8 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 8 / 8
Yayın Günümüz sanatında kimlik ve temsiliyet sorunu olarak giysi(Işık Üniversitesi, 2014-04-14) Cöne, Özge Can; İslimyeli, Balkan Naci; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Resim Yüksek Lisans ProgramıBu tezin temel amacı, kimlik ve temsiliyet kavramı ile ilişkilendirdiğim giysinin toplumsal rolünü,, statü, sınıf ve kimlik olgularıyla ilişkisini, kullanım alanlarını, günümüz sanatına olan etkilerini örnekleriyle ortaya koymaktır. Bu tezde öncelikli olarak genel giysi kavramından bahsedilmiştir. Daha sonraki bölümlerde, giysinin toplumsal açıdan incelenmesi, sınıf, cinsiyet, kimlik ve beden olgusu ile ilişkilendirilerek ele alınmıştır. Daha sonra ise moda kavramına giriş yapılarak, moda kavramının toplumsal temellerine değinilmiştir. Son olarak giysinin, güncel sanatta yer bulması ve yorumu sanatçı örnekleriyle ele alınmıştır.Yayın Geleneksel Şile bezinin günümüz kadın giysi modasına uyarlanması(Işık Üniversitesi, 2018-06-06) Gürkan, Çisem; Atlı, Betül; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans ProgramıBu araştırmada oldukça köklü bir tarihe sahip olan Şile yöresine ait Şile Bezinin geçmişten günümüze yaşadığı değişimler ve günümüzdeki durumu anlatılmıştır. Antik Çağ’dan günümüze kadar pek çok egemenliğin hüküm sürdüğü ve bu çağlarda Artani- Hile olarak bilinen Şile’nin bizlere sunduğu kültürel miraslarından biri olan ve yaklaşık olarak 150 yıllık bir geçmişe sahip olan Şile Bezi incelenmiştir. 1920’lerden önce yün dokumacılığının da yaygın olarak görüldüğü Şile’de, 1920’li yıllardan itibaren ipek dokumacılığına geçilmiş, 1940’larda ipek dokumacılığının maliyetli olması sebebiyle keten dokumacılığı tercih edilmiştir. Günümüzde Geleneksel Şile bezi %100 pamuk kıvrak (bürümcük) ve 20/1 numara iplik ile dokunmakta, isteğe göre 20/2 numara %100 keten veya %100 ipekli dokumalar da elde edilmektedir. Araştırmanın birinci bölümünde Şile ilçesinin tarihçesi, coğrafi yapısı ve Şile halkının sosyal yaşantısı ile ilgili bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise dokumacılık sanatının nasıl ortaya çıktığı, tarihsel süreci ve yaşadığı gelişmeler anlatılmıştır. Üçüncü bölümde Geleneksel Şile bezi dokumacılığına giriş yapılmıştır. Bu bölümde Şile bezinin tarihsel süreci , kullanılan hammaddeler, dokuma öncesi ve sonrasında yapılan işlemler detaylı bir şekilde işlenmiştir. Son bölüm olan 4. bölümde ise Geleneksel Şile Bezinin günümüz kadın giysi modasına uyarlanması anlatılmıştır. Tasarlanan 6 parçalık kadın giysi koleksiyonu ve bu koleksiyon aşamalarını anlatan görseller dördüncü bölümde sunulmuştur. Günümüz kadın modasına uygun olması için 5 adet ana kumaş Şile Bezi olmak kaydıyla çeşitli malzemeler kullanılarak kumaş tasarımları hazırlanmış, seçilen kumaş tasarımlarından 5 parçalık kadın giysi koleksiyonu ortaya konulmuştur. Koleksiyonda 20/1 iplikle dokunmuş %100 pamuk Şile Bezi kullanılmıştır. Giysilerin tamamında renk olarak Şile Bezinin ham rengi olan kırık beyaz tercih edilmiştir. Şile Bezinin en önemli özelliklerinin başında gelen rahatlık ve ferahlık hissi koleksiyonda ön plana çıkarılmış, hazırlanan kadın giysi koleksiyonunda spor giyime uygun parçalar ortaya konmuştur. Bu çalışma ile unutulmaya yüz tutmuş olan Şile Bezinin günümüzde tekrar nasıl canlandırılabileceğine dair konu ile ilişkili kurumlarda çalışan kaynak kişilerle görüşmeler yapılmıştır.Yayın Pop art akımının mobilya tasarımıyla ilişkisi ve etkisi(Işık Üniversitesi, 2012-06-13) Çubukçu, Emre; Şarlak, Evangelia; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı"Pop Art Akımının Mobilya Tasarımıyla İlişkisi ve Etkisi'' adlı çalışmanın temel amacı ; Pop Art akımında ön plana çıkan popüler kültürün, tüketici toplum karşısında görsel sanatların, moda ve sinemanın etkilediği birçok alandan ''mobilya tasarımı'' nı ele alarak Pop Art akımının mobilya ile ilişkisini ve etkisini öne çıkan tasarımcıların tasarımlarını ele alarak tasarımlarını ''pop'' bağlamında , 1950'li yıllardan 1970'lerin sonuna kadar geçen süreçteki siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel etkenlerle Pop'un ''ucuz'', ''basit'', özgürlük'', ''değişim'' ve ''tüketim'' gibi kavramlara yer vererek mobilya tasarımı örnekleriyle incelemektir.Yayın Erken Cumhuriyet döneminden günümüze tüketim bağlamında moda kavramının mekâna yansıması(Işık Üniversitesi, 2022-06-13) Karakütük, Tuğba; Özker, Serpil; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İç Mimarlık Yüksek Lisans ProgramıToplumların modernleşme dönüşümünde siyasi, ekonomik ve teknolojik politikalar etken olmuştur. Türk toplumunun oluşumunda özellikle 1923 ve 1950’li yıllarda bilim ve teknoloji destekli sosyo-ekonomik ve kültürel kalkınma anlayışı ile bir toplumsal dönüşüm gerçekleşmiştir. Bir gereksinim olan giyim ve barınma ihtiyacı, kullanıcıların içinde bulundukları zamana ve yaşam standartlarına göre değişmiştir. 1950'li yıllardan itibaren iç ve dış siyasi politikalar, Türkiye’de toplumsal değişimlerin yaşanmasına sebep olmuş, bireyin temel ihtiyacı olan barınma ve giyinme gereksinimini de dönüştürmüştür. 1980 yılı, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ve ekonomik yapıya bağlı olarak köklü kültürel değişimlerin yaşandığı önemli bir dönüm noktası olmuştur. 1980'lerde neoliberal ekonomiye geçiş, 1990'larda tüketimin beraberinde getirdiği yeni bir sosyal yapı, 2000'li yıllarda ise tüketim kültürünün hız kazandığı bir dönem yaşanmıştır. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi yapılanmalar kapsamında ihtiyaçlara göre üretilen mekân da zamanla tüketim kalıplarının bir parçası haline gelmiştir. Böylece mekân ve bireyin tüketimi kapsamında, modanın değişkenliği, geçiciliği içinde yerini almıştır. Günümüzde siyasi, teknolojik, kültürel, toplumsal, ekonomik tüm olgular tüketim kavramı ile ilişkilendirilmektedir. Bu ilişki, tüketimin sürekli uyarılarak yeni ihtiyaçlar üretmesi temeline dayandırılmaktadır. Küreselleşen dünyada tüketimin hız kazanması insanların beğeni ve ulaşılabilirliklerinin artmasına ve dolayısıyla toplumların hızlı bir biçimde dönüşümüne neden olmuştur. Tüketimciliğin dayattığı bu hızlı ve modern hayat, tüketim kalıpları tarafından yönlendirilme tehtidi altına girmiştir. Bu anlamda çalışmada, zaman mekân ve kullanıcı bütünselliğinin tüketim mantığı içerisinde moda bağlamında dönüşümü ele alınmış, günümüzde bireyin farklılaşma ihtiyacından dolayı zaman-mekân-insan ilişkisi arasındaki bağ, dönemsel olarak irdelenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada, erken Cumhuriyet döneminden 2000’lere tüketim kapsamında moda, mekân ve kullanıcının dönüşümü bağlamında, mekân üretimi ve bireyin giyimi üzerinden Türk toplumunun modernleşmesinde bireyin ve iç mekânın moda olgusunun geçici yenilik üzerine kurulan dönüşümünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında dönemsel olarak, kullanıcı, mekân üretimi/tasarımı, aidiyetlik, kültürel katmanlaşma, moda, tüketim kültürü kapsamında, moda trend kavramının mekân tasarımını dönüştürücü etkisi irdelenmiştir. Günümüzde modern kentlinin; kentin çok katmanlı toplumsal yapılanmasında bireyin bedenini ve yapılı fiziksel çevresinin giydirilmesinde zamanla değişen üretim ve tüketim örüntüleri incelenmiştir. Yeni dünya düzeninde “esnek birikim”e geçiş ve küresel ekonomik sistemin ayrıştırıcı olanaklarını moda trendleri vasıtasıyla, tüketimin hızlandırıldığı bir süreçte mekân ve kullanıcının kimliklendirilmesi, tüketim dinamikleri odağında dönüşmüştür. Sonuç olarak, yaşanan dönüşümler kapsamında mevcut toplumsal yapılanmada; beden ve mekânın giydirilmesi, tüketim bağlamında yer ve zamandan bağımsız asıl içeriği ile tasarımcının da gölgelendiği, sınırların bulanıklaştığı, zeminsiz bir biçimde tüketilmek için üretilene dönüştüğü tespit edilmiştir.Yayın Türkiye’de açılan moda tasarımı eğitimi kursları ve hazır giyim sektörüne yansıması(Işık Üniversitesi, 2022-02-01) Antçok, Seyhan; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans ProgramıTekstil ve hazır giyim sektörü diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de gerek üretim ve istihdama katkısı, gerek ihracat yoluyla ekonomiye döviz kazandırması nedeniyle ekonominin lokomotif sektörü olma özelliğini taşımaktadır. Tekstil ve Hazır giyim sektörü tasarım, üretim ve benzeri tüm operasyonlarında en son teknolojileri kullanmakla beraber halen emek yoğun özelliğini korumaktadır. Türkiye’nin bu sektörde hedeflediği noktalara gelecekte ulaşabilmesi için, hızlı, dünyadaki moda- marka oluşturma eğilimlerini takip edebilen, teknolojiyi tanıyan ve kullanabilen; yaratıcılığını ortaya çıkarabilen yetenekli tasarımcıların yetişmesi gerekmektedir. Bu nedenle mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve bu alanda eğitim veren nitelikli kurum sayısı artırılırken, eğitim planlarının da sektörün ihtiyaçlarına paralel hazırlanması gerekmektedir. Kurslar Osmanlı döneminde Tanzimat’la birlikte giyimde modernleşmenin kapılarını halka açan, Cumhuriyet Türkiye’sinin giyim tarzını yeniden şekillendiren ve giyim sanayinin baş aktörleri olan kişileri yetiştirmişlerdir. Özellikle kadınlara meslek edindirmek ve terzi yetiştirmek üzere açılmış olan eğitim merkezleri zamanla teknik okullara dönüşmüş, moda tasarımı ise ayrı bir meslek olarak kabul görmüştür. Son dönemdeki kurslarda, işletmelerde yıllarca sürebilecek olan usta çırak ilişkisiyle kazanılacak mesleki eğitime tahammülü olmayan hazır giyim için, kısa sürede donanımlı insan yetiştirmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada, Türk hazır giyim sektöründeki moda tasarımcısı ve tasarım eğitimi ihtiyacı üzerinde durulmuş; Türkiye‘deki moda tasarım kursları ve hazır giyim sektörüne yansımaları incelenmiştir. Değerlendirmeler ışığında; kursların sektördeki acil eleman ihtiyacını, üniversitelerin mezun ettikleri kişilerin, sayısal anlamda yeterli olmaması sebebiyle oluşan insan gücü ihtiyacını, yetenekli fakat örgün moda tasarım eğitimine çeşitli sebeplerden ötürü katılamamış kişileri mesleğe kazandırarak karşıladığını gözlemledik. Kısa süreli kurslar profesyonellere mesleki gelişim anlamında katkıda bulunurken, uzun süreli kurslar üniversitelere yakın nitelikli eğitimler verebilmektedir. Ders programları ve sektörel anlamda deneyimli eğitimcilerin olması kursları daha verimli hale getirecektir. Okullardaki hantal yapının aksine, kursların daha hızlı güncellenebilmesi, günün ihtiyaçlarına göre yeni eğitimler oluşturabilmesi, sektör açısından büyük önem taşımaktadır.Yayın Estetik ve güzel kavramlarının kadın bedeni ve giyim kuşam kültürü üzerinden incelenmesi(Işık Üniversitesi, 2023-10-27) Şenaslan, Derya; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans ProgramıEstetik ve güzellik kavramları farklı disiplinlerce araştırılıp, tanımlanmaya çalışılmış, tarihin farklı dönemleri arasında çeşitlilik gösteren, değişken kavramlardır. Bu çalışmada neyin güzel ve neyin estetik olup olmadığını sorgulamak ve bu alanda yeni bir kaynak oluşturmak amaçlanmıştır. Estetik ve güzel Felsefe, arkeoloji, sanat tarihi, antropoloji ve sosyoloji gibi farklı disiplinlerin kesişim kümesinde bulunması sebebiyle, oldukça geniş ve karmaşık içerikli kavramlardır. Batı medeniyetlerinde estetik kavramını incelerken, simetri, orantı, tam uyum gibi faktörler geçerlidir. Genel anlamıyla estetik, ahenktir, uyumdur. Bir bütünü meydana getiren unsurlar birbiri ile uyumlu ise, o şey güzeldir. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde estetik kavramı insanda bir his, duygu yaratması ile anlamlanır. Yaratılan hissin gücü estetik hazzın seviyesini belirler. Bu hissi yaratan bir resim ya da heykel olabileceği gibi belli bir renk ve biçim uyumunu bünyesinde barındıran bir giysi ya da kumaş tasarımı da olabilmektedir. Bu çalışmada estetik güzelliğin Batı medeniyetlerinde yarattığı etki, tarihin farklı dönemlerinde kadın bedeninin ve giyim kuşam kültürünün estetik ve güzel kavramlarından nasıl etkilendiği incelenmiştir.Yayın Kraliçe Viktorya dönemi giysilerinin günümüz kadın modasına etkisi(Işık Üniversitesi, 2020-05-20) Daldal, İlksen; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans ProgramıKraliçe Viktorya döneminde hız kazanan sanayi devrimi tekstil sektörünü de dönüştürmüş; bu dönüşüm dönemin kadın giysi modalarını da etkilemiştir. Dönem giysilerinin yanı sıra kraliçenin gelinliği ve eşinin ölümünden sonra giydiği yas giysileri de hem o zamanın hem de günümüzün giysi modalarına esin vermiştir. Giysi modası, önceki dönemlerden ilham alarak çağın ruhu ile beraber bu ilhamların yorumlanması sonucu özgün ve yaratıcı bir nitelik kazanır. Bu çerçevede Kraliçe Viktorya döneminin yansımalarını günümüz kadın modası giysilerinde hem hazır giyim hem de abiye koleksiyonlarda gözlemlemek mümkündür. Geçmişin modalarının sosyolojik, ekonomik ve toplumsal temelleri bugününkünden farklı olabilmekle beraber benzer estetik unsurlar giysilerde çağına uygun yorumlarla yer alabilmektedir.Yayın 2020 – 2021 Covid-19 pandemi dönemi’nin moda sektörü kadın giyim tasarımına, tedarik ve satın alma alışkanlıklarına etkileri(Işık Üniversitesi, 2023-05-23) Ütüler, Buse Naz; Günay, Ayşe; Işık Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Moda ve Tekstil Tasarımı Yüksek Lisans Programı; Işık University, School of Graduate Studies, Master’s Program in Fashion and Textile DesignDünya üzerinde ekonomi ve sağlık sektöründe yaşanan en büyük tahribatlardan biri olarak gösterilen Covid-19 pandemisinin tekstil ve moda sektöründe de oldukça büyük sorunlara yol açtığını söylemek mümkündür. Araştırma içerisinde; pandeminin tekstil sektörüne etkileri, 2020-2021 giysi modası - renk tercihleri, marka iletişimi – defile sunumları ve bireylerin pandemi sürecindeki satın alma alışkanlıkları değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularında; pandemi döneminde hem bireysel hem de şirketler nezdinde dünya üzerindeki başta tekstil sektörü olmak üzere birçok sektörde ve toplumsal düzeyde üretim ve tüketim sistemlerinin sorgulandığı görülmüştür. İlk bir sene bireyler harcamalarında keyfi olanları eleyip daha çok ihtiyaç doğrultusunda alışveriş yapmaya yönelmişlerdir. Tekstil sektöründe pandeminin ilk 6 ayı üretim, perakende ve ihracat anlamında oldukça zor geçmiştir. Sonraki aylarda ise satış ve ihracat hacmi ikinci dalgaya kadar bir önceki yılın aynı ayına göre ivme kazanarak artış eğilimine girmiştir. İkinci dalga Covid-19 salgını ile düşüşler 2020 yılının ilk 6 aylık sürecine göre daha kısa süreli ve daha az oranlarda seyretmiştir. Bununla birlikte e-ticaret ve dijital dönüşüm hız kazanmış; markalar kapanan perakende mağazalarının boşluğunu çevirim-içi alışveriş platformlarında gerek kampanya gerekse çeşitli indirimler yaparak kapatmaya çalışmıştır. Pandemi döneminde yapılan anket ve araştırmaların çoğundan çıkan ana sonuç bireylerin yarısından fazlasının pandemi itibariyle internet üzerinden alışveriş yaptıklarını göstermektedir. 2020-2021 kadın giysi modasında sezonlara genel olarak bakıldığında; pandemi öncesi kurgulanmış olan 2020 İlkbahar/Yaz sezonu daha çok rahat giyim ürünleri ile ön plana çıkarken, pandemi döneminde tasarlanan 2020-2021 Sonbahar/Kış ve 2021 İlkbahar/Yaz sezonlarında rahat modellerin yanı sıra pandeminin yavaşlaması ve sokağa özlemden kaynaklı daha şık ve sokak stiline daha uygun trendlerin benimsendiği görülmüştür. Bu sonuç ile paralel şekilde tasarımlarda kullanılan kumaşların da sürecin ilk sezonunda daha spor ve esnek iken sonraki sezonlarda daha çeşitli bir nitelik kazandığını söylemek mümkündür. Renk tercihlerinde ise, genel olarak canlı renklerin kullanıldığı; bireyleri neşeli, dengeli ve huzurlu hissettiren renklerin moda haftalarına yansıdığı görülmektedir. Markalar pandemi sürecinde tüketiciler ile iletişimde değişikliklere gitmiş ve moda haftaları ve marka defileleri gibi önemli iletişim kanallarını dijitale taşımaya yönelmişlerdir. Kimi zaman film gösterimi veya defile video kaydı, kimi zaman reklam kampanyası, kimi zamansa tamamen dijital 3D programlar kullanılarak sunumlar gerçekleştirilmiştir.












