Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 8 / 8
  • Yayın
    Resim sanatına yansıyan İstanbul sokak satıcılarının Osmanlı-Türk sosyal yaşamındaki yeri ve önemi
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kalyoncu, Hülya
    Osmanlı Devleti’nde sabit bir dükkâna sahip olmaksızın mal veya hizmet satışı yapan ve “sokak satıcıları” ya da “seyyar satıcılar” adını alan satıcıların yansıdıkları resim sanatı üzerinden alt başlıklar dâhilinde sınıflandırılmasının yapılarak, Osmanlı sosyal yaşamı içerisinde yerlerinin ve önemlerinin tespit edilmesinin amaçlandığı bu çalışmada, yöntem olarak Osmanlı’ya dair kaynaklarda yer alan sokak satıcıları ile ilgili yazılı ve görsel kaynak taramaları yapılmış, ilgili görsel kaynaklardan satıcı tipolojileri saptanarak fiziksel tanımlamalarının tespitine çalışılmış, yazılı kaynaklardan ise satıcıların toplum içerisindeki yerleri ve önemleri irdelenmeye çalışılmıştır. Yapılan araştırma ile geçim zorlukları nedeni ile Anadolu’nun farklı kentlerinden İstanbul’a gelen, Osmanlı toplumunun vazgeçilmezi olan bu kişilerin sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yaşama da doğrudan etki etmiş oldukları ve bu etkinin günümüz Türkiye’sinde de halen devam ettiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda sokak satıcılığının Osmanlı’dan da gelen kültür birikimi sürekliliğinin sağlanması ve aynı zamanda ekonomik ve sosyal yaşama katkı sağlanması için, sektörün tamamen ortadan kaldırılması yerine, gelişmiş ülke örneklerinde görüldüğü şekliyle belediyeler tarafından modernize edilmiş çağdaş ekipmanlar ve kaliteli hizmet eğitimleri verilmek sureti ile organize edilerek, sektöre kazandırılmaları önerimizdir.
  • Yayın
    Muhasebecilerin stratejik yönetim sürecindeki rolü ve stratejik yönetim sürecine katılım düzeylerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
    (Eskişehir Osmangazi Univ, 2016-08) Falcıoğlu, Pınar; Bayraktaroğlu Güner, Ayşegül
    Muhasebecilerin işletmelerdeki geleneksel rolü, karar vericiler için gerekli bilgi ve veri üretimini sağlamak iken, yönetim muhasebesinin ortaya çıkışı ve son gelişmeler ile ilgili yapılan güncel çalışmalar, muhasebecilerin görev ve sorumluluk alanlarının genişlediğini ve stratejik yönetim sürecine dahil olmaya başladıklarını ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı, İstanbul'da faaliyet gösteren 109 işletmede çalışan muhasebecilerin, pasif bilgi sağlayıcıları olarak mı yoksa karar mekanizmalarında aktif karar alıcılar olarak mı rol oynadıkları araştırılarak, stratejik yönetim sürecine katılım derecesinin ortaya konulmasıdır. Bu doğrultuda, muhasebecilerin işletmelerdeki temel görev ve sorumlulukları, sahip oldukları ve kullandıkları temel bilgi ve beceriler, ve karar mekanizmalarına katılım şekilleri, stratejik yönetim sürecinin temel taşlarına esas olacak şekilde, anket yoluyla sorgulanmakta ve farklı sektörler açısından stratejik yönetime katılım düzeyi muhasebecilerin, çalıştıkları işletmelerdeki stratejik yönetim sürecine katıldıklarını ve üretim sektöründe faaliyet muhasebecilerin, stratejik yönetim sürecine katılım düzeylerinin, daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yayın
    Yeşil çatı sistemlerinin su ve enerji dengesi açısından değerlendirilmesi
    (Istanbul Univ, Fac Forestry, 2016) Ekşi, Mert; Uzun, Adnan
    Yeşil çatı kavramı, günümüzde sığ derinliğe sahip bir yetişme ortamı üzerinde (2-10 cm), değişken çevre koşullarına uyum sağlayabilen otsu bitki türleriyle bitkilendirilen, bakım ihtiyaçları düşük olan, üzerinde bulunduğu binaya ve şehre sağladığı katkılar nedeniyle tesis edilen ekstensif (az yoğun) çatı bahçeleri için kullanılan bir terimdir. Bu çalışmanın amacı, İstanbul iklim şartlarında yer alan bir yeşil çatı sisteminin, ısı yalıtımı, su tutma, yüzeysel akış, bitki büyüme durumu gibi özelliklerinin ve çevresel etmenlerle olan etkileşiminin karşılaştırmalı ölçümler yardımıyla belirlenmesidir. Çalışma kapsamında, bir araştırma alanı kurularak (İÜ Yeşil Çatı Araştırma İstasyonu), yeşil çatı sistemlerinin İstanbul şartlarında su ve enerji dengesi açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Bu sayede İstanbul şartlarındaki bir yeşil çatı sistemi su ve enerji dengesi açısından değerlendirilmiş, kentle ve üzerinde bulunduğu yapıyla olan ilişkileri tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda, yeşil çatı sisteminin referans çatıya oranla genel ortalamada %77 oranında ısı verimliliği sağladığı tespit edilmiştir. Çatı yüzeylerinde oluşan sıcaklık dalgalanmaları, çatının yeşil çatı ile kaplı bölümünde %79 oranında daha düşük olarak ölçülmüştür. Bunun yanı sıra çatı yüzeyine gelen yağış, yetişme ortamındaki nem içeriğine bağlı olarak %12,8 ile %100 oranında yeşil çatı sistemi içerisinde biriktirilmiş ve sistemden su tahliyesi 23 saate kadar ertelenebilmiştir.
  • Yayın
    Yeşil çatı sistemlerinde yetiştirme ortamı derinliğinin yüzeysel akışa olan etkileri
    (Peyzaj Mimarlığı Eğitim ve Bilim Derneği, 2019-12-30) Ekşi, Mert; Uzun, Adnan
    Günümüzde dünyada yaşanan sosyal, kültürel ve ekonomik değişimler sonucunda kentlere olan yönelim artmış ve kentleşme süreci hızlanmıştır. Kentleşme, fiziksel çevrede büyük miktarda geçirimsiz yüzeylerin ortaya çıkmasına ve suyun doğal döngüsünün bozularak yüzeysel akışa dönüşmesine neden olmaktadır. Bu kapsamda yeşil çatı sistemleri, kentleşmiş alanlarda su yönetimi amaçlı geliştirilen yeşil altyapı çözümleri içerisinde önemli bileşenlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Yeşil çatı sistemlerinin yüzeysel akış yönetimine olan katkıları çalışma kapsamında değerlendirilmiştir. Bu kapsamda üç farklı derinlikte (4, 7, 10 cm) iki farklı yetiştirme ortamı karışımının su tutma ve su tahliye özellikleri değerlendirilmiştir. Çalışma sırasında, ticari bir yetiştirme ortamı (tuğla kırığı % 45, ponza %45 ve organik madde % 10) ve % 90 oranında kaba taneli ponza (10-20 mm) ile % 10 oranında evsel atık kompostu karışımı kullanılmıştır. Bu yetiştirme ortamlarına, Marmara bölgesi (A2) karesinde doğal yayılışa sahip 4 bitki türü (Achillea millefolium L., Armeria maritima Willd.,Sedum acre L., Sedum album L.) dikilmiştir. Açık alan koşullarında 27 haftalık bir süre boyunca yapılan bu çalışma sonucunda yeşil çatı sistemlerinin su tutma ve akış özellikleri, bitki büyüme düzeyleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda yetiştirme ortamı derinliği ile yüzeysel akış miktarı arasında ters bir orantı tespit edilmiş, bu durum bitki gelişimine de olumlu yönde etki etmiştir.
  • Yayın
    Yaratıcı sınıfın şehirlerde yaşam ve iş yeri tercihleri: İstanbul örneği
    (PressAcademia, 2016-04-01) Falcıoğlu, Pınar; Kurtoğlu, Ali Levent
    Yaratıcı Sınıf Kuramı ekonomik gelişmenin öncüsü olarak işlerden, mesleklerden veya şirketlerden ziyade, kişileri ortaya koyan, iyi gelişmiş insan sermayesini ekonomik büyümenin ana etkenlerinden biri olarak kabul eden modern bir anlayış üzerine kurulmuştur. Kuram, değişen şehri ve şehir sakinlerini tanımlayarak farklı bir bakış açısı getirmektedir. Bu çalışmada, İstanbul’da yaşayan, lider, yönetici, girişimci, bilim insanı ve sanatçılardan oluşan yaratıcı sınıfla yapılmış bir anketin verilerinden yola çıkılarak, gelişmiş işgücünün coğrafi alanda dağılımı ve işyeri, yaşam yeri tercihlerini hangi etkenlere göre belirlediği araştırılmıştır. Sonuçlar yaratıcı sınıfın ağırlıklı olarak geniş iş imkanları nedeniyle büyük şehirde ikamet etmeyi tercih ettiğini ve şehir içinde yerleşiminin oldukça dağınık olduğunu göstermektedir. İşyeri ve yaşam yeri tercihleri ile ilgili olarak elde edilen bulgular kültürel çeşitlilik, sosyal olanaklar, konfor alanlarının varlığı gibi yumuşak etkenlerin tercih yapmada rolünü ortaya koymakta ve Yaratıcı Sınıf Kuramını doğrulamaktadır. Ayrıca, sonuçlar çeşitli altgruplarda farklı etkenlerin etkili olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulguların şehir ve işgücü planlaması ile ilgili olarak gerek politik alanda gerek iş alanında yapılacak uygulamalara yön vermesi hedeflenmektedir.
  • Yayın
    Erken Cumhuriyet dönemi eğitim yapıları: Ankara-İstanbul örnekleri
    (IKSAD Global Publishing House, 2022-08-20) Çubukçu, Emre; Güler, Mehmet Şirin; Ağgül, Seda; Korucuk, Murat
    İkinci Meşrutiyet sonrasındaki yıllardda İttihat ve Terakki Fırkası yönetimi, yeni fikir, düşünce ve arayış içersinde; siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel alanlarda etkinliğini hissettirmektedir. Bu süreç içerisinde birçok sanat alanında olduğu gibi mimarlık alanında da döneme etkisini hissettirmiştir. Cumhuriyet’in ilanından 1960’lı yıllara kadar geçen süreç içerisinde başkent olarak Ankara’nın seçilmişve yeni kurulacak rejimin modern bir kent kimliğini yansıtan mimari yaklaşım çalışmaları ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet Döneminde birinci ve ikinci ulusal mimarlık süreçlerinde ‘Milli Mimari’ ve ‘Ulus Devlet’ anlayışları ön planda tutularak Ankara başta olmak üzere İstanbul ve İzmir gibi nüfüsu yoğun ve gelişmiş büyük şehirlerde örnek mimari yapılar uygulanmıştır. Mimari yapılarda fonksiyon olarak kamu yapılarından sonra eğitim yapıları önem ve değer taşımıştır. Çalışmanın amacı; Erken Cumhuriyet Dönemi’nde yerli ve yabancı mimarlar tarafından yapılan Ankara ve İstanbul’daki eğitim yapılarını incelemektir. Literatür ’de konuyla ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen, Ankara ve İstanbul’daki eğitim yapıları konusunda boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Araştırmanın hipotezi; ‘’Ankara ve İstanbul’daki eğitim yapıları, diğer büyük şehirlerdeki eğitim yapılarına mimari açıdan etki etmiştir.’’ olarak belirlenmiştir. Kapsam dâhilinde Ankara ve İstanbul’da yerli ve yabancı mimarlar tarafından yapılan eğitim yapıları incelenmiştir. Araştırma soruları olarak; ‘’Erken Cumhuriyet Dönemi’nde eğitim yapıları ne şekilde gelişmiştir?’’, ‘’ Niçin kamu yapılarından sonra eğitim yapılarına önem verilmiştir?’’ şeklinde belirlenerek çalışma nitel yöntemlerden faydalanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında birinci eksende, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Ankara’nın başkent olmak süreci ve mimmari alanlardaki yaklaşımları, ikinci eksende Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’ndaki yerli ve yabancı mimarlar tarafından Ankara’ve İstanbul’da yapılan eğitim yapıları, üçüncü eksende ise İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nda Ankara ve İstanbul’da yapımı gerçekleşen eğitim yapıları incelenmiştir.
  • Yayın
    Erken Cumhuriyet dönemi’nde eğitim yapılarının incelenmesi
    (IKSAD Publishing House, 2023-09) Çubukçu, Emre
    Cumhuriyet’in ilan edilmesinden sonra birçok alanda değişimlerin yaşanmasıyla birlikte, Ankara’nın başkent olması beraberinde yenilen kurulan rejimin her alanıyla modern bir şehir kimliği yaratılması istenilmesi için çok yönlü çalışmalara başlanılmıştır. ‘Ulusal Kimlik’, ‘Milli Mimari’ etkeni yeni yapılacak mimari yapılarda önemli etken olmuştur. Başkent’in ardından diğer önemli ve büyük şehirlere de yansımalarının görülmesi ve örnek teşkil edilmesi için yerli ve yabancı mimarların bakış açıları ve çalışmalarından destek alınmıştır. Cumhuriyet’in ilanından 1950’li yıllara kadar geçen süreç içerisinde modernleşme ve Batılılaşma etkilerini hissettirmiş; bunun ilk örneklerinden biri mimari alanda olmuştur. Öncelikli olarak kamu yapıları ve konut yapılarıyla örnek yapılar oluşturulmuştur. Ardından Cumhuriyet Dönemi’ne uygun; yeni anlayış ve bakış açısıyla eğitim yapılarıyla da gelişim göstermeye Ankara başta olmak üzere sırasıyla İstanbul ve İzmir’de de etkilerini göstermiştir. İki dönem olarak ele alınan Ulusal Mimarlık Akımı, birinci döneminde; Osmanlı ve Selçuklu mimari etkilerini görerek eklektik bir tutum sergiler, ikinci dönemde ise modern ve rasyonalist bir tutumla mimari yapılarda etkisini göstermiştir. Çalışmanın amacı, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Birinci ve İkinci Ulusal Mimarlık Akımlarında yer alan eğitim yapılarını incelemektir. Literatürde bu konuyla ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki eğitim yapıları konusunda boşluk görüldüğü için bu çalışma gerçekleşmiştir. Çalışma literatür taramasına dayanmaktadır. Araştırma kapsamında birinci bölümde, Erken Cumhuriyet Dönemi öncesinde yaşanan politik gelişmeler ve ulusal kimlik anlayışı, ikinci bölümde Erken Cumhuriyet Dönemi’ndeki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı eğitim yapıları, üçüncü bölüm de ise İkinci Ulusal Mimarlık Akımı eğitim yapıları incelenmiştir.
  • Yayın
    Mikro ölçekli hisselerde anormal fiyat hareketlerinin LSTM ile tahmini
    (Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2025-08-15) Recal, Füsun; Kayaçetin, Nuri Volkan; Kayahan, İsmail
    Bireysel yatırımcıların karar alma süreçlerinde gözlemlenen aşırı iyimserlik, sürü psikolojisi ve yakın geçmişteki performansa aşırı tepki gibi davranışsal eğilimler dar yatırımcı tabanları ve düşük likiditeleri nedeniyle arbitraj mekanizmasının göreceli olarak zor işlediği mikro ölçekli hisselerin değerlerini makul ekonomik temellerden koparabilir. Bu çalışmada, bu tip davranışsal eğilimlerin hisse fiyatı ve işlem hacmi üzerinde belli örüntüler bırakacağı fikrinden yola çıkılarak, Borsa İstanbul’da işlem gören mikro ölçek hisselerdeki anormal fiyat ayrışmalarını, geçmiş fiyat ve hacim bazlı değişkenler yardımıyla tahmin eden bir LSTM modeli geliştirilmiştir. İncelenen hisselerin yarısından çoğunda modelden elde edilen tahminler gerçekleşen getirilerle pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki içindedir. Sonuçlar, mikro ölçekli hisselerdeki fiyat ayrışmalarının geçmiş fiyat ve hacim verisiyle kısmen de olsa açıklanabildiğini göstermektedir.