7 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Yayın Beliren yetişkinlikte narsisizm, algılanan ebeveynlik biçimleri ve sosyal medyanın kendini nesneleştirme üzerindeki etkisi(Işık Üniversitesi, 2023-06-16) Akpınar, Damla; Aktan, Zekeriya Deniz; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmada, beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerin kendini nesneleştirme düzeyleri üzerinde algılanan ebeveynlik biçimleri, narsisizm ve sosyal medya kullanım özelliklerinin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 18-25 yaş aralığındaki 442 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında veriler Nesneleştirilmiş Beden Bilinci Ölçeği, Young Ebeveynlik Ölçeği, Aşırı Duyarlı Narsisizm Ölçeği ve Narsistik Kişilik Envanteri (NKE-16) aracılığıyla çevrimiçi ve yüz yüze olarak toplanmıştır. Araştırma kapsamında değişkenler arasındaki ilişkinin doğası çoklu doğrusal hiyerarşik regresyon analizi ve tek yönlü varyans analizi ile incelenmiştir. Algılanan ebeveynlik biçimleri, büyüklenmeci ve kırılgan narsisizmin çoklu hiyerarşik doğrusal regresyon analizleri ile kendini nesneleştirmenin beden gözetimi, beden utancı ve kontrol inancı alt boyutları üzerindeki etkisi ayrı ayrı incelenmiş olup analiz sonuçları kendini nesneleştirme için en güçlü yordayıcının kırılgan narsisizm olduğuna işaret etmektedir (p<.001). Büyüklenmeci narsisizmin beden utancı (p=.951) ile kontrol inancı (p=.179) alt boyutlarını anlamlı düzeyde yordamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ek olarak algılanan ebeveynlik biçimleri beden utancı (p<.001) ve kontrol inancı (p<.05) için anlamlı bir yordayıcıyken, beden gözetimi alt boyutunu anlamlı düzeyde yordamadığı görülmüştür (p=.526). Tek yönlü varyans analizi ile sosyal medya kullanım özelliklerine göre kendini nesneleştirmenin alt boyutları incelendiğinde ise üç alt boyutun da sosyal medya üzerinden fiziksel özellikleri arkadaşlar ve ünlüler ile kıyaslama düzeyine göre anlamlı şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Bununla birlikte sosyal medyada gün içerisinde geçirilen süre, kullanılan sosyal medya sayısı ve sosyal medyada paylaşımda bulunma sıklığının alt boyutlara göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları genel olarak algılanan ebeveynlik biçimleri, narsisizmin büyüklenmeci ve kırılgan boyutları ile sosyal medya kullanım özelliklerinin kendini nesneleştirme üzerinde etkili değişkenler olduğuna işaret etmektedir. Bununla birlikte değişkenlerin alt boyutlarına göre sonuçların farklılaştığı gözlemlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular; kültürel temeli ve çeşitli psikopatolojiler üzerindeki etkisi de göz önünde bulundurulduğunda kendini nesneleştirmenin farklı çalışmalarla da incelenmesi gereken bir konu olduğuna işaret etmektedir. Kendini nesneleştirme üzerinde etkili mekanizmaların belirlenmesi ilişkili ruh sağlığı sorunları açısından koruyucu ve önleyici çalışmalara katkı sağlayacaktır.Yayın Evlilik uyumunu yordamada narsistik kişilik özelliklerinin ve bağışlayıcılığın rolü(Işık Üniversitesi, 2020-05-20) Yücebıyık, Zeynep İpek; Karaköse Çelik, Selin; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBireylerin kişilik özelliklerinin evlilik uyumu ile yakından ilişkili olduğu bilinmektedir. Kişiler arası problemler ile karakterize olan narsistik kişilik özelliklerinin, evlilik uyumu üzerindeki etkisi literatürde göze çarpmaktadır. Sağlıklı bir iletişim için gerekli görülen bağışlayıcılık, evlilik uyumunu etkileyen bir diğer önemli kavramdır. Narsistik kişilik özellikleri, evlilik uyumu dışında, bağışlayıcılık ile de yakından ilişkilidir. Narsistik kişilik özellikleri, bağışlayıcılık ve evlilik uyumu değişkenlerini incelemek, bu değişkenler arası ilişkinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Bu araştırmanın amacı evlilik uyumunu yordamada narsisistik kişilik özellikleri ve affediciliğinin rolünü ortaya koymaktır. Araştırmaya 345 evli birey (183 kadın, 162 erkek) katılmıştır. Katılımcılara Sosyo-demografik Veri ve Bilgi Formu, Narsistik Kişilik Envanteri (NKE-16), Evlilikte Bağışlama Ölçeği-Olay (EBÖ-O) ve Çift Uyum Ölçeği (ÇUÖ) ile oluşturulmuş anket bataryası online olarak sunulmuştur. Sosyo-demografik değişkenlerin değerlendirilmesi için betimleyici analizler, sosyo-demografik değişkenlerin bağımlı ve bağımsız değişken üzerindeki etkilerini incelemek için t-testi analizi, hipotezleri test etmek için ise korelasyon, basit doğrusal ve çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre, narsistik kişilik özellikleri evlilik uyumu üzerinde yordayıcı bir role sahip olmamasına karşılık; Evlilikte Bağışlama Ölçeği’nin yardımseverlik alt boyutu pozitif, uzaklaşma alt boyutu ise negatif yönde anlamlı olarak evlilik uyumunu yordamaktadır. Ayrıca narsistik kişilik özellikleri, Evlilikte Bağışlama Ölçeği misilleme alt boyutunu pozitif yönde anlamlı olarak yordamaktadır.Yayın Nesne ilişkileri ile empati ve zihin kuramı arasındaki ilişkide narsisizmin aracı rolü(Işık Üniversitesi, 2022-06-16) Develi, Merve Hazal; Erdoğdu, Emel; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmanın ana amacı, bireylerde nesne ilişkileri ile empati ve zihin kuramı arasındaki ilişkileri ve bu ilişkilerde narsisizmin aracı rolünü incelemektir. Çalışma 18-45 yaş aralığında, genel popülasyondan seçilmiş 409 katılımcı ile yürütülmüştür. Veri toplama aşamasında katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Bell Nesne İlişkileri ve Gerçeği Değerlendirme Ölçeği, Patolojik Narsisizm Ölçeği, Kişilerarası Tepkisellik İndeksi ve Gözlerden Zihin Okuma Testi online form şeklinde verilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular SPSS (Statistical Package for Social Sciences) v.26.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Cinsiyetler arası farkları belirlemek için bağımsız gruplar ttesti; empati, zihin kuramı, nesne ilişkileri ve narisisizm arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi ve doğrusal regresyon analizi; son olarak aracı etki analizi için PROCESS eklentisi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda nesne ilişkileri ile empati arasındaki ilişkide narsisizmin tam aracı rolü olduğu görülse de nesne ilişkileri ile zihin kuramı arasındaki ilişkide narsisizmin aracı bir rol üstlenmediği bulunmuştur. Bulgular, nesne ilişkileri ve empati arasındaki ilişkinin narsisizm ile sağlandığını göstermekte olup narsisizmin bu ilişki için önemini vurgular niteliktedir. Son olarak, araştırmanın bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış, çalışmanın sahip dolduğu sınırlılıklarla birlikte gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Yayın Karanlık üçlü kişilik özellikleri ve benlik saygısının romantik kıskançlığın nedenleri ile ilişkisi(Işık Üniversitesi, 2021-06-17) Yazar, Dilara; Yıldırım, Elif; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ProgramıAmaç: Bu tez çalışmasında benlik saygısının karanlık üçlü (Makyavelizm, narsisizm ve psikopati) ve kaybetme ve yetersizlik kaynaklı romantik kıskançlık nedenleri arasındaki ilişkide düzenleyici rolünü incelemek amaçlanmaktadır. Çalışmanın diğer bir amacı yaş ve ilişki süresi gibi sosyo-demografik değişkenlerin karanlık üçlü, romantik kıskançlık nedenleri ve benlik saygısı ile ilişkilerini ve bu ilişkilerin cinsiyete göre nasıl farklılaştığını incelemektir. Yöntem: Araştırma örneklemi 208’i kadın, 126’sı erkek, toplamda 121 kişiden oluşan, yaş aralığı 18-27 olan ve mevcut bir ilişkisi olan öğrencilerden oluşturmaktadır. Katılımcılar uygun örneklem yöntemiyle seçilmiş ve katılımcılara online platformda Gönüllü Onam Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Kısa Karanlık Üçlü Ölçeği (SD3), Romantik Kıskançlık Ölçeği (Romantik Kıskançlık Nedenleri) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (Kısa Form) (RSES) verilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler SPSS for Windows 25. versiyonu kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmanın bulguları karanlık üçlünün romantik kıskançlık nedenlerinden yetersizlik ve kaybetme ile arasında pozitif yönde bir ilişki olduğunu göstermektedir. Karanlık üçlü alt boyutlarından yalnızca Makyavelizm ve romantik kıskançlık arasında pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu; psikopati ve narsisizmin romantik kıskançlık ile arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Cinsiyete göre incelenen analizlerin sonuçları, kadınlarda Makyavelizm’in romantik kıskançlık nedenlerinden yalnızca kaybetme ile pozitif ilişkili olduğunu; erkeklerde Makyavelizm’in romantik kıskançlık nedenlerinden hem yetersizlik hem de kaybetme ile pozitif ilişkili olduğunu göstermektedir. Karanlık üçlü ve romantik kıskançlık nedenleri ilişkisinde benlik saygısının düzenleyici rolü bulunmamıştır. Çalışmadaki değişkenlerden cinsiyet, yaş ve ilişki süresinin ölçeklerle arasındaki ilişkilerin incelendiği analiz sonuçlarına göre; erkeklerde yetersizlik nedeniyle kıskanma kadınlara oranla anlamlı düzeyde daha yüksektir. Makyavelizm ve psikopati yaşla beraber azalmakta, benlik saygısı ise yaşla beraber artmaktadır. Psikopati ve ilişki süresi negatif ilişkiliyken, benlik saygısı ve ilişki süresi arasında pozitif ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Makyavelizm kişilik özellikleri romantik kıskançlığın yetersizlik ve kaybetmeden kaynaklanan nedenleriyle ilişkilidir. Bunun yanı sıra yaş, ilişki süresi ve cinsiyete göre ilişkiler ölçeklerde farklılıklar göstermektedir. Son olarak benlik saygısının karanlık üçlü ve romantik kıskançlık nedenleri ilişkisinde düzenleyici rolü bulunmamaktadır. Elde edilen bulgular ve sınırlılıklar literatür ışığında tartışılmıştır.Yayın Bir grup üniversite öğrencisinde bağlanma stilleri ile narsisizm arasındaki ilişki : reddedilme duyarlılığının aracı rolü(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2017-01-05) Özdemir, Hazel Esin; Hayran, Rukiye; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical PsychologyBu araştırmanın temel amacı, bir grup üniversite öğrencisinde bağlanma stilleri ile narsisizm arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkide reddedilme duyarlılığının aracı rolünü incelemektir. Araştırma, İstanbul’da üç farklı üniversiteden seçilen 452 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aşamasında örneklem grubuna Kişisel Bilgi Formu, İlişki Ölçekleri Anketi, Narsistik Kişilik Envanteri, Kırılgan Narsisizm Ölçeği ve Red Duyarlığı Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 21.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Mann Whitney-U ve Kruskal Wallis Testleri gruplar arası farkları belirlemek için kullanılmıştır. Spearman rho Korelasyonu ise araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi belirmek amacıyla kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, bağlanma stilleri ile narsistik kişilik özellikleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Bu sebeple, reddedilme duyarlılığının bu ilişkideki aracı rolüne bakılamamıştır. Ancak araştırma sonuçları, reddedilme duyarlılığı ile kırılgan narsisizm arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. Ayrıca, reddedilme duyarlılığı ile grandiyöz narsisizmin kendine yeterlilik boyutu arasında da pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak, araştırmadan elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış, çalışmanın sınırlılıkları ve gelecek çalışmalar için öneriler belirtilmiştir.Yayın Çocukluk çağı travmaları ve narsisizm türleri arasındaki ilişkide kişilerarası problemlerin aracı rolü(Işık Üniversitesi, 2023-01-23) Bostancı, Selen; Sarıot Ertürk, Özge; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Clinical PsychologyBu çalışmada, kişilerin çocukluk çağı travmatik yaşantıları ile narsisizm türleri arasındaki ilişkide kişilerarası sorunların rolünün araştırılması amaçlanmaktadır. Türkiye’deki örneklemle yürütülmüş kişilerarası ilişkiler ve narsisizm türleri arasındaki ilişkinin incelendiği az sayıda çalışma olduğu görülmüştür. Kişilerarası problemlerin ve erken dönem yaşantıların, narsisizm patolojisine olan rolünün ortaya konması adına literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çocukluk çağı travmaları ve narsisistik boyutlar kişilerarası problemler arasındaki ilişkiden yola çıkılarak, bu araştırmanın ana sorusu “Çocukluk çağı travmaları ile büyüklenmeci ve kırılgan narsisizm arasında kişilerarası problemlerin aracılık rolü var mıdır?” olarak belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemi, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile ulaşılan, yaşları 22-65 arasında değişen 351 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler Google Forms aracılığıyla çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Çevrimiçi ölçüm araçları katılımcılara kolay erişilebilir örnekleme metoduna uygun olarak sosyal medya ve eposta gruplarına yapılan duyurular aracılığıyla ulaştırılmıştır. Çalışma katılımcıları için psikiyatrik tanı almak ve psikiyatrik ilaç kullanıyor olmak dışlama ölçütüdür. Araştırma verileri, Sosyodemografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği, Kişilerarası Sorunlar Ölçeği ve Patolojik Narsisizm Ölçeği aracılığıyla çevrim içi ortamda toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) v.25.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri Pearson korelasyon analizi ve hiyerarşik çoklu regresyon analiziyle incelenmiştir. Kişilerarası sorunların çocukluk çağı travmaları ve narsisizm türleri arasındaki ilişkideki aracı rolünü test etmek için PROCESS eklentisi kullanılmıştır. Bulgular kişilerarası sorunlardan Dominant/Kontrolcünün duygusal istismar ve büyüklenmeci narsisizm arasındaki ilişkide, Dominant/Kontrolcü ve Sosyal Çekinikliğin ise duygusal istismar ile Kırılgan Narsisizm arasındaki ilişkide aracı rolü olduğunu göstermiştir. Kişilere uygulanan envanterler öz bildirimine dayalı ve online olarak katılım gösterdikleri düşünüldüğünde, katılımcıların envanterdeki maddelere yanlı olarak cevap verebileceği araştırmanın sınırlılıklarından biridir. Araştırma bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış, çalışmanın sahip dolduğu sınırlılıklarla birlikte gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.Yayın Grandiyöz ve kırılgan narsisizm ile psikolojik belirtiler ve kişilerarası problemler arasındaki farklılaşan ilişkilerde şema başa çıkma biçimleri ve özbilincin aracı rolü(Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025-07-18) Saltoğlu, Seren; Akyunus, Miray; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Klinik Psikoloji Doktora Programı; Işık University, School of Graduate Studies, PhD (Doctorate) Program in Clinical Psychologyİki aşamadan oluşan tez çalışmasında literatürde önemli bir yeri olan narsisizm kavramının grandiyöz ve kırılgan türleri arasındaki farklılıkları incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, tez çalışmasının birinci aşamasında öz-bilincin işlevsel ve işlevsel olmayan iki boyutunu ölçen Ruminasyon-Yansıtmalı Düşünme Ölçeğinin Türkçe uyarlama çalışması gerçekleştirilerek, alana öz-bilinç kavramını ölçen psikometrik özellikleri güçlü bir ölçüm aracı kazandırmak hedeflenmiştir. Tez çalışmasının ikinci aşamasında ise, grandiyöz ve kırılgan narsisizmin öz-bilinç boyutları ve şema başa çıkma biçimleri ile birbirinden ayrışan ilişkilere sahip olacağı ve bunun sonucunda da iki narsisizm türünün işlevselliğinin farklı şekilde bozulacağı hipotezini test etmek amaçlanmıştır. Tez araştırmasının ilk aşaması olan ölçek uyarlama çalışması araştırmaya dahil olan ilk 500 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında sub-klinik kişilik özellikleri ölçülmek amaçlandığından genel popülasyondan kartopu örnekleme yöntemi ile toplamda 1012 katılımcıya ulaşılmıştır. Katılımcılardan Sosyodemografik Bilgi Formu’nun yanı sıra, Narsisistik Kişilik Envanteri-16, Kırılgan Narsisizm Ölçeği, RuminasyonYansıtmalı Düşünme Ölçeği, Şema Başa Çıkma Biçimleri Ölçeği, Kişilerarası Problemler Envanteri-Döngüsel Ölçekler Kısa Formu, Kısa Semptom Envanteri ve Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği kullanılarak çevrimiçi veri toplanmıştır. Tez araştırmasının ilk aşamasından elde edilen veriler ile ölçeğin Türkçe formunun geçerlik ve güvenirlik analizleri yürütülmüştür. Yapı geçerliği, yakınsak geçerlik, ayırt edici geçerlik, yordama geçerliği ve iç tutarlılık, yarıya bölme yöntemi, test-tekrar test güvenirliği analizleri aracılığıyla Ruminasyon-Yansıtmalı Düşünme Ölçeğinin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu tespit edilmiştir. Tez çalışmasının ikinci aşamasında ise, grandiyöz ve kırılgan narsisizme dair üç farklı aracı model test edilmiştir. Buna göre, birinci modelde sırasıyla ilk olarak yansıtmalı düşünme ve ardından telafi şema başa çıkma biçiminin grandiyöz narsisizm ile kişilerarası problemler arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu görülmüştür. İkinci modelde, sırasıyla ilk olarak yansıtmalı düşünme ve ardından telafi şema başa çıkma biçiminin grandiyöz narsisizm ile dışsallaştırma problemleri arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu bulunmuştur. Son olarak üçündü modelde, sırasıyla ilk olarak ruminasyon ve ardından teslim şema başa çıkma biçimi ile kaçınma şema başa çıkma biçiminin kırılgan narsisizm ile içselleştirme problemleri arasındaki ilişkide aracı rolü olduğu gösterilmiştir. Özbilincin hem olumlu hem de olumsuz sonuçlarla ilişkisi bulunduğundan, Ruminasyon-Yansıtmalı Düşünme Ölçeği’nin Türkçe uyarlamasının ruminasyon ve yansıtmalı düşünme olmak üzere işlevsel ve işlevsel olmayan iki boyutu ölçen bir ölçek olarak literatürdeki bu paradoksu çözme anlamında önemli bir boşluğu doldurması beklenmektedir. Ayrıca, tez çalışmasının ikinci aşamasında grandiyöz ve kırılgan narsisizm türlerinin, öz-bilinç ve şema başa çıkma biçimleri ile içselleştirme, dışsallaştırma ve kişilerarası problemler ile ilişkileri açısından birbirinden farklılaştığı gösterilmiştir. Bu farklılıkların hem klinik hem de teorik açıdan önemli sonuçları bulunmaktadır. Teorik bağlamda, literatürde halihazırda tartışılmakta olan grandiyöz-kırılgan narsisizm ayrımını daha iyi anlamlandırmak adına önemli bir bakış açısı sunulmaktadır. Son olarak, grandiyöz ve kırılgan narsisizmin işlevselliklerindeki bozulmanın farklı şekillerde gerçekleştiğinin aydınlatılmasının, klinik alanda çalışan uygulamacılara pratiklerinde yol gösterici olması beklenmektedir.












