8 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Yayın İnsanlığın dijital uygarlığına doğru(Fethiye ERBAY, 2022-07-02) Avcı Tuğal, SibelTechnology that shapes human needs and desires has become indispensable in life by increasing functionality along with efficiency. Digital technology is changing people and society. This transformation, which is experienced in all areas of human life, also affects economic dynamics. Production and consumption models, marketing and advertising strategies are controlled by algorithms in the digital environment. The individual using the digital environment is in intense and interactive communication with the digital universe. The digital culture and digital society that have developed in the global context, depending on technology, have not yet provided a democratic and social equality. Today’s digital technologies and the digital societies that have started to emerge with it are moving forward to rapidly implement digital civilization strategies. It is possible for humankind to create an alternative system for humanity by considering common values and possible negativities, in this process of digital chaos regarding the meta verse models, which are still in the design phase. That is the digital civilization of humankind being constructed and designed. In this article, the fundamental changes and possibilities in social dynamics with digitalization are examined.Yayın Yayın illüstrasyonlarında görsel hikâye anlatımı(Işık Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2023-01) Gökçen, Namık KaanYayın illüstrasyonları günümüzde basılı ve dijital yayınlarda metnin içeriğiyle ilişkili görsel hikâye anlatıcısıdır. Görsel hikâye anlatımı çoklu sahnelerin dışında tek bir görselle hikâyeyi etkili bir biçimde anlatabilmektedir. Yayın illüstrasyonlarında görsel hikâye anlatımı yöntemi okuyucuların metni daha hızlı ve rahat algılamalarını sağlayarak içeriğe odaklanmalarına destek olmaktadır. Bu anlamda yayın illüstrasyonları, metnin yanında konumlandırılan ayrı bir yapı olarak değil, içerikle bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu bütünlük içerisinde yayın illüstrasyonlarının, yapıya görsel estetik katmanın ötesinde işlevleri vardır. İçerikteki bilgi, düşünce veya duyguları okuyucuya aktarma, benimsetme ve hissettirme amacını taşırlar. Böylece metin okuyucuyla daha fazla etkileşime geçebilmektedir. Günümüzde basılı olan yayınların çoğu dijital ortamda da yerini almakta, kimi yayınlar ise sadece dijital olarak yayın hayatına devam etmektedir. İnsanlar, gazete, dergi ve kitapları, kullanımı giderek yaygınlaşan ve geniş imkânlar sunan bilgisayar, tablet ve telefon gibi cihazlarla dijital platformlardan okumayı tercih etmektedir. Bu çalışmanın amacı basılı ve dijital yayın illüstrasyonları ile görsel hikâye anlatımının bağını araştırmak, örnekler üzerinden incelemektir. Bu bağlamda günümüzün önemli basılı ve dijital yayınları arasında yer alan dergi ve gazetelerdeki illüstrasyonlar incelenmiştir. Yapılan araştırma ve incelemelerde edinilen bilgiler ışığında gerçek bir haber içeriği ele alınarak görsel hikâye anlatımı yöntemiyle yeni bir yayın illüstrasyonu serisi tasarlanmıştır.Yayın Sanat müzelerinin demokratikleşmesinde çevrimiçi araçların rolü: Türkiye örneği(Uludağ Koleji Özel Eğitim Kurumları, 2025-09-20) Çatalbaş, Sibel Alemdar; Tuğal, SibelSanat müzeleri, kültürel mirasın korunması ve erişilebilirliğini sağlama işlevleriyle önemli kültürel kurumlardır. Müzelerin dijitalleşme süreci, sanat eserlerine erişimde coğrafi ve sosyal engelleri ortadan kaldırarak geniş bir kitleye ulaşmayı mümkün kılmaktadır. Çevrimiçi araçlar, özellikle fiziksel olarak müzeleri ziyaret edemeyen veya dezavantajlı gruplar için sanatla bağ kurma fırsatı sunar. Pandemi döneminde müzeler, dijital teknolojilerin sanata erişim sağlama ve toplumsal katkı sunma potansiyelini daha net ortaya koymuştur. Bu araçlar, bireylerin estetik deneyimlerini demokratikleşme yönünde önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir. Bu çalışma, Türkiye’deki sanat müzelerinin çevrimiçi faaliyetlerinin toplumun sanata erişimi üzerindeki etkisini ve bu faaliyetlerin demokratikleşmeye katkısını incelemektedir. Araştırma sorusu, çevrimiçi araçların sanat müzelerinin daha geniş bir kitleye ulaşmasını ve toplumsal erişimi nasıl etkilediği üzerine odaklanmaktadır. Çalışma, müzelerin dijital platformları kullanımının incelenmesi, müze yetkilileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve çevrimiçi müze deneyimlerine katılan izleyicilerle yapılan anketler yoluyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada, Türkiye’de çağdaş sanat odaklı sergiler düzenleyen, çevrim içi platformlarda aktif olarak içerik üreten, eğitim ve izleyici etkileşimi alanlarında kurumsal yapılanmaya sahip sanat müzeleri ile sanat merkezleri örneklem olarak seçilmiştir. Bu çerçevede, çalışmanın analiz kapsamına Pera Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Odunpazarı Modern Müze ve müze işlevi üstlenen ARTER (Kültür ve Sanat Merkezi) dâhil edilmiştir. Literatür taraması ve vaka incelemelerinin yanı sıra, elde edilen nicel ve nitel veriler, çevrimiçi uygulamaların sanata erişimi demokratikleştirmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle Instagram, çevrimiçi müze etkinliklerinin duyurulmasında en etkili platform olarak öne çıkmaktadır. Ana bulgular, çevrimiçi araçların, coğrafi engelleri ortadan kaldırarak daha geniş bir izleyici kitlesine erişim sağladığını, ancak yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre memnuniyet düzeylerinde farklılıklar olduğunu göstermektedir. Kadınlar ve yükseköğretim mezunları çevrimiçi etkinliklerden daha fazla memnuniyet duyarken, 45 yaş üstü bireylerin memnuniyeti daha düşük seviyede kalmıştır. Çalışma, çevrimiçi teknolojilerin etkin kullanımının sanata erişimi artırdığı ve sanat müzelerinin toplumla daha güçlü bir bağ kurmasına katkıda bulunduğunu vurgulamaktadır.Yayın Metaverse’de pazarlama: kavramlar, yaklaşımlar ve uygulamalar(Efe Akademi, 2023-12) Beşinci, Enes; Uyan Dur, Banu İnanç; Alanka, Ömer[No abstract available]Yayın Transdisipliner eğitim süreçlerinde bir katalizör olarak spekülatif tasarım(Kocaeli Üniversitesi, 2025-11) Uyan Dur, Banu İnanç21. yüzyılın ekolojik, toplumsal ve teknolojik dinamiklerle şekillenen karmaşık krizleri, geleneksel disipliner eğitim modellerinin epistemolojik sınırlarını zorlamakta ve yeni pedagojik paradigmaları zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda transdisiplinerlik, akademi ile toplum arasındaki sınırları eriten ve farklı bilgi türlerini eşit düzeyde bir araya getiren ortak üretim odaklı bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda, spekülatif tasarımın eleştirel araçlarının transdisipliner süreçleri zenginleştirici bir katman olarak bütünleştirilmesi, bu çalışmanın odaklandığı temel ilişkilerden birini oluşturmaktadır. Bu çalışma, söz konusu arayışlara katkı sunmak amacıyla, spekülatif tasarım yaklaşımının transdisipliner eğitim süreçleri için özgün bir epistemik katalizör işlevi görebileceği argümanı üzerine kuruludur. Çalışma, spekülatif tasarımın geleceği öngörmekten ziyade ‘olası gelecekler’ ve ‘alternatif şimdiler’ üzerinden mevcut durumu sorgulayan eleştirel yapısına odaklanmaktadır. Bu bağlamda, spekülatif tasarımın sunduğu kurgusal senaryo, anlatı ve prototiplerin, transdisiplinerliğin soyut ilkelerini tartışılabilir somut zeminlere taşıma ve karmaşık sorunları çok boyutlu ele alma noktasında stratejik bir potansiyel taşıdığı tartışılmaktadır. Yürütülen kavramsal analiz, bu iki yaklaşımın sentezinin, eğitim sürecini tek yönlü bilgi aktarımına dayalı pedagojik modellerden çıkarıp, belirsizliklerle baş edebilen dinamik bir anlam üretme pratiğine dönüştürebileceğini öne sürmektedir. Bu çerçevede spekülatif tasarım araçlarının, transdisiplinerliği harekete geçirerek tasarım eğitimini piyasa odaklı problem çözme pratiğinin ötesine taşıyabileceği ve onu toplumsal hayal gücünü genişleten, etik ve dönüştürücü bir eylem alanı olarak yeniden konumlandırmaya elverişli bir zemin sunabileceği savunulmaktadır.Yayın Spekülatif tasarım projesi kapsamında üretilen öğrenci çalışmalarında Covid 19 döneminin etkisi(Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, 2021-04) Uyan Dur, Banu İnançTasarım genel olarak bir problemi tanımlama ve çözme süreci olarak görülmektedir. Görsel İletişim Tasarımı açısından bakıldığında tasarım sürecinde hedef kitle, üretim, maliyet, ergonomi, işlev ve dağıtım gibi kısıtların dikkate alınması beklenmektedir. Bu kısıtlarla birlikte tasarımcının hedefi, doğru iletişim yöntemlerini kullanarak özgün, yenilikçi ve etkileyici bir sonuca ulaşmaktır. Tüm bu değişkenler içinde problemi doğru tanımlamak çözümün niteliğini de belirler. Diğer yandan, bu problemlerin önemli bir kısmı endüstrinin ihtiyaçlarına göre belirlenir ve çözümler başka alanlara da hizmet edecek biçimde üretilir. Görsel İletişim Tasarımı eğitimi de gerçek hayatın bir benzetimi gibi öğrencilerin sektörde tutunabilecek donanımı kazanmaları üzerine yapılandırılmıştır. Tasarım eğitiminin sektöre iş gücü sağlayan ve öğrencilere istihdam edilebilirlik nitelikleri kazandırmaya çalışan konumu artık sorgulanmaya başlanmıştır. Sektörün beklentilerini karşılayacak donanımda tasarımcı yetiştirmeyi amaç edinmek yanlış olmasa da tek boyutlu bir yaklaşımdır. Diğer yandan her alanda olduğu gibi mevcut tasarım eğitimi yöntemleri sorgulanmakta ve yeni yöntemler geliştirme üzerine pek çok araştırma yapılmaktadır. Tasarım eğitimi, artık sadece günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek donanımda tasarımcı yetiştirmekten ziyade geleceğin dünyasına şekil verecek tasarımcı yetiştirmeyi amaç edinmeye doğru evrilmelidir. Bu bağlamda, Görsel İletişim Tasarımı eğitiminin şimdiye odaklanan yapısının dışında kalacak şekilde, endüstri veya pazar kısıtlamalarını aşarak yeni söylemler geliştirebilmek, kendi problemlerini belirlemek, daha geniş bir kavramsal bağlamda düşünmek ve gerçeklikle olan ilişkimizi yeniden tasarlamak için "spekülatif tasarım" uygun bir çalışma ortamı sağlayabilir. Eleştirel tasarım metodolojisinin bir parçası olan spekülatif tasarım, olası gelecekler ve alternatif şimdiki zaman üzerine spekülasyon yapmaya ve yeni kavramlar üretmeye odaklanan bir alandır. Problem çözmekten çok sorular soran, alternatif kavramlar, ürünler, sistemler veya dünyalar yaratmak için kurguyu kullanan ve eleştirel düşünmeye dayanan bir tasarım yaklaşımıdır. Olası geleceklere dair spekülasyon yapmak veya şimdiki zamanın alternatiflerini kurgulamak, çeşitli kısıtlarla sınırlandırılmış düşünceleri serbest bırakır ve sınırlar olmaksızın yeni fikirleri keşfetme olanağı sağlar. Bu fikirden hareketle, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Proje dersi kapsamında öğrencilerle spekülatif tasarım çalışmaları yapılmış, bugünü daha iyi anlamak, sorgulamak ve tartışma alanı açmak adına çeşitli yöntemler kullanılarak alternatif şimdiki zamanlar ve olası gelecekler hayal edilmiş ve somut tasarımlar ortaya konulmuştur. Bu bildiride, öncelikle eleştirel bir tasarım yaklaşımı olarak spekülatif tasarımın kapsamıyla ilgili literatürdeki görüşlere yer verilecek ve tasarım eğitiminde kullanımı açısından değerlendirilecektir. Ardından, derste izlenen yöntemler açıklanacak ve öğrenci projelerinden örnekler gösterilecektir. Örneklerin bir kısmı COVID-19 salgını öncesine ait olup bir kısmı da salgını sürecine yapılan spekülatif tasarım projeleri arasından seçilmiştir. Projeler, konu, amaç, eleştirel bakış, yaratılan dünya gibi çeşitli boyutlarıyla karşılaştırılacak ve aralarındaki farkların nedenleri tartışılacaktır.Yayın Sanal gerçeklikte kullanıcı arayüz tasarımı(Nobel Akademik Yayıncılık, 2022-09) Uyan Dur, Banu İnanç; Molo, Ümmühan[No abstract available]Yayın Tasarım kurgusu ve metaverse: spekülasyon ve eleştirel tartışmaların kesişim noktası(Kriter Yayınevi, 2023-11-21) Uyan Dur, Banu İnanç; Balaban, Yüksel[No abstract available]












