Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 6 / 6
  • Yayın
    21.yüzyıl çağdaş sanat önermesi olarak Peter Greenaway’in Last Supper dijital video enstalasyonu
    (Istanbul Univ, Research Inst Turkology, Dept Art History, 2018) Avcı Tuğal, Sibel
    20.yüzyılda ilk örnekleri görülen dijital teknoloji ve dijital görüntü uygulamaları 21.yüzyılla birlikte post-dijital döneme evrilmiştir. Hızla gelişen dijital görüntüleme teknolojisi ve buna bağlı gelişen dijital video ve dijital görüntü işleme teknolojileri farklı ve yeni anlam katmanları yaratmak üzere sanat alanında kullanılmaktadır. Simülasyonlarla çevrili bir yaşam alanı sunan 21. yüzyılda sanat yeniden varlığını sorgulamaktadır. İngiliz sinema yönetmeni, ressam Peter Greenaway sanatın, özellikle sinema sanatının yenilenmesi ve farklı açılımlar yapabilmesi için 8000 yıllık geçmişi olan resim sanatına yeniden bakılması gerektiğini düşünmektedir. Bu amaçla 2006 yılında, Batı Resim Sanatı’nda başyapıt olarak kabul edilen eserler üzerinde yeni bir görsel bir dil oluşturmak, farklı anlam katmanları yaratmak amacı ile “Nine Classic Paintings Revisited” projesine başlamıştır. Bu proje kapsamında yer alan başyapıtlardan biri Leonardo da Vinci’ye ait “Last Supper” freskidir. Greenaway’in bakışı ile “Last Supper” dijital video enstelasyonu makalede incelenmek üzere seçilmiştir.
  • Yayın
    0 Ve 1’Le Şekillenen Dünya
    (Istanbul Univ, Research Inst Turkology, Dept Art History, 2017) Avcı Tuğal, Sibel
    Sanat yapıtları yüzyıllar boyu çağının teknolojik yenilikleri ile gelişmiş ve çeşitlenmiştir. Elektronik teknolojisine bağlı olarak gelişen bilgisayarlar ve dijitalleşme toplumların kültür yapısını değiştirmekte, insan-makine ilişkisini yakınlaştırmakta, teknolojiyi vazgeçilmez kılmaktadır. Bu durum sanat için yeni bir deneyim alanı yaratmıştır. Oluşan dijital evren ve insan arasındaki bağlantı küresel anlamda endüstriyel, ekonomik ve ideolojik eğilimlere bağlı olarak şekillenmektedir. Zaman ve mekan kavramlarını altüst eden dijital yapılanma yaşamı dönüştürmektedir. 20. yüzyıl ortalarından itibaren ilk örnekleri görülen elektronik sanat, bilgisayar sanatı ve bugünkü adı ile dijital sanat fotoğraf sanatının geçmişte karşılaştığı eleştirilere benzer yaklaşımlarla değerlendirilmektedir. 21.yüzyılda büyük bir dönüşüm yaratacağı öngörülen Endüstri 4.0 ile birlikte biçimlenecek yaşam biçimlerinde görselleştirmenin, görsel estetiğin ve görsel algılamanın ön planda olacağı düşünülmektedir. Yaşanmakta olan değişim ve dönüşüm özü gereği yenilik,deneysellik ve iletişimi içinde barındıran sanat için bir fırsattır. Bu çalışmada temeli elektronik ve bilgisayar sistemlerine dayanan bilgisayar sanatı, bu alana yön verenler ve dijital sanat oluşumlarının geçirdiği süreçler ilk örnekler üzerinden incelenmektedir.
  • Yayın
    Dijital sanatın gelişim süreci: dijital sanat ve dijital sanat müzesi örnekleri
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2022-05) Erbay, Fethiye; Uz, Seden
    Dijital sanat; dijital fotoğraf, video görüntülerine müdahele edilerek oluşturulan bir sanat türüdür. Dijital sanat aynı zamanda bir veri evrenidir. Fotoğraf makinalerin kullanılmaya başlaması dijital sanatın başlangıç noktası olmuştur. Bilgisayarların gelişmesi piksel sanatı dediğimiz bir sanatın da ortaya çıkmasına yol açmıştır. Dijital sanat animasyonlar ve oyunlaştırmalarının ön planda olduğu bir sanata doğru evrilmiştir. Bu dijital sanat ürünleri, günümüzde sanatın sergi alanları olan müzeler ve özellikle de sanat müzelerinde izleyici ile buluşmaktadır. Teknolojik gelişim ve değişimler müzelerin bakış açısını ve müzelerin sergileme anlayışını da değiştirmiştir. Günümüzde müzeler, teknolojik gelişmeler ile izleyiciyi buluşturan alanlara dönüşmüştür. Müze ziyaretçileri dijital sanat ile birlikte izleyici konumundan çıkarak deneyimleyen ve sanata katkı sunan konumuna geçmişlerdir. Dijital devrim ardından ortaya dijital ressam ve tasarımcılar çıkmış ve bu sanatçılar müzelerde dijital veri uzmanları, kodlamalacılar ile birlikte çalışmaya başlamışlardır. Günümüzde bilgisayar teknolojilerinin müzelerde yarattığı imkanlar göz ardı edilemez. Yeni dijital veriler, müzelerin sergi mekanlarında geniş kullanım alanlarına sahiptir. Bu nedenle bu bildiri kapsamında, dijital sanatının gelişim evreleri ele alınmaktadır. Dijital sanatın ortaya çıkışı ile bağlantılı olarak 21. yüzyılda var olan dijital müzeler ve bu müzelerde uygulanan dijital sanat örnekleri incelenmektedir.
  • Yayın
    Yüksek öğretim kurumlarındaki çağdaş sanat eğitimi müfredatının yeni medya sanatını kapsayıcılığı
    (İnönü Üniversitesi, 2023-01-02) Kubat, Gülçin
    Bu çalışma ile Türkiye’deki üniversitelerde(vakıf/devlet) lisans seviyesindeki çağdaş sanat eğitimi müfredatının yeni medya sanatını kapsayıcılığı araştırılmıştır. Bu amaçla yüksek öğretim kurumlarındaki; Sanat Tarihi, Resim, Grafik, Grafik Tasarımı, Görsel İletişim Tasarımı, Medya ve Görsel Sanatlar programlarının hali hazırdaki ders programları web üzerinden incelenmiştir. 1980’li yıllardan itibaren özellikle de internetin keşfiyle gelişen yeni medya sanatları ve eğitimi ülkemizde batılı anlamda (müfredat+media lab) sadece vakıf üniversitelerinde kendine ciddi bir yer edinmiş, devlet üniversitelerinde sadece fotoğraf, video sanatı şeklinde, geleneksel sanat müfredatı içerisinde son derece kısıtlı bir çerçevede ele alınmıştır. Devlet üniversitelerinde yeni medya sanatları sayılı seçmeli ders olarak müfredata girebilmiştir.
  • Yayın
    Dijital sanat sergisinin belgesele dönüşme ihtimali üzerine: Sezen Aksu dijital sanat sergisi
    (Kedidedi Yayıncılık, 2023-02) Şeylan, Seher; Işıklı, Şevki; Tıngöy, Özhan
    Bilgilerin bilgisayar ortamına aktarılabilmesi ile birlikte sanatın tüm alanlarında yaygın biçimde kullanılan dijitalleşme sanatın dilini de değiştirip dönüştürmüştür. Gelişen bu teknoloji ile beraber dijital sanat, sanatın farklı kollarını bir araya getirmektedir. Disiplinlerarası sanat anlayışı olarak tanımlanabilecek bu durumun günümüz yüzyılında temel kaynağı teknolojidir. Bu bağlamda dijitalleşme ile birlikte özellikle video, sinema ve bu iki sanat dalının çıkış noktası olan fotoğraf üretim bir araya gelmesi ile birlikte filmler fotoğraflar içerebilirken diğer yandan videolar film içeriğinden ve fotoğraflardan yararlanabilmektedir. Böylece, bilgisayar özellikleri ile ses, görüntü, video ve metin bir araya getirilerek animasyon gibi özellikler eklenebilmektedir. Böylece, bu yeni sanatsal yaklaşımda disiplinler arası sanat anlayışı hız kazanmış ve müzelerde, sanat galerilerinde deneyimi açısından önemli bir değişim gerçekleşmiştir. Bu değişim temel malzemesi görüntü olan sinema ve dijital sanat sergi alanında da görülmektedir. Bu bağlamda dijital bir serginin sinemasal bir ürün olarak kabul edebileceğimiz belgesele evirilmesi mümkün görünmektedir. Çalışma boyunca, Sezen Aksu’nun yaşam yolculuğunun anlatıldığı Sezen Aksu Dijital Sanat Sergisi’nin belgesel özellikleri tartışılacaktır. Sezen Aksu’nun müzik yolculuğunun anlatıldığı sergi, sanatçının bu yolculuğunda yaşadıklarını arşiv görüntüleri ve üst ses aracılığı ile aktarması bakımından belgesel özellikleri taşımaktadır.
  • Yayın
    Yeni medya ve direnç odaklı sanat
    (Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-07-21) Kubat, Gülçin; Hatipoğlu, Özüm; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sanat Bilimi Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, PhD Program in Art Science
    Yirmi birinci yüzyıl, dünya nüfusunun önemli bir kesiminin kentlerde ve kasabalarda yaşadığı kent yüzyılıdır. Maddi bir yapı olarak kent cinsiyet, ırk/etnik köken, yaş, cinsellik ve sosyal sınıfların birbirinin üzerine katmanlandığı aynı zamanda sosyo-kültürel bir yapıdır. Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (BİT) yarattığı teknolojik değişim, gelişmiş küreselleşme ve neoliberal ekonomik yeniden yapılanma ile kentleşme arasında doğrudan bir ilişkiyi zorunlu kılmıştır. Çalışmada neoliberal ekonomi ve BİT kent toplumuna olumsuz etkileriyle öne çıkan iki önemli iktidar aygıtı olarak incelenmiştir. Kent yaşantısının zorunlu öğesi haline gelen küresel kapitalizm ve BİT uygulamaları kentliyi, özgür bir vatandaş olmaktan çok bir kullanıcı, tüketici ya da izleyiciye dönüşmesine zorlamakta toplumsallığını sekteye uğratmaktadır. 21.yy. post modern kentinde gündelik hayatı üreten tektipleştirici aynı zamanda akışkan iktidar aygıtına karşı direnç ne kadar küçük veya ne kadar etkili (devrimci) olursa olsun, bir kültürün veya toplumun çalışma şeklinin değişmesi gerekliliğine bir vurgudur. İnsanlık tarih boyunca medeniyet adına çok önemli ilerlemeler katetmiş olsa da başta kapitalizm olmak üzere iktidar sistemlerinin yıkıcı etkilerinden sıyrılmayı bir türlü başaramamış, hiçbir zaman tam anlamıyla medeni olamamıştır. Hâkim küresele karşı özgün alternatifliği savunmak, böylece mücadele etmek/direnç göstermek ağ toplumunda akışlar uzamı (küresel ağ) ile mekanlar uzamı (yeni medyadaki alternatif gerçek kamusallıklar) arasındaki bireysel ya da gelip geçici kolektif toplulukların karşıt söylemleri etrafında cereyan etmektedir. Bu pratikler iktidar karşıtı gerçek kamu kültürünü oluşturan önemli değer, ifade ve beklentilerden oluşan insan-makine yapımı yaratıcı eserler seti ya da süreçleridir. Yeni medyada karşı direnç olarak geliştirilen sanat çalışmaları; var olan anlam ve biçimleri yeni perspektifler açacak şekilde yeniden yapılandıran yapısökümcü alternatif dijital kültürel içeriklerin yanı sıra aktivist/hacktivist bir tavırla sıfırdan üretilen verili iktidar sistemlerini saptırıcı müdahalelerdir: iktidar olan bir aktörün stratejik faaliyetleriyle bağlantılı olan bir ağının özelliklerini anlamak, ortaya dökmek/söylemlerini kırmak veya manipüle etmek yaygın başvurulan direnç odaklı yeni medya sanatı uygulamalarıdır. Sanat yapma biçimleri çoğunlukla işbirlikçi, katılımcı ve deneyseldir.