4 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 4 / 4
Yayın Improving employee coping capabilities amid pandemic-induced remote working conditions via the application of MBSR (Mindfulness-based stress reduction) training(Işık Üniversitesi, 2022-06-17) Yelkencioğlu, İhsan; Yüksel, Ahmet Hakan; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Çağdaş İşletme Yönetimi Doktora ProgramıRemote working has become an essential part of the work environment since the COVID-19 pandemic. The old habits of business life changed instantly. Accordingly, some challenges emerged for both organizations and employees in adapting to the new situation. These challenges have created stress among employees, affecting their personal lives and business lives. This study examines the perceived stress, well-being, self-awareness, self-efficacy, and resilience levels of remote-working employees in Turkey before and after the eight-week, online Mindfulness-Based Stress Reduction (MBSR) Program was implemented during the Covid-19 pandemic. For the implementation of the study, three groups of employees - all working remotely – were assembled. The first experimental group was 20 employees from an insurance company. The second experimental group was 14 employees from a beverage company. They all received the MBSR training, which was given by the author, for eight weeks. The third group was the control group of 33 employees from different sectors, and they did not receive any MBSR training. Before and after the MBSR program, a survey was conducted among both the control group and the experimental groups. In this current study, “The Perceived Stress Scale” was used to determine the stress level of the participants, “The WHO Well-being Scale” was used to determine the well-being level of the participants, “The Mindfulness Attention Awareness Scale” was used to determine the self-awareness level of the participants, “The Brief Resilience Scale” was used to determine the resilience level of the participants, and “The General Self-efficacy Scale” was used to determine the self-efficacy level of the participants. The data collected from the surveys were evaluated through the IBM SPSS Statistics 25 program. The model employed by the research intends to indicate that there is a significant change in the perceived stress, self-awareness, self-efficacy, well-being, and resilience levels of those who received the MBSR training rather than in the levels of those who did not receive the MBSR training.Yayın Annelerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ve duygu sosyalleştirme stratejileri ile 48-72 aylık çocukların duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişki(Işık Üniversitesi, 2022-02-04) Gürses, Dilara; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmanın temel amacı, 48-72 aylık çocukların duygu düzenleme becerileri üzerinde annenin psikolojik dayanıklılığının ve duygu sosyalleştirme stratejilerinin yordayıcı etkisini incelemektir. Araştırma örneklemini 48-72 aylık çocuk sahibi anneler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 659 katılımcının araştırma verileri analiz sürecine dahil edilmiştir. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları; Sosyodemografik Bilgi Formu, Duygu Düzenleme Ölçeği, Çocukların Olumsuz Duygularıyla Baş Etme Ölçeği ve Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği’dir. Bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken üzerindeki yordayıcı etkisi basit ve çoklu regresyon analizleri ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, annenin psikolojik dayanıklılığının (β=0,279; p<0.01) ve destekleyici duygu sosyalleştirme stratejilerinin (β=0,220; p<0.01) çocuktaki duygu düzenleme becerisini pozitif yönde; destekleyici olmayan duygu sosyalleştirme stratejilerinin ise çocuktaki duygu düzenleme becerisini negatif yönde (β=-0,260; p<0.01) anlamlı şekilde yordadığı bulunmuştur. Buna göre, annenin psikolojik dayanıklılık düzeyi ve çocuğun olumsuz duygularına karşı destekleyici tepkileri arttıkça çocuktaki duygu düzenleme becerisi artmakta; çocuğun olumsuz duyguları karşısında destekleyici olmayan tepkileri arttıkça çocuktaki duygu düzenleme becerisi azalmaktadır. Araştırma sonuçları ebeveynin çocuğun duygusal gelişimine etkisini ortaya koyan nitelikte olduğundan bulguların duygu düzenleme becerilerinin gelişimine dair hazırlanacak programlar ve klinik ortamda eşzamanlı olarak ebeveynler ile gerçekleştirilecek psikoeğitimler için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Yayın Son ergenlik dönemindeki bireylerde ebeveynin duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin biçimlendirici rolünün incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2021-06-18) Keskin, Ecem; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmanın temel amacı, son ergenlik dönemindeki bireylerde ebeveynin duygusal erişilebilirliği ile psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin biçimlendirici rolünü incelemektir. Ayrıca, katılımcıların ebeveyn duygusal erişilebilirlikleri, psikolojik sağlamlık düzeyi ve duygusal düzeylerinin çeşitli sosyodemografik değişkenlere göre farklılaşma durumu incelenmiştir. Araştırmaya toplam 562 kişi katılmıştır. İçleme ve dışlama kriterleri ve gerçekleştirilen uç değer analizlerinden sonra araştırma kapsamında 415 katılımcının verisi ile analizler gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Sosyodemografik Bilgi Formu, Ebeveyn Duygusal Erişilebilirliği Ölçeği (EDEÖ), Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KSPÖ) ve Duygusal Özerklik Ölçeği (DÖÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizi için IBM SPSS Statistics 25.00 programı kullanılmıştır. Ebeveyn duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin biçimlendirici etkisini test etmek amacıyla Doğrusal Hiyerarşik Regresyon Analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre anne duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin moderatör (biçimlendirici) rolü anlamlı bulunmuştur. Ancak, baba duygusal erişilebilirliği ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin moderatör (biçimlendirici) rolü anlamlı bulunmamıştır. Elde edilen tüm sonuçlar incelendiğinde, anne duygusal erişilebilirlik düzeyinin bireyin psikolojik sağlamlık düzeyi üzerindeki olası etkisinde asıl belirleyicinin duygusal özerklik olduğu ancak aynı durumun baba duygusal erişilebilirliği ve bireyin psikolojik sağlamlık düzeyi arasındaki ilişkide kendini göstermediği söylenebilir.Yayın Beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerde psikolojik dayanıklılık, erteleme ve ruminatif düşünme biçimi ile somatizasyon arasındaki ilişkinin incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2023-01-23) Onglu, Melis; Deveci, Ezgi; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical PsychologyAmaç: Bu araştırmanın amacı Türkiye’de yaşayan 18-30 yaş arası beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin psikolojik dayanıklılık, erteleme, ruminatif düşünme biçimi ile somatizasyon arasındaki ilişkinin incelemektir. Yöntem: Araştırmanın örneklemini 18-30 yaş aralığında toplam 403 kişi (Kadın=308, Erkek=91) oluşturmaktadır. Veriler uygun örnekleme yöntemi kullanılarak çevrimiçi anket yoluyla toplanmıştır. Katılımcılara sırasıyla, Bilgilendirilmiş Onam Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ), A Erteleme Ölçeği-15, Ruminatif Düşünce Biçimi Ölçeği (RDBÖ), Hasta Sağlık Anketi (HSA) Somatik Semptom Alt Ölçeği (HSA-15) uygulanmıştır. Araştırmada elde veriler SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışma sonucunda psikolojik dayanıklılık düzeyinin somatizasyon düzeyi üzerinde negatif yönde, erteleme düzeyinin somatizasyon düzeyi üzerinde pozitif yönde, ruminatif düşünce biçimininin somatizasyon üzerinde pozitif yönde yordayıcı etkisi bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi sonucunda psikolojik dayanıklılık ve ruminatif düşünme biçiminin somatizasyonun yordayıcıları olduğu, ertelemenin ise somatizasyonu yordamadığı saptanmıştır. Process Makro v4.2 Model 4 ile yapılan aracılık analizi sonucunda ruminatif düşünme biçiminin psikolojik dayanıklılık ve somatizasyon arasındaki ilişkide aracı rolünün olduğu görülmüştür. Ertelemenin ise psikolojik dayanıklılık ve somatizasyon arasındaki ilişkide aracı rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca somatik semptom düzeyinin sosyodemografik değişkenlerden cinsiyet, yaş, çalışma durumu, ağrı kesici kullanımı, eğitim durumu, algılanan gelir durumu ve bedensel yakınmalara bağlı doktor başvuru sıklığına göre istatistiksel açıdan anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Sonuç: Araştırmada psikolojik dayanıklılık, erteleme, ruminatif düşünme biçimi ile somatizasyon arasındaki ilişki incelenmiş ve istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar bulunmuştur. Psikolojik dayanıklılıktaki yüksekliğinin somatizasyon belirtilerinin görülmesini azaltabileceği, erteleme ve ruminatif düşünme biçimindeki yüksekliğinin ise somatizasyon belirtilerini artırabileceğini bulgulanmıştır. Somatizasyonun bireyler üzerindeki olumsuz etkileri bilinmektedir. Bireylerin somatik semptomlar yaşamalarını azaltmada psikolojik dayanıklılık, ruminatif düşünme biçimi ve ertelemenin önemli değişkenler olabileceği düşünülmektedir.












