Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    0-6 Yaş çocuğu olan ebeveynlerde ebeveyn stresi ve uyku kalitesi arasındaki ilişkide bireysel bütünlük duygusu ve aile bütünlük duygusunun aracı rolünün incelenmesi
    (Işık Üniversitesi, 2024-01-29) Kurukütük, Günsu; Ünver, Buket; Özgür Polat, Pelin; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical Psychology
    Sağlığa salutojenik yaklaşım modeli, biresyel tutarlılık duygusu ve aile tutarlılık duygusunun bireylerin stres düzeylerini ve dolayısıyla sağlık durumlarını belirleyebileceğini öne sürmektedir. Küçük bir çocuğa sahip olmaktan kaynaklanan ebeveyn stresi düşünüldüğünde, insanların stresle nasıl başa çıktıkları bireysel bütünlük duygusu ve aile bütünlük duygusu düzeyleriyle bağlantılı olabilmekte ve sağlık durumlarını etkileyebilmektedir. Uyku kalitesi de erken ebeveynlik döneminde fiziksel ve ruhsal sağlığın iyileştirilmesi için en önemli faktörlerden biri olduğundan, bu çalışma bireysel bütünlük duygusu ve/veya aile bütünlük duygusunun ebeveyn stresi ve uyku kalitesi arasındaki ilişkiye aracılık edip etmediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma 674 katılımcı (%72,4 kadın, M=33,9) ile gerçekleştirilmiştir. Veriler uygun örnekleme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Ölçüm araçları olarak Demografik Bilgi Formu, Ebeveyn Stres Ölçeği, Aile Tutarlılık Ölçeği, Tutarlılık Duygusu Ölçeği ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi kullanılmış ve SPSS process macro programı aracılığıyla analizler gerçekleştirilmiştir. Ebeveyn stresi uyku kalitesinin güçlü bir yordayıcısı olarak bulunmuştur (ß= .30, p<.000). Aile bütünlük duygusu (ß=-.21, SE= .02, %95 CI [.02, .05]) ve bireysel bütünlük duygusu (ß= .02, SE= .01, %95 CI [.00, .04]) bu ilişkide kısmi aracılık etkisine sahiptir. Ancak, ikili aracılık etkisi modelinde, bireysel bütünlük duygusunun aracılık etkisi anlamlı bulunmamıştır (ß=-.05, p= .22). Bulgularımız, ebeveyn stresinin uyku kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunu ve aile bütünlük duygusu düzeyinin bireysel bütünlük duygusuna göre daha anlamlı bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, aile bütünlük duygusunu iyileştirmeye odaklanmanın, 0-6 yaş arası çocuğu olan ebeveynlerde uyku kalitesi müdahalelerinde daha iyi sonuçlar verebileceği düşünülmüştür.
  • Yayın
    Psikotik bozukluk tanısı alan bireylerin bakım verenlerinde aile dayanıklılığının yordayıcıları: algılanan aile bütünlük duygusu, duygu düzenleme güçlüğü ve bakım yükü
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-06-16) Bilgen, Mader Bengisu; Ünver, Buket; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical Psychology
    Amaç: Mevcut çalışmanın temel amacı, psikotik bozukluk tanısı almış bireylerin bakım verenlerinde aile dayanıklılığı düzeylerinin; algılanan aile bütünlük duygusu, duygu düzenleme güçlüğü ve bakım yükü değişkenleri tarafından yordanıp yordanmadığını incelemektir. Ayrıca, bakım verenlerin aile dayanıklılık düzeylerinin bazı sosyo-demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği de araştırma kapsamında incelenmiştir. Yöntem: Araştırma, Türkiye genelinde psikotik bozukluk tanısı almış bireylere bakım veren 126 kişiyle yürütülmüştür. Veriler İstanbul'daki özel bir psikiyatri Hastanesi'nden onay alındıktan sonra veri toplamak amacıyla katılımcılara Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Walsh Aile Dayanıklılık Ölçeği, Aile Bütünlük Duygusu Ölçeği-Kısa Form, Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği - Kısa Form ve Zarit Bakım Yükü Ölçeği uygulanarak yüz yüze toplanmıştır. Verilerin analizi korelasyon ve hiyerarşik regresyon yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırma bulgularına göre, algılanan aile bütünlük duygusu değişkeni ve aile dayanıklılığı arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuş olup değişkenler arasında en güçlü yordayıcı olarak belirlenmiştir. Duygu düzenleme güçlüğü ve bakım yükü değişkenleri ile aile dayanıklılığı arasında ise anlamlı ve negatif yönlü ilişkiler gözlemlenmiştir. Ayrıca, aile dayanıklılık düzeyleri bazı sosyo-demografik değişkenlere göre (örneğin eğitim düzeyi, yardım alma durumu, gelir düzeyi) incelenmiş olup anlamlı farklılıklar göstermemiştir. Sonuç: Araştırma sonuçları, aile dayanıklılığının bireysel (duygu düzenleme becerileri) ve çevresel (aile bütünlüğü, bakım yükü) faktörlerle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu kapsamda elde edilen bulgular, psikotik bozukluk tanısı almış bireylerin bakım sürecinde bakım verenlere yönelik müdahalelerde hem bireysel hem de ailesel düzeyde psikososyal desteklerin önemine işaret etmektedir. Literatürde bahsi geçen tüm değişkenlerin bir arada araştırıldığı çalışmaların eksikliği göz önünde bulundurulduğunda mevcut çalışmanın boşluğu doldurduğu söylenebilir. Öte yandan, bulgular önceki araştırmalar doğrultusunda yorumlandıktan sonra mevcut çalışmanın da sınırlılıklarına değinilerek gelecek çalışmalar için öneriler verilmiştir.