2 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yayın İngilizce-Türkçe istatistiksel makine çevirisinde biçimbilim kullanımı(IEEE, 2012-04-18) Görgün, Onur; Yıldız, Olcay TanerBu çalışmada, İngilizce-Türkçe dil ikilisi için biçimbilimsel çözümleme yardımı ile SIU dermecesi üzerinde istatistiksel makine çevirisi denemeleri yapılmıştır. Kelime biçimlerinin baz alındığı çeviri denemeleri İngilizce-Türkçe dil ikilisi gibi biçimbilimsel ve çekimsel olarak birbirinden uzak diller için düşük performans göstermektedir. Bu durumda, çeviri temel birimi olarak kelime formlarının yerine alt-sözcüksel temsiller kullanmak, makine çevirisi performansını önemli ölçüde arttırmaktadır.Yayın Jacques Derrida ve Ludwig Wittgenstein’in dilkuramları bağlamında Jaume Plensa, eserleri ve aracı dil arayışı(Sibel Kılıç, 2017-12-31) Tatlıcı, GizemDil ile dünya kavrayışı arasındaki bağ, sözsel ve görsel olmak üzere görünürde farklı olan iki ifade biçimiyle algılanmaktadır. Bu iki ifade biçimi de gerek edebiyatta gerek görsel sanatlarda kullanılan kelimelere dayanmaktadır. Kelimeler sesli olduklarında çoklu yorumlar içerirler. Buna karşılık görsel dilin dili yoktur; yani kelimeler sadece sesli olarak düşünülürse, görsel olarak böyle bir dilden değil, renkler ve biçimler aracılığıyla kendini ortaya koyan ve böyle olunca da sözsel dil ile görsel dil arasında bağlantı kuran aracı dilden bahsedilebilir. Bu aracı dil, bir dilin en yetkin biçimiyle karşılık bulduğu edebiyatın kullandığı kelime ve harfleri-sembolleri kullanarak görsel dille plastic dil arasında bir bağlantı kurmaya çalışır. Görsel sanatlarda ortaya konulan eserlerin, aracı dil ile yeniden okunduğu takdirde henüz çözülmemiş birtakım şifreler içerdiği keşfedilecektir. Bu şifreler çözüldüğünde sanatçının anlatmak istediği düşünce, her ne kadar görünürde anlaşılması zor olsa da, aracı dil vasıtasıyla tekrar yorumlandığında yeni ve aslında gizli, bir ifade biçimi kazandığı ortaya çıkacaktır. Başka bir deyişle, görsel sanatlarda soyutlama seviyesi arttıkça anlatımcının dilden uzaklaştığı zannedilen eserlerinin, aracı dil vasıtasıyla yeni bir ifade biçimi kazandığı söylenebilir. Bu makalede, Jacques Derrida ve Ludwig Wittgenstein’ın dile yaklaşımları karşılaştırılarak, bu aracı dilin ortaya çıkarılmasına çalışılacaktır. Ayrıca yapısökümünün sağladığı geniş imkanlar çerçevesinde Wittgensteincı dil anlayışının soyut eserleri yorumlama ve alımlamada daha etkili olduğu gösterilmeye çalışılacaktır. Aracı dilin bir sanat eserini alımlamada ve yorumlamada yeni imkanlar sunması ve aynı zamanda yapısökümcü kuramın aracı dili ortaya çıkarmada en önemli araç olduğu gösterilecektir. Bu iddianın bir uygulaması olarak, günümüz heykel sanatının önemli isimlerinden Jaume Plensa’nın eserleri bu aracı dil vasıtasıyla yeniden yorumlanarak farklı bir yöntemin gerekliliği ortaya konacaktır.












