Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Ebeveynlik stresi ile çocukların davranış problemleri arasındaki ilişkide annenin zihinselleştirme kapasitesinin düzenleyici rolü
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-12-15) Şen Kabakçı, Ezgi; Küçük, Zeynep; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Ph.D. in Clinical Psychology
    Tüm ebeveynlerde farklı düzeylerde var olan ebeveynlik stresinin çeşitli alanlarda olumsuz etkileri bulunmakla birlikte, çocuk üzerindeki en yaygın sonucu davranış problemleridir. Ebeveyne ait bazı özelliklerin ebeveyn-çocuk ilişkisi üzerinde düzenleyici bir rol oynadığı düşünülmektedir. Son dönemde bu özelliklerden biri olan zihinselleştirme kapasitesi, araştırmalarda artan bir ilgi odağı haline gelmiş ve özellikle ebeveyn-çocuk ilişkisindeki işlevi üzerine odaklanılmaya başlanmıştır. Önceki çalışmalar ışığında bu çalışmanın temel amacı, ebeveynlik stresi ve çocuk davranış problemleri arasındaki ilişkide annenin zihinselleştirme kapasitesinin düzenleyici rolünü belirlemektir. Buna ek olarak araştırma kapsamında, anne zihinselleştirme kapasitesinin değerlendirilmesinde kullanılan öz-bildirime ve performansa dayalı ölçüm araçları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemini 26–46 yaş arası (Ort. = 36.32, SS = 4.39), 1.5–6 yaş aralığında çocuğu bulunan 110 kadın katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcılardan ebeveynlik stresi düzeylerini belirlemek için Ebeveyn Stres Ölçeği (ESÖ), çocuklardaki davranış problemlerini değerlendirmek için Çocuk Davranış Değerlendirme Ölçeği (ÇDDÖ) ve annenin zihinselleştirme kapasitesini belirlemek amacıyla Sosyal Biliş Film Testi (SBFT), Ebeveyn İçsel Düşünme İşlevselliği Ölçeği (EİDİÖ) ve Yansıtıcı İşleyiş Ölçeği Kısa Formu (YİÖ) uygulanmıştır. İstatistiksel analiz sonuçları, ebeveynlik stresinin davranış problemleri üzerinde anlamlı ve pozitif yönde yordayıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Düzenleyici analizler sonucunda, anne zihinselleştirme kapasitesinin ve azalmış zihinselleştirmenin ebeveynlik stresi ile çocuk davranış problemleri arasındaki ilişkide düzenleyici bir rol oynamadığı belirlenmiştir. Buna karşın, farklı ölçüm yöntemleriyle değerlendirilen anne aşırı zihinselleştirme düzeyinin söz konusu ilişkide düzenleyici bir rol üstlendiğine ilişkin bulgular elde edilmiştir. Bu sonuçlar, anne aşırı zihinselleştirme düzeyinin düzenleyici etkisinin ölçüm aracına ve çocuklardaki davranış probleminin türüne göre farklılaştığını göstermektedir. Anne zihinselleştirme kapasitesinin değerlendirildiği performansa dayalı ölçüm aracı olan SBFT ile öz-bildirim temelli değerlendirme yöntemleri (EİDİÖ ve YİÖ) arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Çalışmanın bulguları, anne zihinselleştirme kapasitesinin geliştirilmesine yönelik müdahale programlarının ve önleyici çalışmaların çocuk ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkisinin olabileceğini göstermektedir.
  • Yayın
    Çocukluk çağı travmaları ve obsesif kompulsif bozukluk ilişkisinde mentalizasyon ve interosepsiyonun aracılık etkisi
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-12-15) Candaş Demir, Merve Umay; Ünver, Buket; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Ph.D. in Clinical Psychology
    Obsesif Kompulsif Bozukluk, dünya genelinde nüfusun %1 ila %3'ünü etkileyen ve kadınlarda erkeklerden daha sık görülen psikiyatrik bir bozukluktur (Brock vd. 2024; Fawcett vd., 2020; Ruscio vd., 2010). Obsesif Kompulsif Bozukluk tanılı bireylerde çocukluk çağı travmalarının olması hastalığın daha kötü seyri ile ilişkilendirilmiş, psikoterapide travmaları ele almanın önemli olabileceği vurgulanmıştır (Kessler vd., 2010; Kyrios vd. 2018). Literatür, bedenin psikolojik iyi oluş için önemini, travma alanındaki rolünü ve psikoterapilerde bir güvenlik üssü olarak kullanımına yönelik müdahalelerde kaynak olarak kullanılmasını vurgulamaktadır (Ogden vd., 2006; van der Kolk, 1994). Mentalizasyon ve interosepsiyon ilişkisinde ise literatür kısıtlı olmakla beraber kişinin kendi içsel durumlarına ilişkin anlayışının başkalarının içsel durumlarını anlamaya yardımcı olabileceği belirtilmektedir. Bu çerçevede interosepsiyon ile mentalizasyon arasındaki mekanizmaların aydınlatılmasının, interosepsiyonu destekleyerek mentalizasyonu geliştirmek amaçlı uygulamalara katkı sağlayabileceği vurgulanmıştır (Ondobaka vd., 2017). Bu çalışmada klinik örneklem ve kontrol grubunda çocukluk çağı travmalarının obsesif kompulsif bozukluk semptomları ile olan ilişkisinde mentalizasyonun ve interosepsiyonun seri çoklu aracı değişken rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Mayıs 2024-Mayıs 2025 tarihleri arasında NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Polikliniğine ayaktan tedavi görmekte olan OKB tanısı alan 66 yetişkin hasta ve aynı tarihler içerisinde herhangi bir psikiyatrik tanısı olmayan 62 birey araştırmaya dahil edilmiştir. Demografik Bilgi Formu, İçsel Algılayıcı Farkındalığın Çok Boyutlu Değerlendirmesi Ölçeği II, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Zihinselleştirme Ölçeği, Boyutsal Obsesif Kompülsif Bozukluk Ölçeği, Akut Stres Belirti ÖlçeğiYetişkin veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS v.21 istatistik analiz programı ile istatistiksel analize tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda hem obsesif kompulsif bozukluk grubunda hem de kontrol grubunda çocukluk çağı travmaları ile obsesif kompulsif bozukluk arasındaki ilişkide interosepsiyonun ve mentalizasyonun seri çoklu aracılık rolü anlamlı bulunmamıştır. Buna karşın, modele kontrol değişkeni olarak eklenen akut stres belirtileri, OKB grubunda OKB semptomlarının güçlü bir yordayıcısı olarak ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda akut stresin kontrol grubunda hem mentalizasyon kapasitesini azalttığı hem de OKB belirtilerini anlamlı biçimde artırdığı saptanmıştır. İleride yürütülecek araştırmalar için daha geniş örneklemlerle çalışılması, interosepsiyon ve mentalizasyonun etkisinin daha net görülebileceği boylamsal çalışmaların gerçekleştirilmesi, interosepsiyonun farklı boyutlarının da ölçülmesi önerilmektedir.