Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 10 / 170
  • Yayın
    Aşırı Sağ ve Demokrasi
    (Tasam, 2009) Celep, Ödül
    1980'lerden bu yana birçok demokraside aşırı sağ partilerin seçmen desteğindeki yükselişine şahit olmaktayız. Bu yükseliş, demokratik sistemlerin tehlike altında olduğu yönünde genel bir endişe uyandırmıştır. Bu endişenin oluşmasının başlıca nedeni, aşırı sağ partilerin otoriter ve dışlayıcı politikaları savunması ve demokratik kurum ve uygulamaları sert bir dille eleştirmesidir. Bu çalışmanın başlıca amacı, aşırı sağ partilerin demokratik siyaseti doğrudan veya dolaylı olarak nasıl etkileyebileceğini irdelemek ve bu bağlamda demokrasilerin geleceği ile ilgili duyulan endişenin ne derece haklı bir endişe olduğunu araştırmaktır. Hangi partilerin aşırı sağ parti kategorisinde yer aldığı tespit edildikten sonra çalışma üç aşamada ilerlemektedir. Öncelikle aşırı sağ partilerin oy oranlarına bakılarak bu partilerin seçim performanslarının kendilerine ne derecede siyasi etkinlik sağladığı araştırılmaktadır. Sonrasında ise aşırı sağ partilere verilen oyların ne derece ideolojik, ne derece protesto oyu olduğuna bakılmaktadır. Bulgular ideolojik yakınlığın bu partilere oy verme üzerindeki etkisinin daha kuvvetli olduğunu gösterse de, yakın gelecekte aşırı sağın oy oranında önemli bir artış öngörülmemektedir. Bunun üzerine son aşamada aşırı sağ dışındaki partilerin son otuz yıl içinde aşırı sağ partilere ne derecede benzedikleri sorusu sorulmaktadır. Karşılaştırmalı Manifesto Projesi kapsamındaki sayısal veri kullanılarak yapılan analiz, toplam 19 demokrasideki demokratik partilerin önemli bir kısmının otoriter sağ temaları benimsediğini ve ideolojik anlamda sağa kaydığını göstermektedir. Çalışmanın sonucu, demokratik siyaset üzerindeki tehlikenin aşığı sağ partilerden ziyade diğer partilerden gelebileceğine işaret etmektedir.
  • Yayın
    Mülteci barınaklarının uydu görüntülerinden çoklu-sınıflı çizge-kesme bölütleme ve gölge bilgisi kullanılarak otomatik sezimi
    (IEEE, 2014-04-23) Kucur Ergünay, Şerife Seda; Kahraman, Fatih; Ateş, Hasan Fehmi
    Bu çalışmada, mülteci kamplarında bulunan yaşam alanlarının/barınakların (çadır, konteynır vb.) uydu ve hava görüntülerinden otomatik olarak sezimi ve sayımına yönelik bir yöntem tanıtılmaktadır. Mülteci kamplarındaki barınakların çok yüksek çözünürlüklü (VHR) görüntülerde dahi çok küçük boyuta sahip, belli bir alanda çok sık ve bazen karmaşık şekilde yerleştirilmiş ve arkaplan ile ayrıştırılması zor nesnelere denk geliyor olması otomatik barınak/çadır sezim ve sayımını zorlaştırmaktadır. Bahsedilen problemin çözümüne yönelik olarak çok sınıflı çizge-kesme (graph-cut) bölütlemesi ve gölge bilgisinin kullanıldığı özgün bir yöntem çalışma kapsamında önerilmektedir. Buna göre, ilk adımda çizge-kesme bölütleme yöntemi ve morfoloji işlemleri uygulanarak çadır sezimi yapılmıştır. Bu adımda sezilememiş çadırların bulunabilmesi için ikinci bir adımda çadırların gölge bilgisinden faydalanılmıştır. En son adımda gradyan-tabanlı eşikleme yöntemi ile yanlış tespitlerin elenmesi amaçlanmıştır. Önerilen yöntem, özellikle karmaşık yerleşim düzenine sahip mülteci kampları (çadırkent) üzerinde test edilmiştir. Yöntemin başarımı kesinlik (precision) ve geri getirme (recall) kriterlerine göre belirlenmiştir. Elde edilen ortalama kesinlik ve geri getirme başarımları sırasıyla %91.9 ve %90.0 olup problemin zorluğu göz önünde bulundurulduğunda umut vadedici bir sonuçtur.
  • Yayın
    Laura Mulvey, afterimages: on cinema, women and changing times
    (Semire Ruken Öztürk, 2021) Gürkan, İpek
    Mulvey’in düşünce hayatı esasında hep aynı veya benzer problemlerin temelinde ilerleyerek farklı açılardan o düşünceyi geliştirmeye ve anlamaya dayanıyor. Bu anlamda Mulvey, düşüncesini sürekli yeniliyor, sorguluyor ve bu sorgulamaya metinlerinin içerisinde büyük bir dürüstlükle yer veriyor. Afterimages’da Mulvey’in metinleri arasında diyalojik bağ metinlerle zihinsel bir ilişki kurmaya izin veriyor ve geçmişle güncel olan arasındaki gerilimin izini taşıyor. Mulvey’in güncelliği; kendi düşüncesi üzerine yönelen metinleri arasında kurulan bu açık diyalojik bağa ve bu bağın yansıtıcı özelliğine dayanıyor. Her bir metin öncekilerden izler taşıyor; aynı filmlere aynı düşüncelere geri dönüyor ama tekrara düşmeden, farklı açılardan yeniden sorgulayarak. Mulvey’in bu kitapta “geç üslup” meselesine eğilmesi satır arasına saklanmış en az iki anlamı öne çıkarıyor: birincisi kendi düşüncelerindeki değişimi gösteriyor, “kendi geç eserinde” aynı filmlere yönelerek, bir anlamda kendi geç üslubunu bu filmler yoluyla yaratıyor; ikincisi geç üslubun -dolaylı olarak ölüm fikrinin- sanat eserine yansıması düşüncesi öznellik ve yorum tartışmasını içeriyor. Bu tartışma da içten içe film çalışmalarında temsil politikalarına, anlamı göstergelerde arayan “yoruma” karşı bir eleştiriyi barındırıyor. Mulvey’in bu “geç eseri” hem geçmişe bakmanın belleğe başvurmanın ağırlığını ve biraz da melankolisini taşıyor, hem de güncelin popülist eleştirisinin “sinemanın ölümünü” ilan eden tüm serzenişlerin olumsuzluğuna hapsolmadan aksine bu dönüşümü kucaklayan, bitimsiz tartışmaların retorik örtüsünü kaldıran bir olumlamayla ilerliyor.
  • Yayın
    Ritmik beden, belleğin ritmi: Bir 29 Ekim anısı
    (2010) Tuğrul, Saime
    Ulus, meşruiyetini, ideoloji, sosyal kurumları ve taşıyıcıları ile sağlasa da bu, toplumun tümünü, ulus bilincine eklemlemek için yeterli değildir. Bu toplumsal uzlaşma, toplum üyelerinin, hafızalarına, bedenlerine girmek, bireyi, ulusu ile eriyik (füzyonel) bir ilişki içine sokmakla mümkündür. Sınırlarını, coğrafyanın ötesine taşımak, bedensel, akustik, dilsel sınır işaretleri ile, bizi diğerlerinden ayırmak gerekir: Bu ayrışımda, mümkün olduğunca, şiddet dışarıya atılmaya çalışılırken, içsel uzlaşmış cemaatin, bedensel bütünlüğü korunmaya çalışılır. Biz olabilmenin temel koşulu olan içte barışın, -gerektiğinde, dışarıda savaş olma pahasına- sağlanmasını, birlikteliğin kenetlenmiş bir bütünlüğe dönüşebilmesini, içsel stresin yönetimi belirler. Bütünleşmenin harcı ise, ortak değerler etrafında oluşmuş tertibatlar sayesinde gerçekleşir; her türlü eğitim ve talim kurumlarının yanı sıra, kurucu dönemin toplumsal bellekte canlı tutulması, ilk inşanın anısının bir kuşaktan ötekine taşınması gerekir. Kültürel bellek sayesinde, kurucu geçmiş, toplumsal hatırlama sürecinde yeniden oluşturulup, doxa'ya dönüştürülürken, hafıza mekânları yeniden oluşturulmuş somut geçmişin sembolik alana taşınmasına yardım ederler. Toplum üyelerinin geçmişi canlı tutmalarının bir başka yolu da tekrarlar yoluyla sağlanan eşzamanlılık deneyimleridir; bayramlar ve törenler, resmi geçitler, döngüsel karakterleri ve düzenleriyle, simdi ile geçmişin kopmamasını sağlayan en önemli tertibatlardandırlar. Bayramların ritüelini oluşturan düzen, söylemler, müzik ve ritmle beslenen toplum üyeleri, hafıza mekânının bir uzantısı olarak, ortak dilin ve sesin etrafında cemaatsel bir beden oluştururlar.
  • Yayın
    Raylı sistemlerde yüksek gerilim aksamının otomatik denetimi
    (IEEE, 2014-04-23) Ağdoğan, Didem; Babacan, Veysel Karani; Eskil, Mustafa Taner
    Raylı sistemlerde yolculugun sorunsuz tamamla-nabilmesi için sistem bütünlüğü kritik öneme sahiptir. Sistem bütünlüğü, lokomotif ve vagonlar haricinde katener (yüksek gerilim) hattı, pantograf ve raylara bağlıdır. Katener hattı ve pantograf, lokomotife elektrik iletimini sağlarken rayların seviyesi pantografın elektrik hattına düzenli temasına etki eder. Raylarda oluşabilecek çöküntüler katener hattı ile pantograf arasında ark (kıvılcım) oluşumuna neden olur. Katener hattının pantograf sınırları dışına çıkması, pantografta oluşabilecek çentikler ve ark oluşumu lokomotif üzerinden anlık izlenebilir. Bu çalışmada amacımız, bu üç ögeden kaynaklanabilecek hataları kameralı bir sistemle, gerçek zamanlı ve otomatik izleyerek tren yolculuğunun güvenli ve kesintisiz yapılmasına katkıda bulunmaktır.
  • Yayın
    Oyunlaştırma ve Mekan: Yaz Çalıştayı 26-30 Temmuz 2021
    (Işık Üniversitesi Yayınları, 2021-09) Işık Üniversitesi; Karadağ, Derya; Ozar, Betül; Gülbahar, Simge
    Tasarım eğitiminde çalıştaylar, resmi müfredatlar içerisinde yer almadığı halde öğrencinin kendisini geliştirebilmesi ve yürütücülerle birlikte bir araştırma ortamında deneyim ve becerilerini geliştirebilmesi için büyük önem taşımaktadır. Bilgi paylaşımı ve üretiminin sağlanması adına disiplinler arası ve kolektif bir ortam sunan çalıştaylar sayesinde, formel eğitimin içine doğrudan girmeyen konular hakkında tasarım öğrencilerine yeni bakış açıları ve perspektifler kazandırılmaktadır. Bu amaçlara hizmet etmesi amacıyla, Işık Üniversitesi, Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü tarafından 26-30 Temmuz 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen 'Oyunlaştırma ve Mekan Yaz Çalıştayı' düzenlenmiştir. Covid-19 salgını sonrası, yüz yüze olan tasarım stüdyolarının zorunlu olarak çevrimiçi ortama taşınması, çalıştayın da dijital ortamda gerçekleştirilmesine neden olmuştur. Fakat çalıştayın çevrimiçi süreci, farklı üniversitelerden akademisyenlerin ve öğrencilerin buluştuğu zengin bir tasarım atölyesi haline gelmesi ile sonuçlanmıştır. Toplamda 11 atölye, 49 katılımcı ve 21 yürütücü ile çalıştay sonuçlandırılmıştır. Çevrimiçi ortamların bir buluşma mekanı olarak kullanılması, bu çalışmanın temasının belirlenmesine zemin hazırlamıştır. Oyun, tarih boyunca yaşamın ayrılmaz bir parçası, canlıların çevreleri ile kurdukları ilişki ve öğrenme süreçleri için güçlü bir çerçeve olmasının yanı sıra, fiziksel ve dijital ortamlarda gerçekleştirilebilen bir eylemdir. Bu güçlü kavramsal ve yöntemsel çerçeve, bugün "oyunlaştırma" olarak her alanda karşımıza çıkmaktadır. Oyun tasarım konseptleri ve ögeleri, yaygın olarak oyun dışı alanlarda öğrenme motivasyonun artırılması ve kullanıcıları problem çözmeye teşvik etmesi gibi amaçlarla yaygın olarak kullanılmaktadır. çalıştay hakkında... Tasarımın tüm disiplinlerinde oyunlaştırma öğeleri ve yöntemleri, farklı şekillerde kullanılabilmektedir. Tasarımcı kullanıcı-mekan arasındaki etkileşimin artırılması, kentin okunması, tarihsel süreçlerin kayıt altına alınması, tasarım eğitiminde stüdyo ortamının zenginleştirilmesi gibi pek çok konuda, oyunlaştırma yöntemlerinin potansiyelleri bir haftalık atölye sürecinde farklı başlıklar altında ele alınmıştır. ‘3..2..1... Design!’, ‘Arkeolojiyi Oyunlaştırmak - arkeOyun’, ‘BEDENİM eşittir EVİM (midir?)’, ‘Evimde "GO" Seferi’, ‘İşlevleri Haritalamak’, ‘Kullanıcı Odaklı Tasarım’, ‘Kullanıcı Ölçeğinde Mekanın Eskizlerle Kurgulanması’, ‘Mekan ve Moda Ara Kesitinde Cephesel Oyunlar’, ‘Modeller, Kodlar ve Sayısallaştırma’, ‘Porta Continua’ ve ‘Renkli Adımlar’ atölyeleri gerçekleştirilmiş ve sonuçların atölyenin tüm katılımcılarıyla yapılan bir toplantıda paylaşılmıştır. Atölyelerin kuramsal olarak desteklenmesi amacıyla, Doç. Çetin Tüker tarafından ‘Oyunlaştırma ve Mekan’ ve Pelin Bolca tarafından ‘Tarihi Çevrenin Korunması ve Farkındalık için Oyunlaştırma’ başlıklı seminerler düzenlemiştir. Bu çalıştaya katılım gösteren tüm öğrencilere ve atölye yürütücülerimize emeklerinden ötürü teşekkür eder, bundan sonraki atölyelerimizde de her zaman birlikte farklı temalarla bir araya gelmeyi dileriz. Bizlerle bilgi ve deneyimlerini paylaşan Doç. Çetin Tüker’e, Dr. Pelin Bolca’ya, atölye sürecinde Fakültemiz bünyesinde bizleri her zaman destekleyen Prof.Dr. Adnan Uzun’a, Dr. Öğr. Üyesi Tunca Güzeloğlu’na, Araş. Gör. Beyza Özdeniz’e teşekkür ederiz.
  • Yayın
    Birleşik çöz/sıkıştır ve ilet tabanlı işbirlikçi çoklu erişim
    (IEEE, 2012-04-18) Güneş, Mehmet; Kaya, Onur
    Bu bildiride, iki kullanıcılı bir işbirlikçi çoklu erişim kanalı için çöz-ilet ve sıkıştır-ilet tekniklerinin eş zamanlı kullanılmasına dayalı kodlama ve kodçözme teknikleri geliştiriyor, ve karşılık gelen erişilebilir veri hızı ifadelelerini türetiyoruz. Sonuçlarımızı bilinen bazı çift yönlü işbirliği stratejilerinin veri hızları ile kıyaslayarak, iki tekniğin bir arada kullanılmasının erişilebilir veri hızı bölgesini genişletebildiğini benzetimler yolu ile gösteriyoruz.
  • Yayın
    Tel file geometrilerinin sıradüzensel küme bölüntüleme ile spektral kodlaması
    (IEEE, 2007-09-04) Konur, Umut; Bayazıt, Uluğ; Ateş, Hasan Fehmi; Gürgen, Sadık Fikret
    Çalışmamızda bir dönüşümle elde edilen spektral katsayılar kullanılarak betimlenen tel file geometri bilgisi, katsayılara bütün bit düzlemlerinde en doğru öncelikler atanarak sıradüzensel bir küme bölüntüleme algoritmasıyla aşamalı biçimde kodlanmaktadır. Kullanılan spektral dönüşüm [8]’de önerilmekte ve geometri bilgisinin topolojiden belirlenen birimdik bir doğuray üzerine düşümlenerek katsayıların elde edilmesi ilkesine dayanmaktadır. Kodlamada kullanılan küme bölüntüleme yöntemi, üç ayrı uzamsal koordinata ait farklı katsayıların bitlerine her bit düzleminde doğru önceliği tanımakta ve katsayıların bit düzlemlerindeki sıfırları birleşik kodladığı için dolaylı bit atamasını başararak tamamen gömülü bir yapıyı sağlayabilmektedir. Yaygın düzensiz tel filelerle yapılan deneylerde önerilen yöntemin hız-bozunum başarımı, [8]’deki kodlama yönteminin hız-bozunum başarımına göre açık bir üstünlük sağlamaktadır.
  • Yayın
    Parçacık süzgeçleme ile hedef izleme uygulamasında topak çizelgeleme
    (IEEE, 2007) Özfidan, Özgür; Bayazıt, Uluğ; Çırpan, Hakan Ali
    Bu çalışmada, uzaklık ölçer algılayıcılarla hedef takibi uygulamasında algılayıcı çizelgeleme problemi ele alınmıştır. Çok algılayıcılı uygulamalarda algılayıcıların yönetimi ürettikleri verilerin sınıflandırılması için olduğu kadar algılayıcıların verimli kullanımı için de gereklidir. Algılayıcı yönetimindeki önemli hususlardan biri algılayıcı çizelgelemesidir. Algılayıcıları çizelgeleyerek bant genişliği, güç, ve hesaplamada ciddi ölçüde kazanımlar sağlanabilir.
  • Yayın
    3-B nesne bilgilerinin vektor nicemleme yöntemleri ile sıkıştırılması
    (IEEE, 2004-10-25) Orcay, Özgür; Konur, Umut; Bayazıt, Uluğ; Gürgen, Sadık Fikret
    Bu çalışmanın amacı, bağlanırlık kodlaması için gerçeklenmiş [I]'deki algoritmayı bazı yenilikler ile uygulamak ve koordinat sıkıştırması için 3-B (3 Boyutlu) nesne gösterimleri alanında kullanımı kısıtlı olan kayıplı bir göz sıkıştırma algoritması geliştirmektir. İlk kısımda, bağlanırlık kodlamasını gerçeklemek için kullanılan algoritma ([I]) üzerinde yapılan ufak değişiklikler ile amaca uygun iyileştirmeler sağlanmıştır. İkinci kısımda ise bu alanda kullanımı kısıtlı olan Vektor Nicemleme yöntemleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın diğer önerilen algoritmalardan farkı, Entropi kısıtlı Vektör Nicemleme (ECVQ) yönteminin geometri sıkıştırma algoritması olarak kullanılmasıdır. Bu sayede gerek bağlanırlık gerekse geometri sıkıştırması algoritmaları için tatmin edici hata düşürme oranlarına ulaşılmıştır.