    (Işık Ünivresitesi, 2022-12-08) Safi, Sinem; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı
    Çocuklar eğitim öğretim hayatlarına başladıklarında zamanlarının önemli bir bölümünü okulda geçirmektedirler. Okullardaki eğitimin yalnızca sınıftaki derslerle kalmaması, dış mekânda da görüp öğrenmeleri çocukların gelişimleri açısından önemlidir. Tezin araştırma konusu olan ilkokul öğrencilerinin yaş aralığı (5-9) dikkate alındığında oyun önemli bir yere sahiptir. Bu yaş aralığındaki çocukların keşif duyguları, merak ve öğrenme istekleri çok yüksektir. Bu sebeple çocukların isteklerini karşılayabilecek okul bahçelerine ihtiyaçları vardır. İstanbul gibi büyük şehirlerde öğrenim gören öğrencilerin büyük bir kısmı yoğun nüfus ve hızlı kentleşme içerisinde sıkışmış, dar ve yetersiz ilkokul bahçelerinde eğitim almaktadır. Alan olarak küçük ve yetersiz kabul edebileceğimiz okullarda öğrenim gören öğrencilerin durumları ve bu alanların planlanarak öğrencilere ne gibi faydaları olacağı konusu bu tezin amacını oluşturmaktadır. Konu ile ilgili öncelikle literatür araştırması yapılmıştır. Dünyada yapılan çalışmalar ve uygulamalar incelenmiş, kalabalık şehirlerdeki imkanlar doğrultusunda “Nasıl bir okul bahçesi tasarlanabilir?” sorusunun cevabı aranmıştır. Seçilen okulda öğrenciler, öğretmenler ve veliler ile anket yapılmış, sonuçları değerlendirilerek kentsel alanlardaki ilkokul bahçelerinin tasarım ilkeleri konusunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
  • Yayın
    ‘Kullanıcı katılımlı tasarım yaklaşımı ile üniversite kampüslerinde topluluk bahçesi tasarımı ‘FMV Işık Üniversitesi Şile Kampüsü’
    (Işık Üniversitesi, 2022-06-24) Yaşar, Aslıhan; Süyük Makaklı, Elif; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı
    Kullanıcı katılım yaklaşımı geleneksel süreçlerin aksine kullanıcıların bütün süreçlere dahil edildiği bir tasarım anlayışıdır. Bu yaklaşımın temel amacı kullanıcıların ihtiyaçları ve talepleri konusunda yetkililerle daha etkin bir iletişim biçimi kurulması, iş birliğinin sağlanması ve aktif görev almalarıdır. Tasarımcıların ve planlamacıların süreçleri nasıl kurguladıkları, nelerden faydalanıldığı, süreç içerisinde rolleri ve kullanıcılarla olan etkileşiminden bahsedilmektedir. Topluluk bahçeleri ise gönüllülerin bir araya gelerek oluşturdukları ekolojik yerleşkelerdir. Bu çalışmanın amacı kampüs kullanıcılarının aktif olarak yer alabileceği bir yaklaşım ile topluluk bahçesi tasarımı için bir model önerisi geliştirmektir. Kullanıcıların kendi çevrelerini değiştirme, inşa etme ve biçimlendirme özgürlüğüne sahip olduğu bir sürecin oluşturulması hedeflenmiştir. Kullanıcı katılımlı topluluk bahçesi tasarım sürecinde iş birliği içerisinde uyumlu ve üretken bir etkileşim yaratmak kullanıcıların ve tüm paydaşların sürece dahil edildiği ve tasarıma veri olabilecek unsurların sağlandığı bir model önerisi geliştirmek amaçlanmıştır. Topluluk bahçeleri gönüllülük ilkesine dayandığından dolayı doğal bir süreçle ilerleyen kullanıcı katılım yaklaşımı mevcuttur. Bundan dolayı kullanıcı katılım yaklaşımı ile topluluk bahçelerinin birlikte kurgulanması araştırmayı güçlendireceği düşünülmüştür. Çalışma kurgusu 3 ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kullanıcı katılımlı tasarım yaklaşımının ortaya çıkışı ve gelişimi yer alırken ikinci kısımda topluluk bahçelerinin özellikleri, kullanımı, üçüncü aşamada ise kullanıcıların sürece dahil olması adına yapılan seminer, anket, atölye çalışması, tasarım modelinin oluşturulması ve geliştirilmesi için kurgulanan süreçlere yer verilmiştir. Araştırma yöntemleri olarak literatür taraması, saha gezisi, yetkililerle görüşmeler, bilgilendirme çalışmaları (seminerler), anket çalışması, atölye ve kullanıcı görüşmeleri olmak üzere farklı yöntemler uygulanmaktadır. Bu çalışma kapsamında kullanıcıların sürece dahil edilme yöntemlerine ve kullanıcılarla birlikte onlardan edinilen veriler ile topluluk bahçesi tasarım modelinin geliştirilmesi üzerinde durulmuştur. Kullanıcı katılım yaklaşımı ile topluluk bahçesi tasarım önerisi oluşturmak adına çalışma alanı olarak FMV Işık Üniversitesi Şile kampüsü belirlenmiştir. Üniversiteler kentler için çevre ve toplumu etkileme potansiyeli barındıran içinde bulundurdukları kullanıcı profili ve kampüs etkinlikleri nedeniyle ‘küçük şehirlere’ benzetilmektedir. Çalışma alanı olarak üniversite kampüsünün tercih edilmesinin sebebi kampüslerin eğitim, çalışma, barınma, rekreasyon, iletişim gibi çok farklı işlevleri barındırması, demografisi ve hem kentsel mekanlara hem daha küçük ölçekli projelere referans olma potansiyelidir. Çalışmanın sonunda kullanıcı katılımlı tasarım yaklaşımı ile FMV Işık Üniversitesi Şile kampüsü için topluluk bahçesi modeli geliştirilmiştir.
  • Yayın
    Kamusal yeşil alanlarda kentsel ekosistem hizmetleri ve ekonomik değerleme aşamaları: Validebağ Korusu’nun dolaylı kullanım değeri
    (Işık Üniversitesi, 2022-11-18) Yurtkuran, Elif; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı
    Hızla artan kentleşme ile kent sakinlerinin yaşam kalitesi ve refahı için kamusal yeşil alanların önemi ön plana çıkmaktadır. Kentleşmenin artması ile azalan yeşil alanlar kentsel ekosistem hizmetini doğrudan etkilemekte ve kentsel ekosistem hizmetlerini yönetebilmek, sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik için kritik bir önem taşımaktadır. İşleyen ekosistemleri kent ortamında uygulamayı başarmak iklim değişikliğinden vb. doğabilecek zorluklara karşı esneklik sağlarken, sosyo-kültürel açıdan da kentte yaşayan insanlar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Doğanın insanlara sunduğu hizmetleri anlamak ve ekonomik değerlerini hesaplamak yerel, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir konu haline gelmekle birlikte nicelleştirilen bu hizmetlerin politika ve karar verme sürecine bütünleştirilmesiyle sürdürülebilir kalkınma için katkı sağlayacağı açıktır. Fakat ekosistem hizmetlerine değer verme noktasında bulunan bazı zorluklar vardır. Bu zorluklar, hem ekosistem süreçleri ve işlevleri hakkında doğru verilere ulaşma zorluğu hem de uygulanan ekonomik değerleme tekniklerinin diğer yöntemlere oranla daha karmaşık bir süreç içermesinden dolayıdır. Bu tez kapsamında yapılan çalışma ve benzeri çalışmalar konuyu gündeme taşımak ve ilerde yapılacak çalışmalara katkı sağlamak açısından önem kazanmaktadır. Bu çalışma kapsamında; kentsel ekosistem hizmetlerinin, ekosistem hizmetleri içerisindeki hizmet sınıflarının belirlenmesi, çevresel değerlerin ekonomik değerlerinin hesaplaması konusunda yöntemler, kentsel ekosistem hizmetleri için değer verilen ekosistem hizmetlerine etik açıdan nasıl bakılması gerektiğine yönelik bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışma için ekolojik ve kültürel özellikleri bakımından İstanbul açısından önemli bir yere sahip Validebağ Korusu çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Koru'nun kentsel ekosistem hizmetlerine katkısı ve dolaylı kullanım değeri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı; kamusal yeşil alanların kentsel ekosistem hizmetlerine katkısını ve ekonomik değerini ortaya çıkarmak aynı zamanda dolaylı kullanım değerlerinin ekonomik değerlemesinin yapılması konusunda bir yöntem planlamak olmuştur. Bununla birlikte bu çalışmada nitel ve nicel veri eksikliği problemleri olsa da, (i) kentsel ekosistem hizmetlerinin kent yaşamı için katkıları, (ii) kentsel ekosistem hizmetlerinin ekonomik değerlemesi konusunda Türkçe literatüre katkı sağlamak, (iii) yeni araştırmaları ve tartışmaları teşvik etmek, (iv) daha sonraki çalışmalara katkı ve destek vermek, (v) ekosistem hizmetleri ve ekonomik değerleme çalışmalarına bakarken etik bakış açısını da dahil etmek amaçlanmıştır.
  • Yayın
    İstanbul-Şile ilçesi liman çevresinin turizm potansiyelinin belirlenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2022-11-18) Semiz, Hami Onur; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı
    Bu çalışmada Şile ilçesinin sahip olduğu turizm potansiyeli ve ne şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirlemek amaçlanmıştır. Şile ilçesine ziyarete gelen turistlerin görmek istediklerini ve Şile ilçesinin eksiklerini anket yöntemiyle tespit edilmiştir. Şile ilçesi turizm için oldukça verimli ve uygun bir bölgedir. Yapılan çalışma bu potansiyelin en verimli şekilde kullanılmasını amaçlamaktadır. Yıl içinde gelen turistlerin Şile ilçesinde görmek istedikleri ve bu alanlarda yapılan çalışmaları tespit etmek için Şile ilçesini kapsayan bir anket çalışması uygulanmıştır. Şile bezi, Kültür ve Sanat Festivali, balıkçılık, hayvancılık gibi gelir kaynakları da araştırılmıştır. Şile ilçesi için önem taşıyan yapıların halk tarafından nasıl kullanılması gerektiğini anket yöntemiyle tespit etmek hedeflenmiştir.
  • Yayın
    Hiperakümülatör bitkilerin peyzaj tasarımında kullanılması
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-01-16) Nacak, Habibe; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Landscape Architecture
    Dünya genelinde hızla artan nüfus ve sanayileşme faaliyetleri, doğal kaynakların sürdürülemez şekilde tüketilmesine ve çevreye verilen zararın artmasına yol açmaktadır. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, yenilenemeyen kaynaklar üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması ve bu etkilerin oluşmadan önlenmesi, son yılların en kritik araştırma ve politika konularından biri haline gelmiştir. Bu bağlamda, çevre kirliliğinin en ciddi boyutlarda görüldüğü alanlardan biri olan sanayi bölgeleri, özel bir ilgi odağı haline gelmiştir. Peyzaj uygulamaları, sürdürülebilirlik ve çevre koruma açısından kritik işlevler üstlenmektedir. Son yıllarda, doğal kaynakların korunmasına yönelik geliştirilen yenilikçi yaklaşımlar arasında, hiperakümülatör bitkiler ile yapılan çalışmalar dikkat çekmektedir. Hiperakümülatör bitkiler, ağır metal kirliliğine toleranslı ve bu metallerin birikimini sağlayarak çevreyi temizleyebilen bitki türleri olarak bilinmektedir. Bu bitkiler, sanayi alanlarının neden olduğu çevresel kirliliği azaltmak için doğal bir çözüm sunmakta ve çevre mücadelesinde umut vadetmektedir. Bu çalışma, Kocaeli'nin Dilovası Sanayi Bölgesi’nde ağır metal kirliliğine maruz kalan topraklarda yetişen üç bitki türünün (Ligustrum vulgare, Tilia tomentosa, Olea europaea.) bünyelerinde biriktirdikleri Çinko (Zn), Kurşun (Pb), Bakır (Cu), Krom (Cr) ve Nikel (Ni) oranlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, bu bitkilerin aynı türlerinin kirlilik barındırmayan kontrol bölgelerindeki örnekleriyle karşılaştırılarak, mevcut çevresel koşullarda gelişimlerinin nasıl etkiledikleri gözlemlenecektir. Araştırmanın her aşaması, literatür taramaları ile desteklenmiş; alan seçimi, örneklerin toplanması, tanımlanması ve laboratuvar analizleri yoluyla yürütülmüştür. Sonuç olarak, ağır metal kirliliğine sahip bölgelerde uygulanacak uygun bitkilendirme tasarımları ile çevre kirliliğinin azaltılabileceği, bu uygulamaların ekolojik ve ekonomik açıdan nasıl fayda sağlayabileceği değerlendirilmiştir. Bu çalışma ile, çevre kirliliği ile mücadelede yeni yaklaşımlar geliştirilmesine ve sürdürülebilir peyzaj uygulamaları ile ekosistemlerin korunmasına katkıda bulunması hedeflenmektedir.
  • Yayın
    UNESCO Dünya Miras listesinde yer alan İran Bahçelerinin sürdürülebilir yönetim açısından değerlendirilmesi
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2024-08-29) Dadras, Sara; Zeren Gülersoy, Nuran; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Landscape Architecture
    Tarihi değerlerin korunması, bir toplumu ve onu oluşturan değerleri ve bu değerlerin içerdiği tüm dinamikleri göz önünde bulundurarak korumayı ve geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca ulaşmak için en temel araç, bu değerleri toplumsal ve mekansal yaşamın bir parçası haline getirmektir. İran mimarisi ve bahçe sanatında, mekansal kurgu ve görsel kombinasyonun hareket, dinamizm, simetri, denge ve koruma gibi tüm temel kavramlar, güçlü ve anlamlı bir şekilde yer almaktadır. Bu geleneksel uslüp uyum ve düzen sınırlarını aşan, mahremiyet ve saygıyı çağrıştıran, fonksiyonel ve faydalı, gereksizlikten ve aşırılıktan uzak, kendi kendine yeten bir özellik içermektedir. 2011 yılında (otuz beşinci oturum sırasında), 1372 Kayıt numarası ile İran Bahçe Sanatı ve 9 örnek İran bahçesinin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınma karar verilmiştir (UNESCO, 2011). “Evrensel değerlere sahip olan bu alanların Dünya Mirası listesine alınması, İran Bahçelerinin sürdürülebilir yönetiminde olumlu ve olumsuz etkilerini araştırmak, bu alanların sürdürülebilir yönetimi üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve bu alanların korunması için daha etkili stratejiler geliştirilmesine yardımcı olabilir. İran Bahçeleri gibi eşsiz değerler ve özel yerler, kendi kimliklerini ve sosyal davranışlarını içerir. Genellikle tarihi dokuların en erişilebilir noktasında konumlanan ve günümüze kadar varlığını sürdürebilen küçük ölçekli mevcüt yeşil ve açık alanlarının korunması, sıkışık kentsel alanların ekolojik sürdürülebilirliği açısından önemlidir. Bu nedenle kapsamlı araştırmalarla İran bahçelerindeki sürdürülebilirlik faktörlerinin çağdaş paradigmalara göre modellenmesi ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanması, kalkınmaları açısından yararlı olacaktır. Bu araştırma kapsamında konunun tanımı ve problemin saptanması için ayrıntılı literatür taranmasıyla beraber Eski çağlarda İran Bahçelerini araştıran tarihçiler, gezginler ve bilim insanlarının farklı lisanlarda yayınlanan yazıları ve kitapları araştırılıp, UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde yer alan benzer evrensel değerlerin alanında gerçekleştirilen projeler ve yasal ve politik sistem, seçilme koşulları ve genel işleyişleri incelenerek Dünya Miras Listesinde yer almanın avantaj ve dezavantajları irdelenmiştir. İran Bahçelerinin Dünya Mirası Listesine adaylık dosyası incelenip 9 bahçenin saha ve anket çalışmaları sonucunda, başlangıcından günümüze kadar geçen süreçte UNESCO destek projeleri kapsamında gerçekleşen çalışmalar ve teşvik edici uyarılar sonucusürdürülebilir yönetimin etkileri araştırılmıştır. Evrensel değerlere sahip ve geleneksel yöntemlerle oluşturulan kentsel açık ve yeşil alanların sahip olduğu fiziksel, ekolojik, ekonomik ve sosyal değerlerin koruma sınırlarının bağlayıcı biçimde belirlenmesi ve çevresindeki tampon zonlarının korunması, bilinçli bir şekilde alınan uluslararası desteklerle sürdürülebilir kent olgusunu geliştirmek, giderek artan yoğun ve negatif kentsel gelişimin etkilerinden korunan çok işlevli peyzaj alanların gelişime olanak sağlar. Ayrıca, bütünsel sürdürülebilir yönetim stratejileriyle kısa ve uzun vadede sürekli ve planlı bir şekilde yönetilen ve izlenen koruma ve kalkınma politikalarının uygulanması, yerel halkın ve kamuoyunun Dünya Mirası alanlarına karşı aidiyet ve sorumluluk duygusunu artıracaktır.
  • Yayın
    Kent planlamada ekolojik yaklaşımlar ve eko-kent örneklerinin değerlendirilmesi
    (Işık Üniversitesi, 2022-08-31) Tekeci Şengül, Sedanur; Zeren Gülersoy, Nuran; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı
    Bu araştırma kapsamında ekolojik yaklaşım kavramı, planlamada ekolojik yaklaşımların nasıl ele alındığı ve bir eko-kentin ekolojik yaklaşımlarda hangi kriterler çerçevesinde geliştirildiği incelenmektedir. Bu araştırmada kavramların taraması yapılarak dünyada ve Türkiye’de var olan eko-kent örnekleri irdelenmekte ve bu örneklerin kriterleri incelenmektedir. Başarılı eko-kentlerin kriterleri doğrultusunda “başarılı bir eko-kent için olması gereken kriterler nelerdir?” sorusuna cevap aranmaktadır. Tezin birinci bölümünde araştırmanın konusu kapsamı ve yönetimine yer verilmektedir. Bu bölümde ortaya konulan bir hipotez, temel soru ve alt sorular yer almaktadır. Tüm bu hipotez ve sorular kapsamında ikinci bölümde kavramların tanımlarına yer verilmektedir. Ekolojik planlamanın kavramı, tarihi, hedefleri ve kriterleri üzerine araştırmalar yapılmaktadır. Bu araştırmalar neticesinde ortaya konulan kriterler çerçevesinde oluşturulan dört inceleme stratejisi ile Dünya’dan ve Türkiye’den örnekler incelenmektedir. Bu dört inceleme stratejisi; ulaşım, atık ve geri dönüşüm, ekosistem ve tasarruf ve yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Bu stratejiler çerçevesinde incelenen eko-kent projeleri üzerinde başarı kriterleri beşinci bölümde ortaya konmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde kavramların araştırmaları yapılarak; “Ekolojik yaklaşımların önemi ve kriterleri nelerdir?” ve “Kent planlamada ekolojik yaklaşımların rolü nedir? Kente, insana, kentin ve insanın sağlığına katkıları nelerdir?” sorularına cevap aranmaktadır. Araştırmanın üçüncü bölümünde Dünya’da var olan eko-kent yaklaşımları ele alınarak başarılı eko-kent projelerinin incelenmesine yer verilmektedir. Bu inceleme neticesinde; “Kent planlamada Dünya’daki ekolojik yaklaşımlar nasıl ele alınıyor?” ve “Eko-kentlerde ne tür alt projeler uygulanıyor?” sorularına cevap aranmaktadır. Araştırmanın dördüncü bölümünde Türkiye’de var olan eko-kent tutumu ve planlanan eko-kent projelerinin incelenmesine yer verilmektedir. Bu inceleme neticesinde, “Kent planlamada Türkiye’deki ekolojik yaklaşımlar nedir? Türkiye’de planlanan eko-kent projeleri nelerdir? sorusuna cevap aranmaktadır. Araştırmanın beşinci bölümünde dünyada ve Türkiye’de incelenmiş olan eko- kentlerin başarı elde ettikleri projelerin; hangi kriterlere bağlı kalarak başarı elde ettikleri anlatılmak istenmektedir. Başarı elde etmiş olan bu eko-kentlerin incelenmesi neticesinde başarıya götüren kriterlerin ortaya konması hedeflenmiştir. Bu hedef ile birlikte tezin hipotezi olan “belirli kriterler çerçevesinde ele alınıp planlanmış olan ekolojik kent planlamalarının elde ettikleri başarı kenti ve doğal kaynakları iyileştirici ve koruyucu bir role sahiptir” tezi savunulmaya çalışılmıştır.
  • Yayın
    İstanbul Boğaziçi kent mobilyalarının kent kimliği kapsamında irdelenmesi
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-04-15) Begdeş, Melike Melis; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Landscape Architecture
    Kentsel mekân, kentte yaşanan çalışma, sosyalleşme, alışveriş gibi tüm olayların gerçekleştiği yerdir ve toplumun sosyoekonomik ve kültürel yapıları tarafından şekillenmektedir. Kentsel mekân ayrıca toplumun tüm bireylerinin yaşadığı, kamusal ihtiyaçların karşılandığı yerdir. Bu alanlar bir şehrin sağlığı ile doğrudan ilişkilidir ve mekânın kalitesi yaşam kalitesini etkilemektedir. Kullanıcı tarafından oluşturulan bir mekânda, mekânsal kimlik analizine konu olabilecek pek çok unsur bulunmaktadır. Literatürde ilk ve en önemli kriterlerin tarih, coğrafya ve tasarım olduğu gösterilmiştir. Birçok araştırmacı tarafından belirlenen bu kriterler, bölgenin kimlik sahibi olmasının sağlanması açısından oldukça önemli kabul edilmektedir. Kent kimliğine sahip olmak bölgenin kalitesini arttırır ve kullanıcılara iyi bir deneyim sunar. Kullanıcılara sunulan hizmetler açısından kent mobilyaları, kamusal alanların performansına katkı sağlayan en önemli unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir. Kentsel alanlar ile kent mobilyaları arasındaki ilişki tasarım, işlev ve yaşam dahil olmak üzere birçok bağlamda tartışılmıştır, fakat kent kimliği bağlamında yeterli çalışma olmadığı görülmektedir. Bu çalışmada, önceki çalışmalarda bu açıdan değinilmemiş kentsel mekanlardaki kent kimliğinin, kent mobilyalarıyla olan ilişkisi araştırılmıştır. İstanbul Boğaziçi bölgesi örneğinde ‘’kentsel peyzaj mobilyaları ile mekânın kimliği’’ arasındaki ilişkinin araştırılması araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Kent mobilyaları; mekânsal farkındalığın önemli olduğu dayanıklı, işlevsel ve konforlu olmasının yanı sıra mekâna kimliğine uyum sağlamış şekilde kullanılmalıdır. Bu kapsamda farklı mimari doku açısından değerlendirilmiş bu bölgede farklı tipte birçok kent mobilyası araştırılmıştır. Bu araçların kent kimliğine etkisi değerlendirilirken; donatının mekân kalitesine katkısı ile mekâna uyumu arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmuştur.
  • Yayın
    İstanbul Kadıköy Acıbadem ve Hasanpaşa mahallesi örneğinde yağmur suyu yönetimi
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-06-27) Abravanel, Başak; Uzun, Adnan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Peyzaj Mimarlığı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Landscape Architecture
    Günümüzde hızlı kentleşme süreci, doğal yüzeylerin geçirimsiz yapılarla yer değiştirmesine neden olmakta ve bu durum kentsel alanlardaki hidrolojik döngüyü önemli ölçüde etkilemektedir. Geçirimli yüzeylerin azalmasıyla birlikte, yağmur sularının yer altına sızması engellenmekte, bu da yer altı su kaynaklarının yenilenmesini zorlaştırmakta ve yüzeysel akışı artırarak suyun doğal çevrimini bozmaktadır. Bu değişim, su kirliliğinin artmasına, toprağın nem dengesinin bozulmasına ve sel ile taşkın risklerinin çoğalmasına neden olmaktadır. Artan nüfus, yaygın yerleşim ve sanayileşme faaliyetleri ile birlikte doğaya yapılan müdahaleler hız kazanmakta; bu faktörler küresel iklim değişikliği ile birleştiğinde taşkın tehlikesi daha ciddi boyutlara ulaşmaktadır (Dilley, 2005). Kentleşmenin çevresel etkileri sonucunda bireylerin erişebildiği temiz su, hava, güvenilir gıda ve yeşil alan miktarında belirgin azalmalar yaşanmaktadır. Bu bağlamda, kentsel alanların sürdürülebilirliğini sağlamak için doğal su döngüsünün korunması ve iyileştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Yağmur sularının toprak tarafından infiltrasyonunun sağlanması, bu suların ekolojik yöntemlerle toplanarak değerlendirilmesi ve kentsel hidrolojik işlevlerin sürdürülmesi, sürdürülebilir yağmur suyu yönetiminin temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda geliştirilecek planlama ve uygulamalar, hem ekosistem sağlığının korunmasına hem de kentsel yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sunacaktır. Bu çalışmada Acıbadem ve Hasanpaşa mahalleleri, İstanbul’un yoğun yapılaşmış kentsel alanlarından olmaları, geçirimsiz yüzey oranlarının yüksekliği ve yüzeysel akışın etkisiyle taşkın riski barındırmaları nedeniyle inceleme alanı olarak seçilmiştir. Her iki mahalle de, yağmur suyu yönetimi açısından doğal sızma olanaklarının sınırlı olduğu, geleneksel altyapının yetersiz kaldığı ve sürdürülebilir çözümlere ihtiyaç duyulan bölgeler arasında yer almaktadır. Ayrıca, mevcut arazi kullanımı çeşitliliği (konut, eğitim, park vb.) ve belediye tarafından desteklenen iklim uyum politikaları kapsamında bu mahalleler, doğa tabanlı çözümlerin uygulanabilirliğini değerlendirmek açısından uygun örnek alanları sunmaktadır.