8 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Yayın Pediatrik astımda algılanan stres düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolünün incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2020-06-18) Ayhan, Ayşe Sena; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu çalışmanın amacı pediatrik astımda algılanan stres düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın olası aracı etkisini analiz etmektir. Toplamda 100 katılımcının bulunduğu bu çalışmanın örneklemini 9-12 yaşları arasındaki astımlı çocuklar oluşturmaktadır. Katılımcıların algılanan stres, bilinçli farkındalık ve yaşam kalitesi düzeylerini değerlendirmek için Çocuklarda Algılanan Stres Ölçeği, Çocuk ve Ergen Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Pediatrik Astımda Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılmıştır. Astım kontrolü hakkında bilgi edinmek için 4-11 yaşlarındaki çocuklar için Çocukluk Çağı Astım Kontrol Testi ile ?12 yaş çocuklar için Astım Kontrol Testi kullanılırken hekimler tarafından da aynı zamanda GINA kriterleri ile çocukların astım kontrol düzeyleri belirlenmiştir. Araştırmanın ana hipotezlerinin analiz edilmesi sürecinde doğrusal hiyerarşik regresyon analizi kullanılmıştır. Temel hipotezlerin incelenmesi neticesinde algılanan stres ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkide (p=-,474), algılanan stres ile yaşam kalitesi alt boyutu olan belirtiler arasındaki ilişkide (p=-,399) ve algılanan stres ile yaşam kalitesi alt boyutu olan duygusal işlev arasındaki ilişkide (p=-,514) bilinçli farkındalığın kısmi aracı rolünün olduğu belirlenmiştir. Yaşam kalitesinin alt boyutlarından biri olan faaliyet kısıtlanması ile bilinçli farkındalık arasında anlamlı bir korelatif ilişkinin çıkmaması (p=,136) nedeniyle algılanan stres ile faaliyet kısıtlanması arasındaki ilişkide bilinçli farkındalığın aracı rolü incelenememiştir.Yayın Artırılmış gerçeklik teknolojileriyle desteklenmiş hikaye kitabı okuma deneyimi(İstanbul Medeniyet Üniversitesi, 2016-12-25) Doğan, AyçaKişiyle iletişim kurmak amaçlı kullanılan cep telefonlarının artık tüm alanlarda işimize yarayan cihazlara dönüşmesi ve mobil cihazların yüksek performansı bu tür cihazların kullanıcı sayısında artışa sebep olmuştur. Teknolojideki gelişim ve değişimler öğretme ve öğrenme süreçlerinde de değişim ve gelişimlere yol açmıştır. Bu makalede artırılmış gerçeklik uygulamalarının hikaye kitaplarının içeriğinde kullanımının çocukların okuma becerilerini geliştirmeye ve okuma alışkanlıklarına dair etkileri üzerinde durulmuştur. Hikaye kitaplarının eğlence ve heyecan içeren yanı çocukların dikkatini çekmektedir. Hikaye kitaplarının artırılmış gerçeklik ile etkileşimli ve hareketli hale dönüştürülmesiyle çocukların ilgisini çekme düşüncesi bu noktada önemlidir. Bu nedenle mobil artırılmış gerçeklik alanında yapılan çalışmalar incelendiğinde bu uygulamaların eğitim ortamlarında çeşitli amaçlarla kullanılabilir olduğu görülmektedir. Artırılmış gerçeklik uygulamalarının eğitimde kullanımına dair yapılan araştırmalardan bahsedilmektedir.Yayın “Anneciğim burada dur.”: ayrılma kaygısı bozukluğu vakasının çocuk merkezli oyun terapisi ile sağaltımı (Olgu sunumu)(Psikoterapi Enstitüsü, 2024-01-30) Köroğlu, Arif Erdemİnsan yaşamının her döneminde ayrılıklar önemli bir yer edinmiştir. Diğer türlere göre dünyaya daha hazırlıksız bir şekilde gelen insan türü için bu çaresizlik durumuna çare annenin varlığıdır. Bu yüzden anneden ayrılma çocuğun sosyoduygusal gelişiminde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri olmuştur. Ayrılma kaygısı bozukluğu çocuk ruh sağlığı alanında en sık karşılaşılan bozukluklardandır. Evden veya bağlı olduğu kişilerden ayrılmakta zorlanan çocuk için bu duruma yönelik tedavilerden biri oyun terapisidir. Oyun çocuğun kendisini ifade etmenin en doğal aracı olduğu için çocuk gerginlik, hayal kırıklığı, güvensizlik, saldırganlık, korku, kafa karışıklığı ve şaşkınlık gibi birikmiş duygularını dışa vurma imkanına erişmiş olur. Oyun terapisinin terapötik bir araç olarak çocuk ruh sağlığı alanında kullanımı giderek artmaktadır. Okul öncesi psikolojik sorunlara yönelik geliştirilen tedavi yöntemlerinden biri olan oyun terapisi, kaygı bozukluklarında ve depresyon belirtilerinin azaltılmasında etkili yöntemlerden biridir. Bu çalışmada ayrılma kaygısı bozukluğu tanısı alan 6 yaşında bir çocukla yürütülen 24 çocuk merkezli oyun terapisi seanslarından oluşan bir uygulamanın sonuçları sunulmaktadır. Terapistin gözlemleri, çocuğun oyun davranışlarındaki değişim, ailenin ve psikiyatri uzmanının geri bildirimleri doğrultusunda sürecin sonunda çocuğun kaygılarında önemli düzeyde azalma olduğu ve günlük işlevselliğinin arttığı belirlenmiştir.Yayın Mindfulness in the relationship between perceived stress and quality of life in pediatric asthma(İstanbul Üniversitesi, 2023-03-27) Ayhan, Ayşe Sena; Aktan, Zekeriya Deniz; Ülker Tamay, ZeynepObjective: The purpose of this study is to analyze the possible mediatör effect of mindfulness in the relationship between perceived stress and quality of life in pediatric asthma. Material and Method: The sample of this study consisted of 100 asthmatic children aged between 9-12 years who applied to the outpatient clinic of Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, Division of Pediatric Allergy. Sociodemographic information forms, Perceived Stress Scale in Children (8-11 years), Child and Adolescent Mindfulness Measure (CAMM), and Pediatric Asthma Quality of Life Questionnaire (PAQLQ) were used as data collection tools. Linear hierarchical regression analysis was used during the process of analyzing data. Results: It has been identified that mindfulness has a partial mediatör effect on the relationship between perceived stress and quality of life (p = 0.000). The presence of a partial mediator effect of mindfulness has been determined in the relationship between perceived stress and symptoms which is the subscale of quality of life (p = 0.000). Finally, it has been demonstrated that mindfulness has a partial mediator effect on the relationship between perceived stress and emotional function which is another subscale of quality of life (p = 0.000). The mediating role of mindfulness in the relationship between perceived stress and activity limitations could not be analyzed due to the lack of a significant correlation between activity limitations which is the subscale of quality of life and mindfulness (p=0.178). Conclusion: It can be helpful to add psychotherapy interventions involving mindfulness practices to asthma treatment for better control of the disease in children.Yayın Annenin hastalık kaygısı ile çocuğun hastalık kaygısı arasındaki ilişkide çocuğun bilinçli farkındalık düzeyinin aracı rolü(Işık Üniversitesi, 2024-02-02) Yılmaz, İpek Su; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical PsychologyBu araştırmada, annelerin hastalık kaygısı ile çocukların hastalık kaygısı arasındaki ilişkide çocukların bilinçli farkındalıklarının aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Buna ek olarak çocukların hastalık kaygısı, annelerin hastalık kaygısı ve çocukların bilinçli farkındalıklarının sosyodemografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırma 10-15 yaş aralığındaki 252 çocuk ve anneleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında veriler çevrimiçi olarak toplanmıştır. Anne katılımcıların hastalık kaygısı düzeylerini değerlendirmek için Hastalık Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği, çocuk katılımcıların hastalık kaygısı düzeylerini değerlendirmek için Çocukluk Çağı Hastalık Tutum Ölçeği, çocuk katılımcıların bilinçli farkındalık düzeylerini değerlendirmek için Çocuk ve Ergenler İçin Bilinçlilik Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca sosyodemografik değişkenleri değerlendirebilmek adına anne katılımcılardan sosyodemografik bilgi formunu doldurmaları istenmiştir. Araştırmanın temel hipotezlerini analiz etmek için Process Makro ile aracılık analizi yürütülmüştür. Yapılan analizler sonucunda çocuğun hastalık kaygısı ile annenin hastalık kaygısı düzeyleri arasındaki ilişkide çocuğun bilinçli farkındalık düzeyinin kısmi aracı etkisi olduğu bulunmuştur. Araştırmanın bulguları çocuklarda hastalık kaygısında bilinçli farkındalığın etkili potansiyel bir mekanizma olduğunu ortaya koyduğu gibi hastalık kaygısının nesiller arası aktarımında da üzerine düşünülmesi ve araştırılması gereken bir kavram olduğunu göstermektedir. Çocuklarda hastalık kaygısı ile ilgili tedavi ve önleyici müdahale planlarının geliştirilebilmesi için bu konuda daha fazla araştırmanın yürütülmesi gerektiği görülmektedir.Yayın Sözden görüntüye sözlü tarih ve belgeselin kesiştiği nokta: insan hikayeleri(ISPEC Publications, 2021-07-25) Şeylan, Seher; Nalbant, Kemal GökhanSözlü tarih, kişisel tanıkların anılarının ve / veya belirli bir döneme ait deneyimlerin derinliklerini çıkararak ve değerlendirerek toplumlar tarihinin inşasına katkıda bulunan, insanı nesne konumundan özne konumuna getiren bir araştırma yöntemidir. Sözlü tarih aracılığıyla farklı toplumlardan ve kültürlerden insanları dinler, onların anılarını, deneyimlerini ve yaşam öykülerini kaydederiz. Medya, bu hikayeleri aktarabilen araçlardan biridir, ancak sahiplik yapısı nedeniyle özellikle kitle iletişim araçları, egemen olanın ve çoğunluğun sesidir. Sesleri görmezden gelinen kadınlar, erkekler ve çocuklar ise kamusal alanda seslerini bağımsız belgeseller ile duyurabilir. Ticari kanallar gibi kar odaklı olmayan belgesel, sıradan insanları ve onların hayatlarını anlatmayı hedefler. Böylece kamuoyunu sosyal bir sorun hakkında bilgilendirebilir. Yönetmenlerinin bu amaçla kullandıkları yöntemlerden biri sözlü tarihtir. Belgeseller, sözlü tarih yöntemi ile yaşadığımız dünyayla ilgili hikayeler anlatır. Bunlar genellikle kültür içinde bastırılan hikayelerdir. Yaklaşımı gereği gerçeği sunması beklenen belgesel, insan hikayelerini sözlü tarih aracılığıyla aktarırken günümüze kadar ortaya çıkmayan hikayelerin kayıt altına alınmasını sağlar. Sözlü tarih, özelliği gereği toplum içinde görülmeyenlere yer verir. Böylelikle resmi tarihe dahil olmayan mağdurların sesleri sözlü tarih aracılığıyla kayıt altına alınmaktadır. Herhangi bir soruna karşı toplumsal farkındalık yaratmak için kullanılabilecek sözlü tarih yöntemi, belgesel ve diğer görsel-işitsel medya ürünlerinde kullanıldığında çok daha etkili olacak ve beklenen mesaj toplumun daha geniş kesimlerine ulaşacaktır. Bu çalışmada belgesel ile sözlü tarihin kesişimi, Türkiye'nin bazı bölgelerinde erken yaşta zorla evlendirilen çocukların hikayesini anlatan ödüllü belgeseller Zarok (Beyazdağ, 2013) ve Çirok (Beyazdağ, 2014) aracılığıyla anlatılacaktır.Yayın Ebeveyn tutumları ve çocuk davranış problemleri arasındaki ilişkide ebeveyn mükemmeliyetçiliğinin aracı rolü(Galenos Publishing House, 2025-11-11) İnce, Merve; Akçınar, Berna; Yılmaz, SimayAmaç: Bu çalışma, annelerin mükemmeliyetçiliğinin, annelerin ebeveynlik stilleri ile çocukların içselleştirme ve dışsallaştırma davranış problemleri arasındaki ilişkide aracılık rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Örneklem, 3-6 yaş arası çocukları olan 271 anneden oluşmaktadır. Katılımcılardan sosyodemografik bilgi formu, Ebeveyn Tutum Ölçeği, Hacettepe Ruhsal Uyum Ölçeği ve Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeğini doldurmaları istenmiş ve veriler çevrimiçi olarak toplanmıştır. Bulgular: Çalışmanın ana hipotezini test etmek için yapılan analiz bulgularına göre demokratik ebeveynlik, içselleştirme (b=-0,117, p<0,05) ve dışsallaştırma (b=-0,076, p<0,05) davranış problemlerini negatif yönde yordamıştır. Bu ilişkilerde annenin kendine yönelik mükemmeliyetçiliği (KYM) ve sosyal olarak belirlenen mükemmeliyetçilik (SBM) aracılık etmemiştir. Otoriter ebeveynlik, içselleştirme (b=0,046, p<0,05) ve dışsallaştırma (b=0,049, p<0,05) davranış problemleriyle pozitif yönde ilişkilendirilmiş ve bu problemler üzerindeki etkilerinde KYM ve SBM aracılık rolü üstlenmemiştir. Buna karşın, aşırı korumacı ve izin verici tutumlar bu davranış problemlerini anlamlı bir şekilde yordamamıştır. Ayrıca, annelerin KYM’nin, aşırı korumacı ve izin verici ebeveynlik tutumları ile içselleştirme ve dışsallaştırma davranış problemleri arasındaki ilişkide aracılık etkisi olmadığı bulunmuş; ancak SBM’nin aşırı koruyucu ebeveyn tutumu ile içselleştirme [b=0,017, standart hata (SH)=0,009, güven aralığı (GA): (0,003, 0,038)] ve dışsallaştırma [b=0,012, SH=0,007, GA: (0,001, 0,029)] davranış problemlerinde ve izin verici ebeveyn tutumu ile içselleştirme davranış problemi [b=0,013, SH=0,008, GA: (0,000, 0,033)] arasında aracılık etkisinde bulunduğu görülmüştür. Sonuç: Bu çalışma, ebeveynlik tutumları ve özelliklerinin çocukların ruh sağlığı üzerindeki önemli rolünü vurgulamakta, ebeveynlerin etkili ve olumlu ebeveynlik yaklaşımlarını benimsemeleri için pratik müdahalelerin gerekliliğini belirtmektedir.Yayın Child domestic labour and mothers' employment in Turkey(Taylor and Francis, 2016-01-01) Susanlı, Zehra Bilgen; İnanç Tunçer, Özlem; Koloğlugil, Serhat; Koloğlugil, SerhatThis paper takes an initial step in studying the determinants of child domestic labour and its relationship with mothers' employment in Turkey. We focus on children that are responsible for performing the domestic chores in their households. Using household level data from Demographic and Health Survey (2003), we find that the probability of child domestic labour is greater if the oldest child in the household is female; and this is stronger in rural areas. We also find that the likelihood of child domestic labour decreases with parental education. Our findings also suggest that the unobservable factors that increase the probability that a mother works increases the probability of child domestic labour in urban areas, but the opposite is true for rural areas.












